İSTANBUL 234 KİLOMETRELİK SAHİL ŞERİDİ BOYUNCA DÜNYANIN ÖNEMLİ SU KENTLERİNDEN BİRİ...
BU NEDENLE "SİHİRLİ GAZETE" İLK SAYFASINI DENİZ HABERLERİNE AYIRMIŞ BULUNUYOR.

İSTANBUL 40 YIL ÖNCE
15 KASIM 1979'da INDEPENDENTA TANKER YANGINI 'nı yaşamıştı! Fotoğraf, video ve haber Sihirlitur.com Olaylar bölümünde... Lütfen Tıklayınız...

İSTANBUL'UN AĞIRLADIĞI
DEV GEMİLER
Lütfen Tıklayınız...

BOĞAZ'DAN KİMLER GELDİ
KİMLER GEÇTİ

İSTANBUL BOĞAZI'NDAN
GEMİ GEÇİŞİ
Lütfen Tıklayınız...


SİHİRLİTUR COM DA YENİ KONULAR


BOĞAZ'DAN GEÇEN ÇEVRE DOSTU TANKER, TAŞIDIĞI GAZI KULLANIYOR
23 Mayıs sabahı 10.00 sularında Karadeniz'den gelip Boğaz'dan Marmara'ya geçerken dikine yükselen İstanbul'un Beşiktaş önlerinde fotoğraflanan çevre dostu tanker, 2019 inşa yılına sahip yepyeni bir gemi.


VERNADSKY PROSPECT
taşıdığı gaz ile gücünü sağlıyor. Bayrak: Liberia [LR] AIS Gemi tipleri: Tanker Brüt Tonaj (GRT): 64909 Detveyt: 113310 t Tam Boy x Tam Genişlik: 249.99m × 44m Yapım Yılı: 2019


Özel yüke özel gemi
16 Mayıs sabahı Karadeniz yolcularından biri, belli ki liman yükü ağır ve taşımaya uygun özellikli gemi gerektiriyor. HANJIN PIONEER Bayrak: Korea [KR] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 11338 Detveyt: 12180 t Tam Boy x Tam Genişlik: 145.7m × 34m Yapım Yılı: 2011. Bu tip gemiler, gemiye uygun yük bulamadıkları için yükü indirdikten sonra 19 Mayıs sabahı Boğaz'dan Marmara'ya olduğu gibi dönüşleri çoğu zaman boş yapıyorlar.


Yolcu gemisi gibi görünse de aslında bir tür kargo gemisi
SEA AMAZON adlı gemi 12 Mayıs sabahı Kuzey'den Güney'e yol alan gemilerden biri. Gemi güvertesi kargo gemilerinde ki gibi konteynır, veya vinçlerle dolu olmasa da gemi az sayıda yolcu ile araç taşıyan bir Ro Ro gemisi sayılıyor. Bayrak: Malta [MT] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 5954 Detveyt: 4910 t Tam Boy x Tam Genişlik: 134.66m × 22.4m Yapım Yılı: 1995.
“Kargo Gemisi“ içinde yük taşıyan gemi demek olup, bu tip kargo gemilerine, taşıdıkları yüke göre, tanker, kuru yük gemisi, dökme yük gemisi, Ro-Ro (roll on roll off) veya konteyner gemileri gibi, alt isimler veriliyor.

Karadeniz'den Marmara'ya yol alan boş STELLA NORA...
Gemi acentası geminin yaptığı her milini en ekonomik şekilde değerlendirme zorunda, ne var ki mevsimsel şartlar, Dünya'da yaşanan ekonomik krizler, ülkelerin politik manevraları, bazı ülkelere uygulanan ambargolar, ani fiyat artışları gibi çeşitli nedenlerle her zaman geminin gittiği limandan dönüşte taşınacak yük bulunamıyor.
Boş gidilen mesafeler, geminin ve dolaysıyla pervanenin yükselmesine sebep olurken hızı ve randımanı düşürüyor, hem yakıt harcamasını artırıyor, hem yakıt maaliyeti yükseltiyor.


BOĞAZ'DAN HÜZÜNLÜ GEÇİŞ...
1
8.30 sularında Kızkulesi açıklarından Marmara sularına doğru "Kurtarma 2" ve "Mehmetçik" römorkörleri refakatinde çekilen, yangın geçirmiş gemi yürekleri burktu...

Kerc Boğazı’nda, 21 Ocak günü Tanzanya bayraklı ’Maestro’ ve ’Candy’ adlı gemiler arasındaki yakıt transferi sırasında çıkan ölümlü yangına karışmıştı.

Geminin baş ve kıç kısmında yazan ismi silinmiş ve uydu haritasında görülmesini sağlayan yer tespit cihası devre dışıydı.
Önden çekimi sağlayan ve arkada fren ile yönlendirme görevini yerine getiren römorkörlerin yedeğinde çekilen yangın geçirmiş tanker tipi gemi, Haydarpaşa açıklarından geçerken 79 yılı Kasım ayında infilak eden "İndependenta tankerini anımsattı, yürükleri burktu.
Geminin geçişi, özellikle iskelelere yanaşıp yakıt transferi yapan gemiler için uyarı niteliğindeydi.


28 Nisan Pazar'ı İstanbul Boğazı 300 metrelik COSCO SHIPPING'i Karadeniz'e yolcu etti
İstanbul hafta sonunu bahar havasında geçirdi. Kentin üzerine sürüklenen toz fırtınası, emüsyon olarak yağdı havada ve genizlerde öksürtecek şekilde hissedildi. Erken gelen bahar Mayıs ayına daha girmeden lale çiçekleri mevsiminin erken vedasına neden olurken, yine bir çok okul Mayıs ve Haziran ayını beklemeden mezuniyet töreni düzenledi.

İstanbul Boğazı'nın transit yolcularından olan ve 18.00'de Marmara'dan Boğaz girişi yapan COSCO SHIPPING SEINE yoğun deniz tafiği arasında Karadeniz'e açıldı. Gemi bilgileri şöyle: Bayrak: Hong Kong [HK] AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard A (Major) Brüt Tonaj (GRT): 94623 Detveyt: 111401 t Tam Boy x Tam Genişlik: 299.9 m × 48.2m
Yapım Yılı: 2017. Geminin içi ve güvertesi yükün kaymaması için kilitli şekilde desteklenerek tedbir alınmış konteynırlarla dolu olan yaklaşık 300 metrelik gemiye Boğaz geçişi boyunca kurtarma römorkörü eşlik etti.

İstanbul Boğazı'n da geçiş üstünlüğü kimde?
İstanbul Boğazı'n da 19 Nisan günü ve oldukça yoğun bir deniz trafiği var. Turnikeye bağlanmış gibi transit gemiler birbiri arkasına geçiş yapıyorlar, bazıları trafik kulesiyle konuşup geçebilirsin izni aldıktan sonra yavaş seyirde olanları geçiyorlar. Muhtemelen bu tabloda görünen de o.
Kuzguncuk önleri üç gemi peşpeşeyken iki yavaş gideni üçüncü gemi geçmeye karar veriyor, hızını artırıyor, Boğaz'ın geniş yerinde Boğaz Köprüsüne gelmeden geçişini tamamlamak arzusunda. Akıntıya karşı hızını artırmışken artık ondan yavaşlaması beklenemez, paralel giden iki geminin birbirine olan yakınlığı az, üstelik iki geminin de transit geçiş üstünlüğü hakkı var, çapraz geçiş yapanların tümünün yol verip beklemeleri gerekiyor ama öyle olmuyor, Beşiktaş-Üsküdar seferini yapmakta olan yolcu vapuru, birbirini geçmekte olan iki geminin arasına beklemeden giriyor, birinin önünden diğerinin arkasından hız kesmeden çapraz geçişini tamamlıyor!.


Boğaz'ın Pazartesi öğle saatlerinin ilginç misafiri ZHEN HUA oldu.
İstanbul Boğazı'nın Marmara'dan Karadeniz yönünde geçiş yapan gemisi ilginç yapısıyla dikkat çekti.
Ön ve arkada olmak üzere Kıyı Emniyetine bağlı iki kılavuz römorkör eşliğinde 13.00 sıralarında Marmara girişini yapan gemi 13.25 sularında Boğaz Köprüsü altından ve köprünün orta yerinden hız kesmeden geçişine devam etti.


Üzerinde yatay ve dikey durumda bolca vinç bulunan gemi uzaktan Hintlilerin çivili yatağına benzer bir görüntü sergilese de gemi, gerçek anlamda limanlarda konteynır düzenlemesi için kullanılan vinçleri yük olarak taşıyan bir tür kargo gemisi olarak hizmet veriyor.
ZHEN HUA
Bayrak: St Vincent Grenadines [VC], AIS Gemi tipleri: Cargo, Brüt Tonaj (GRT): 28559, Detveyt: 30451 t, Tam Boy x Tam Genişlik: 229.75m × 32.26m, Yapım Yılı: 1984 (Sihirli Gazete haber girişi saat: 13.40)

24 Mart Pazar'ı İstanbul Boğazı 300 metrelik CMA CGM VOLGA'yı Marmara'ya yolcu etti
Boyu 299.95 metre, eni 48.2 metre olan CMA CGM VOLGA adlı Malta bayraklı, 2015 yapım yılına sahip konteynır gemisi, Karadeniz yönünden gelip, durgun güneşli bir bahar havasında Boğaz’ı süzülerek geçip, saat 09.30’da Marmara Denizi’ne ulaştı. Geminin ilk durağı ve rotası Ambarlı görünüyor.
İçi dışı konteynırlarla dolu olan yaklaşık 300 metrelik gemiye Boğaz geçişi boyunca kurtarma römorkörü eşlik etti.

22 Mart Cuma günü Karadeniz yönünde Boğaz'ı geçen FRONTIER WOYAGER
Boğaz'dan her gün yüzlerce, toplanda binlerce yukarı aşağı geçiş yapıyor. Hepsinin de kendine has özellikleri dikkat çekiyor. FRONTIER VOYAGER Bayrak: Panama [PA] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 92379 Detveyt: 180737 t Tam Boy x Tam Genişlik: 291.9m × 45m Yapım Yılı: 2012 detayları taşıyor.
Gemide belirgin özellik ise yaşam mahallinin son derece küçük tutulup, rüzgarı göğüsleyecek ve kırlangıç tabir edilen kaptan köprüsünün geminin hızını kesmeyeyecek şekilde destekli ince ayaklar üzerinde dizayn edilmiş olması.


En ideal görünüm ve avantajlı olanı ise 23 Mart'ta geçen asma kırlangıçlı DELTA SPRİT tankerinde göründü.

18 Mart Pazartesi akşamı Boğaz'ı geçen 300 metrelik konteynır.
Pazartesi saat 17.00 yi biraz geçiyordu ki 600 parça gemiye sahip, içlerinde 400 metre ve üstü büyüklükte konteynırı da olan acentanın 300 metrelik bir gemisi iskele sancak tarafında iki römorkör eşliğinde sessizce geçip Karadeniz yönünde gitti. Geminin ismi MAERSK KYRENIA yapım yılı 2001, Bayrak: Hong Kong [HK] AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard A (Major) Brüt Tonaj (GRT): 80609 Detveyt: 88669 t Tam Boy x Tam Genişlik: 299.99m × 42.8m.

18 Mart Pazartesi akşamı Boğaz'ı geçen 300 metreden beş santim eksik konteynır.
CMA CGM VOLGA Bayrak: Malta [MT] AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard A (Major) Brüt Tonaj (GRT): 95793 Detveyt: 113800 t Tam Boy x Tam Genişlik: 299.95m × 48.2m Yapım Yılı: 2015.

18 Mart pazartesi Boğaz geçişi yapan ZIM SHANGHAI 300 metre boyunda, 32.2 eninde
"Ne kadar dar, o kadar hızlı. Ne kadar geniş, o kadar dengeli" sözünü doğrularcasına 32 metre eninde ki gemi emsallerinden daha kısa sdürede Boğaz geçişini tamamladı.
Otomobil alırken ustalar güneşte kaportaya şöyle bir uzaktan bakarlar, araçta kaporta tamiri, çekiç darbesi varsa hemen güneşte belli olur, akşam güneşinde eğer o gözle bakılırsa, saç kaplama üzerinde gemi dalgalarda epey bir yıpranmış, yüzeyde gölgeler belirmiş.

15 Mart'ta bitmeden hizmete açılan Kabataş İskelesine vapurlar yanaşmaya başladı
Boğaz'dan Karadeniz yönünde geçmekte olan gemi SEAWAYS YOSEMITE Bayrak: Marshall Is [MH] AIS Gemi tipleri: Tanker Brüt Tonaj (GRT): 62775 Detveyt: 112969 t Tam Boy x Tam Genişlik: 250m × 44m Yapım Yılı: 2009.

15 Mart Cuma sabahı Yağmur bekleyen İstanbul'da her yer, her şey gri görünüyordu
Boğazlar'dan tankerler, konteynır, kargo, dökme yük, turist, özel amaçla inşa edilmiş gemilerinin yanısıra zaman zaman da savaş gemileri geçiş yapıyor. Bunlardan birisi de 619 bordo numarasıyla Rus donanmasına ait savaş gemisi. i 15 Mart saat 08.50'de Karadeniz yönünden Marmara'ya ağır seyir hızıyla geçiş yaptı.
Geminin burun kısmında üç yelekli, biri arka güvertede bir görevli dışında görünen kimse yoktu.

KAPTAN BU NE HAL BÖYLE, ARMATÖR GEMİSİNİ GÖRMÜYOR MU?
Bazen talepler artıyor işer öyle yoğunlaşıyor ki, geminin boyası sefer sonrasına kalabiliyor. Uzaktan bakınca tersaneden kaçmış, macunlu gibi görünen ama aslında gemilerde macun olmadığı için görünenin astar boyası olan ve Boğaz'ın gediklilerinden Yunan tankeri Arkadai Hellas, su seviyesi altı boyasız olarak sefere çıkmış.

KABATAŞ'TA BİR CUMARTESİ MİSAFİRİ, NENE HATUN ACİL MÜDAHALE GEMİSİ
24 Ekim 2014 tarihinde Yalova Altınova'da bulunan Sefine Tersanesi'nde törenle denize indirilen ve yüzer Acil Müdahale Gemisi NENE HATUN 45 kişilik 16 nat hızında.

T
ürk mühendis ve işçiler tarafından iki yılda inşa edilen Acil Durum Müdahale Gemisi "Nene Hatun" 87.80 metre uzunluğunda 18 metre genişliğinde 19,5 metre kalıp genişliğinde olup, azami Draft 7,40 m. 45 personel ve 20 kazazede taşıma kapasitesinde. Gemi tarafından her türlü hava koşulunda deniz üzerinde, Gemi Kurtarma, Çeki, Yangın Söndürme, Dalış Hizmetleri, Dinamik Konumlama (DP II) Hizmetleri, Kazazede Barındırma, Deniz Kirliliği Tespit ve Mücadele, Deniz Kirliliği Analiz, Helikopter Hizmetleri, Açık Deniz Kontrol ve Komuta, Stand-by bekleme gibi hizmetler veriliyor.
Gemi içerisinde, acil durumlarda kurtarılan kazazedelerin ya da Gemi personelinin acil bakım ve tedavilerinin yapılacağı 20 yatak kapasiteli bir hastane bulunuyor. Hastane Gemi içerisinde ana güverte kısmından rescue-zone'dan erişimi kolay bir lokasyon da oluşturuldu. Rescue Zone'dan ana güverteye açılan bağlantı koridorları ve kapılar sedye taşımaya uygun genişlikte yapıldı. Hastane içerisinde, Hastane Çağrı Sistemi, Lavabolar, Tıbbi Dolaplar, Banyo, Tuvalet-lavabo, 20 adet hasta yatağı, yetere sayıda sandalye, yatak sayısı kadar etajer, her yatağın başına çekilmiş sabit oksijen hattı, her yatak başında priz ve tedavi hizmetlerinde gerekli olan tüm ilaç ve tıbbi malzemeler bulunuyor. Bu gemi çevre kirliliğine karşı araştırma, 100 metreye kadar dalgıç hizmetleri verebilme özelliğine sahip vurguna karşı gerekli önlemlerin alınabileceği sistem odası olan bir gemi". Helikopter de bu gemiye inebiliyor.
Hiperbolik Oksijen ünitesi var.
Öte yandan 200 tonun üzerinde çekim gücü olan Nene Hatun, Dünyadaki 3 arama-kurtarma gemisinden birisi, yüksek bir mühendislik harikası gemi, Kutup bölgesine gidip araştırma yapabilecek kapasitede yapılıp eksiklerinden dolayı gidemeyen arama/kurtarma gemisi 4 Mart 2019 da bir süre Kabataş önlerinde bekleyip, Beylerbeyi tarafına geçti.

17 Şubat 2019'da İstanbul Boğaz'ının Pazar yolcuları.
ODESSA adlı tanker türü gemi İstanbul Boğazına saat 09.15 te Marmara’dan giriş yaptı. Pazar günü sakinliği içinde ilerlemekte olan boş tankere "Kurtarma 7" römorkörü geminin İskele Baş Omuzluktan refakat etmeye başladı.
Deniz durgun, hava soğuk, kent uykudaydı rotasında ise Karadeniz limanı olan NOVOROSSİYSK vardı.
Kurtarma İskele tarafında başladığı eşlik görevini geminin sancak tarafında bitird. ODESSA gemi bilgileri:
Bayrak: Malta [MT] AIS Gemi tipleri: Tanker Brüt Tonaj (GRT): 85436 Detveyt: 149999 t Tam Boy x Tam Genişlik: 274.2m × 50.04m Yapım Yılı: 2013


BOĞAZ'A Pazar sabahı ilk giren NS BURGAS Tankeri
Odessa, Boğazın yukarı geçiş yapan son gemisiydi. Kanal boş durumda iken 11.00 itibariyle yukarıdan aşağı iniş başladı. öncelik verilen ilk tanker gemisi Garipçe açıklarından Boğaz'a burunu sokmak üzere olan FR Fos rotalı 275 metrelik NS BURGAS oldu. Deniz durgun Rüzgar yok gibi, sadece 3 knots.



Sabahın üçüncü konuğu olan gemi, konteynır tipinde ki ZİM BARCELONA
291 metrelik Zim Barcelona, NS Burgas'ın peşinden girdiği Boğaz geçişini saat 13.00'de tamamladı.
Barcelona ve diğer gemilerde Boğaz'ı yukarı çıkarken Kurtarma römorkörü, geminin İskele baş omuzluk tarafında eşlik ediyor. Marmara Denizine inişlerde römorkör bu defa geminin sancak kıç omuzluk tarafından gemiye veda ediyor.

İHTİYACA GÖRE GEMİ İNŞA EDİLİYOR
Boğazlar'dan öylesine ilginç gemiler geliş gidiş yapıyorlar ki bu nasıl gemi dedirtiyor. Bazen konteynır, tanker, dökme, yük gemileri bazen de özel taşıyıcı platform gemiler hizmet veriyor. Yükün cinsine göre gemi parçaları bölüm bölüm inşa edilip platform taşıyıcılarla nakil işlemi yapılıyor, fabrika parçaları, ıslanmaya müsait aksamlar yine bu tip gemiler sayesinde taşınıyor. Geminin kaptan köprüsü, bacası, yaşam mahalli de ön bölümde toplanıyor.

05 Şubat 2019'da geçen COSCA SHIPPIN ne eksik ne fazla boyu tam ÜÇYÜZ Metre
Adalar açıklarında Odessa Limanına gitmek üzere Karadeniz'den Marmara'ya deniz trafik akış yönünün tersine dönmesini bekleyen COSCO SHIPPING/PANAMA adlı gemi, 11.00 sularında kendisine refakat eden römorkör eşliğinde Boğaz'dan geçiş yaptı. Bayrak: Marshall Is [MH], AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard B, Brüt Tonaj (GRT): 93702, Detveyt: 117366 t Tam Boy x Tam Genişlik: 300m × 48.25m, Yapım Yılı: 2016 özelliklerini taşıyan 300 metrelik konteynır gemisi geçişi sırasında Boğaz'da deniz trafiği normal seyrini sürdürdü.


Boğaz'da trafik özel durumlar haricinde gece gündüz demeden durmaksızın devam ediyor.
Marmara'da yoğunluk varsa öncelik aşağıdan yukarıya yani Karadeniz'e veriliyor, Karadeniz'de yükleme yapmış dolu gemiler mümkün olabildiğince bekletilmeden Marmara yönüne kıyı emniyet romörkörleri refakatinde sağlanıyor.

AHŞAP SÜRME İSKELEDEN, METAL HİDROLİK İSKELE KAPAĞINA

Şehir hatları vapurları iskeleye yanaşınca yolcunun bir tarafa toplanması veya denizin med-cezir olayları nedeniyle iskele vapur arasında farklı seviyede meyil oluşur, bu seviye farkı nedeniyle inişi binişi kolaylaştırmak için altlarında küçük rulman tekerlekler bulunan demir tırabzanlı ahşap sürgüler iskeleden gemiye sürülürdü.
Bu sürme sırasında vapurun bitimine gelen sabırsız yolcuların sürme iskelenin vapura verilişi sırasında ayağına çarptığı da, topuğu takılıp düşenlerin olduğu vuku bulan olaylar arasında yer alırdı.
Her şeye rağmen vapurun iskele seviyesinin çok altında kaldığı hallerde sürülen iskelenin meyili hatırı sayılır düzeye ulaşırdı.
Bu gibi durumlarda günümüz vapurlarında bile son sistemler, ihtiyaca cevap veremiyor.




Yeni yapılan vapurlarda artık bu uygulama yerine hidrolik kumandalı vapur yanaşınca araba vapurlarında olduğu gibi kapak iner kalkar sistem kullanılıyor. Bu sayede hem yolcu vapur yanaşmadan iskeleye sabırsızca atlamasının önüne geçiliyor hem de geçiş, tekerlekli valizler, çocuk pusetleri, bisikletler için düzgün zemin sağlanıyor.

KABATAŞ İSKELESİ MARTI PROJESİ'N DE MARTI'DAN VAZGEÇİLEREK 15 MART'TA İSKELE İNŞAATI BİTİRİLMEDEN HİZMETE GİRDİ.!


Yapımına 2016 yılı Ağustos ayında başlanan Kabataş İskelesi hızlı başlamış, ne var ki kısa süre sonra çalışmalar hızını kaybederek bekleme dönemine girmişti.
2018 yılı sonunda tekrar başlayan inşaatta martı projesinin kanatlarını oluşturacak olan yolcu salonu akaryakıt istasyonu yanında yapılarak yağmur ve kar yağışı altında çatısı örtüldü.
Bu arada devam etmekte olan Adalar seferlerine ilaveten Üsküdar, Kadıköy yolcu motoru seferleri de başlatıldı. Projenin orta bölümünü oluşturan büyük iskelenin yanaşma yerlerine lastik kaplama yapılırken iskele arka bölümde su olacak şekilde bırakılan alan kum dolduruldu.
Muhtemelen denizin med cezir olaylarında görülen yükselme hareketi ne bir tedbir olarak sahile duvar çekilme hazırlıklarına geçildi.
İstanbulluların pek beğenmediği, Boğazın güzelliğine yakıştıramadığı, ütü, düdüklü tencere, ufo benzemesi yaptıkları yeni model gemilerin iskeleye uyumsuz olduğu gözlendi. Özellikle yandan karın bölgesinden yolcu alıp veren klasik vapurlara oranla, burundan yolcu indirip bindiren yeni tip vapurların uzantı şeklinde ki iskeleye yanaşmada emanet durum sergiledi, dalgalı lodos havalarda süreli kalamayacağı belirgin şekilde görülebiliyor.!

ŞEHİR HATLARI VAPURLARININ YANAŞTIĞI İSKELE YOLCU SALONLARINDA Kİ DUVAR PANOLARI?
Kamuya açık olan ve yolcuların görmeleri için asılmış olan duvar resimlerinin fotoğraflarının çekimlerine her nedense iskele güvenlik görevlileri, BEŞİKTAŞ İSKELESİNDE "İskelede fotoğraf çekmek yasak" diyerek mani oluyorlar.
Yasağın makul ve mantıklı bir nedeni var mı?
Beşiktaş İskelesi gibi çinileri, ahşap oymaları, seramik panoları, mimarisi, tarihi geçmişi ile turistik değeri bulunan, kameralarla gözetim altında tutulan bir iskelede bu tip yasaklamaların ülke turizmine, turiste, sanata açık şekilde olumsuzluk yaratacağı, yetkililerin buna bir çare düşünmeleri gerekiyor. Ayrıca sanat eserinin önüne gişe koyup görüşü kapatmak da hoş değil.

BARIŞ MANÇO ÖLÜMÜNÜN 20. YILINDA SEVENLERİ TARAFINDAN HASRETLE ANILDI
Barış Manço'yu 20. ölüm yıl dönümünde sevgiyle anıyoruz. 10.30'da Kadıköy'den kalkan Barış Manço afişleriyle donatılmış ismini taşıyan ŞH vapuru 11.00'de Beşiktaş Barbaros Hayrettiin Paşa iskelesine uğrayıp sevenleri ile sanatçının mezarının bulunduğu Kanlıca'ya yine Barış Manço müziklerini dinleyerek hareket etti.

BOĞAZİÇİ DOPDOLU
İstanbul Boğazı'nın en kritik noktalarından birisi de Arnavutköy Akıntı Burnu, burada gemi geçişleri büyük dikkat ve titizlik yapılıyor, sonrasında artık Marmara Denizi görünüyor ve kılavuzla, refakatçi römorkörle Sarayburnu açıklarında ayrılış gerçekleşiyor, gemiler ya Kumport, Körfeze, Tekirdağ Limanına ya da Çanakkale Boğazı'na yönelip, Ege'ye açılıyor.
Boğaz'ın riskleri yüzünden hiçbir kaptan etrafa bakarak seyir zevkine erişemiyor fakat geçtiği güzergâh üzerinde her iki yakada da birbirinden değerli eserler barındırıyor. Biz sadece fotoğrafta görünenlere bir bakacak olursa Boğaziçi Köprüsünün sol bacağından itibaren önce Anadolu yakasında olmak üzere en arka fonda mimarisiyle hayranlık uyandıran Kuleli Askeri Lisesi, Çengelköy, Beylerbeyi Sarayı, Kuzguncuk yalıları, camileriyle Üsküdar, Salacak, Harem, Haydarpaşa, Kadıköy ve İstanbul'un şaheser simgesi Kızkulesi kalıyor.
Avrupa yakasının da diğer yakadan aşağı kalır tarafı yok. Ortaköy Camisi, Çırağan Sarayı ile Ortaköy'ü aşıp Beşiktaş'a geliyoruz. Denizcilik okulu, Galatasaray Üniversitesi, Devlet Konuk Evi, oteller ile Beşiktaş İskelesi, Barbaros Hayrettin Paşa anıtı, Türbesi, Deniz Müzesi, Resim Heykel Müzesi, Dolmabahçe Sarayı, Dolmabahçe Saat Kulesi, Camisi omuz omuza yer alıyor.
Fotoğrafın diğer bölümünde kalanlarla Beşiktaş Arena Stadı, Kabataş'a ve Galataport açıklarından Galata Kulesi, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Ayasofya silueti ile Ahırkapı Fenerine veda ederek Sarayburnu geçiliyor.
Refakatçi römorkör eşliğinde yol alan gemi 300 metrelik bir konteynır gemisi olan "Maersk Klaıpeda" da Boğaz'ı geçen yüzlerce gemiden biri.

İSTANBUL'DA OCAK LODOSU İÇ HATLAR DENİZ TRAFİĞİNİ ETKİLEDİ

2019'un ilk haftasında başlayan aralıklı kar yağışı ile bir buçuk günlük sürede yüksek kesimlerin beyaza, deniz seviyesinde sadece çatıların beyaza büründüğü İstanbul'da hava lodosa dönmesiyle deniz seferlerinde aksamalar yaşandı. Özellikle küt burunlu önden yolcu alan vapurların sulara gömülmesi dikkat çekti.


Halic tersanesinde Halic'te çalismasi için yapılan teknelerin Bogaz hattina verilmesi ile lodos en çok onları etkiledi. Sirkeci seferi yapan araba vapurlarının da Boğaz geçişlerinde dalgaları yandan almamak için geniş kavisler cizmek zorunda kaldıkları görüldü.
Öte yandan Kadıköy seferi yapan ŞH vapurları dalgakıran içinde nispeten yol alırken, Boğaz'dan transit geçişlere refakat eden, eskortluk yapan römorkörler görevlerini aksatmadan Marmara Karadeniz arasında adeta mekik dokudular, birikime meydan vermeden canla başla çalıştılar.

Bir seferde çok yük taşımak için gemiler amaca uygun tasarlanıyor.

Artik günümüzde yük gemilerinde yasam mahalleri oldukça ufak tutuluyor. Ayna kıç kavramı yolcu gemilerinde de kullanılıyor tamamen kullanma hacmini artırma amacı güdülüyor.
Gemilerde de ayna kıç tamamen imalatı kolaylaştırmak ve ucuzlatmak için yapılan bir dzayin biçimi olmasına karşı kıçtan gelen denizlerin geniş bir satha vurup geminin stabilitesini olumsuz etkiliyor, bu yüzden eski gemiler karpuz kıçlı yapılması uygun görülmüş.
İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından geçen birkaç konteynır, kargo gemisine göz atıyoruz.
05 Ocak 2019 ORCA 10.30’da Boğaz geçişini bitirip kılavuzla vedalaşan Panama bayraklı 294 metrelik kargo gemisi MAERSK LİNE Hong Kong bayraklı 285.8 x 42.8 metre 1998 yapımı Cargo Her iki geminin gövde yapıları diğer gemilere göre farklı çizgiler barındırıyor birleşim hatlarıyla perspektif harikası, benzer hatlar gövdenin burun yaklaşımında da görülüyor.
07 Ocak 2019’da İstanbul’dan geçiş yapan COSCO SHIPPING DANUBE Hong Kong bayraklı 2016 yapımı kargo gemisi 299.9 m x 48.2 m boyutlarında 09.45’de Marmara’ya açıldı, önce Kumport’da ikmal için mola verdi..
07 Ocak 2019’da CMA CGM VOLGA bir süre Adalar açıklarında Karadeniz’den gelen Boğaz trafiği akış yönünün tersine dönmesini bekleyip 13.30’da geçiş pozisyonu aldıktan sonra Boğaz’da yol almakta son gemi olan 228 metrelik NAVE RIGEL tankeri 14.15 Boğaz çıkışından itibaren İstanbul Boğazına giriş yaptı. Rota tahmini Constanta.
Malta bayraklı, 2015 yapım yılına sahip Hazard A Major Kargo gemisi 299.95 metre boyu, 48.2 metre eni ile bir dev görünümünde. 15.10 Köprü altında olan gemi bir saat 20 dakika gibi bir süre sonunda 16.30 Garipçe Boğaz geçişini tamamladılar.

2018'in son gününde İstanbul Boğazı'ndan Parça Parça Gemi Geçişi


Bünyesinde birçok lüks yolcu gemisi bulunan sahip firmanın 2020 yılında yolcu taşıması planlanan yapım aşamasındaki 'Büyülü Prenses' isimli gemi gövdesi, römorkörler yardımı ile ana gövdeye monte edileceği İtalya'nın Monfalcone Limanına götürülmek üzere Karadeniz'den İstanbul Boğazı'na saat 14.00'de giriş yaptı.
Önü ve arkası kapalı gemi bölümünü Mehmetçik adlı römorkör ve sahil güvenlik botunun da eşlik ederken, Paraggi adlı römorkör zincirle çekerek Avrupa yakasına yakın seyri ile 31 Aralık 16.30’da Marmara’ya açıldı.



Konunun uzmanı olan denizciler, parça parça inşa edilip birleştirilen gemilerin son yıllarda çokça görüldüğünü, geminin omurgasını teşkil eden merkez tulani ve kaburgası diyebileceğimiz enine ve boyuna takviyelerle birlikte tüm kesit bir bütün olarak hesaplanıp, doğru yapılmış bir eklemenin hiç bir riski olmadığı şeklinde görüş belirtiliyorlar.

İSTANBUL BOĞAZI PETROL PLATFORMU GEÇİŞİ NEDENİYLE 27 ARALIK PERŞEMBE GÜNÜ TAM GÜN TRANSİT GEMİ GEÇİŞİNE KAPATILDI...


İstanbul Boğazı'ndan 5 bin 235 groston hacminde, 52.4 metre uzunluğunda Panama bayraklı 'GSP Saturn' adlı petrol platformu geçişi için Boğaz trafiği iki yönlü durduruldu.
Yağışız, rüzgarsız, dalgasız havada gerçekleşen geçişte, dört römorkörlü refakatçi grubun sabah 08.00'de Karadeniz’den kanala giriş yaptığı yolculukta 15.45 itibariyle BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ altına gelindi. 17.30’da Platform geçişi rekor sayılabilecek bir sürede Kızkulesi açıklarında tamamlandı.
Sabah sekizde başlayan ve DOKUZ BUÇUK saatlik kürek hızından daha yavaş süren yolculuk boyunca Boğaz çift yönlü transit geçişlere gün boyunca kapalı tutuldu.
Kurtarma 3, Kurtarma 5, Kurtarma 7, Kıyı Emniyeti 8'in bulunduğu grup içinde bulunan ve platformun arkasında görev yapan iki Kurtaran römorkörünün motorsuz, dümensiz platformu rotasında ilerletmek için üstün caba sarfettiği, frenleme ve yönlendirme amaçlı platforma paralel duruşları dikkat çekti.

27 Aralık Günü Boğaz Trafiğinin kapalı olması nedeniyle 28 Cuma günü sıradaki tankerler birbiri arkasına geçmeye devam ettiler.


Petrol Platformu GSP Stürün'ün geçişi nedeniyle çift yönlü kapalı kalan Boğaz trafiği, bir sonraki gün birbiri arkasına geçen gemilere sahne oldu.
Saat 13.30 Marmara'dan Karadeniz yönünde Boğaz'a giren ALATAU 249.97 x 43.8 m boyu ile ham petrol tankeri.
Alatau tankerini RED MOON tankeri nizami aralıkla takip etti. Liberia bayraklı 2012 inşa tarihli gemi, 274x48 04m boyu ile boş olarak aynı yönde Boğaz'ı geçti.
Boğazdan geçen bir başka büyük tanker ise 15.00 sıralarında giriş yapan RIDGEBURY NICHOLAS A tankeri oldu. Tanker 277 x 50 metre 2007 yapım tarihli tanker de diğerleri gibi güneşli, dalgasız, rüzgarsız denizde yol aldılar.




Rıdgebury Nıcholas tankerine Kabataş önlerinde gelişini bekleyen Kurtarma 3 römorkörü Boğaz süresince refakat etti.

Karadeniz'den gelip Haydarpaşa Gümrük sahasına giren Sea Line gemisi farklı gövde yapısı ile dikkat çekti...
Gemi dengesiyle alakalı olarak, balast kapasitesini artırmaya yönelik gemiye sonradan eklenmiş olan çıkıntılar geminin dışında dışarı taşmalar bir tür modifiye olarak yer alıyor.

Dentur Avrasya Kabataş İskelesi Martı Projesinin bitmesini beklemedi
Kabataş Üsküdar yolcu hattında 06 Aralık 2018 Perşembe yolcu taşımacılığı başladı.

Önceleri araba vapurları, sonraları Şehir Hatları vapurları en son olarak da yolcu motorları ile yapılan Üsküdar Kabataş motor taşımacılığı Martı projesi inşaatı nedeniyle durdurulmuş, hat Beşiktaş üzerine kaydırılmıştı.
Aralık ayının ilk haftasında Dentur Avrasya işletmesi küçük yolcu botlarıyla yeniden başlayan seferler sabah 08.00'den akşam 20.00 saatleri arasında karşılıklı olarak sürekli yapılıyor.
(Hafta sonu Üsküdar'dan ilk sefer 08.15, Kabataş'tan ilk sefer 08.30'da başlıyor) Üsküdar'dan gelip tramvaya binecek yolcular için avantajlı görünüyor. Seferler nakit ödemeli yolcu için 5.00 TL, kart kullanan yolcular 2.60 TL, öğrenciler için yolcu bileti için 1.25 TL ücret ödeniyor. Seferler Adalar motor iskelesinden yapılıyor.
Öte yandan uzun bir süre inşasına ara verilen Kabataş İskelesinde motor iskelesine yakın akaryakıt istasyonu bitişiğine demir karkas üzerine kaplama ile yolcu salonu yapımı devam ediyor.

ACENTA BOTLARI
Demirde ve alargadaki gemilerin eli ayağı olan acente motorları, her derde deva, onca derde şifaoluyor.
Acente Botları gemilere kumanya ve malzeme taşıyor. Yoğun çalıştıkları için kendilerine bakmaya, boyamaya pek vakitleri de ne yazık ki olamıyor.
Bu motorlar, yaz kış, gece gündüz, lodos, keşişleme, fırtına demeden her türlü havada demirli gemilere ihtiyaç veya ulaşım sağlamak için hizmet veriyorlar. Bu tip tekneler harap ve bitap olabiliyor ama yaptığı iş çok önem taşıyor.
Demirde ve alargadaki gemilerin eli ayağı olan acente motorları, her derde deva, onca derde şifaolarak görülüyor. Bu tekneler denizciler acenta botlarını gemilerin eli ayağı olarak görüyorlar. Her tür işe koşup, ikmal, malzeme, personel taşıyorlar.
Karaköy Yüzer İskelede Fahri Korutürk ŞH vapuruna yanaşmış bulunan bu motor da işletmeye kiralık iskelelerdeki lastiklerin değişim işlerini ve sadece İskele usturmaçalarının ve ahşap işlerinin bakımını yapıyor.

Onlar bunu hep yapıyor
Kabataş Üsküdar Beşiktaş arası yolcu taşımacılığı yapan motorlar, transit gemilerin pervanesinin dibine kadar hız kesmeden gidip daha sonra dümen suyunun ve akıntının etkisiyle hedefledikleri noktanın çok uzağına savruluyorlar.


Özellikle pervaneden uzak durulması tabelayla belirtilen ve geçecek olanların en az 100 metre pervanenin uzağından geçmesi gerekiyor.
Bilhassa yolcu motorlarının yakın seyirleri sonucu Karadeniz'den Marmara'ya akan üst akıntı, sert esen rüzgarlar ve gitmekte olan geminin dümen suyunun itiş gücüyle açığa savrulan tekneler, daha sonra gitmek istedikleri hedef noktaları için daha fazla yakıt harcıyor, zaman kaybediyor, yolu uzatmış oluyorlar.
Ayrıca geminin arka tarafında seyir halinde ki diğer tekneler üzerine sürüklenme riski de her zaman bulunuyor. Yolcu motorlarının hızlarını 2. 3. 4. fotoğraflarda görüldüğü üzere transit geçiş üstünlüğü olan gemilerin geçişine göre ayarlamaları gerekiyor.

Haydi İstanbul VAPURUNU SEÇ!
2006 Nisan ayında istanbul Belediyesi tarafından yaptırılacak olan yeni Şehir Hatları vapurları için model konusunda halkın isteğine uygun olarak seçim yapmak için Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından kampanya başlatılmış, İnternet üzerinden, İstanbul Bülteni dergisi ve borşürler basılmıştı.



Sunulan sekiz ayrı modelin ortak özellikleri olarak vapur boylarının 59 , eni ise 11 metre, hızının 16 deniz mili, seyir emniyetinin maksimum seviyede olacağı, yolcu iniş çıkışların tam emniyetli , manevra kabiliyetinin mevcutların çok üstünde, iç dizaynları klasik, ferah ve konforlu olacağı ve son olarak sekiz ayrı model içinde en çok oyu alan geminin 2007 yılı içinde hizmete gireceği belirtilmişti.




Vapurlar inşa edildi, Beyoğlu, Fatih, Beykoz gibi isimlerle başta Boğaz hattı ile Kadıköy, Karaköy, Eminönü gibi diğer hatlarda hizmete girdiler. Ne var ki İstanbullulara ankette sorulan vapurların baca yapıları, direk yerleri hiç de sunulanlar gibi olmadığı görüldü.
Özellikle bacanın büyüklüğü ile iki direk arasında olması gereken mesafeyi tutturmak için iyice öne çekilen ön direk yer itibariyle daha önce hiç bir şehir hatları vapurunda görülmeyen yerde olması yadırgandı, mevcut gemilere oranla estetik kaybı, özellikle bacadan sonrası için "kısa kalmış" ifadesi ile vurgulandı.


Ender Görünen Deniz Olayı "Orkoz" 27.11.2018 Akşam saatlerinde başlayan Orkoz etkisi nedeniyle Boğaz Deniz Trafiği üç saat kadar geçişlere kapatıldı.


Özellikle İstanbul Boğazı'nda görülen, doğal olarak, kuzeyden güneye doğru olan akıntının, lodos nedeniyle güneyden kuzeye doğru yönelmesi sonucu oluşan akıntı türü olarak bilinen orkoz, gemi trafiğinin durmasına neden oldu.
Orkoz nedeniyle, Boğaz, akşam saatlerinden itibaren büyük gemi ve tankerlerin geçişine kapatıldı.
Yaklaşık 3 saat kapalı kalan Boğaz trafiği, saat 21.30'dan itibaren normale döndü ve Boğaz'ın Karadeniz girişinde beklemede kalan gemilere geçiş izni verildi.
ORKOZ NEDİR
İstanbul Boğazı'nda görülen, güçlü bir ters akıntı türü olan Orkozlar, başta lodos olmak üzere güneyden kuvvetli rüzgârların Marmara Denizi'nin sularını kuzeye yığmasından ötürü oluşuyor. Bu zamanlarda Boğaz'ın Marmara girişinde sular yarım metreye kadar yükseliyor.
Boğazı Marmara yönünde geçmek isteyen gemilerin yoğunluğu nedeniyle 28.11.2018 tarihi gün boyunca yukarıdan aşağıya gerçekleşirken hava şartları sert rüzgar ve dalgalı deniz olarak yağışla beraber etkisini sürdürüyor.


02 Aralık 2018 Pazar günü 16.30 Karadeniz yönünde Boğaz Köprüsü altından geçmekte olan Phıl Otimus adlı boş gemi ön demir yerinden ve arka sağ tarafından denize dökülen su neyin göstergesi olabilir, gemilerden dökülen her atık su pis mi dir? Sihirli Gazete, okurları için konuyu uzman denizcilere sorarak araştırdı.

Serkan Aydemir:
Gemide düz güverte olduğundan dolayı trimin etkisi ile kıç taraf frengi deliğinden çıkış yapıyor. Geminin yangın pompası devrede, zincirlikler basınç yaptığından dolayı sancak kıç taraftaki yangın hidrantı basınç düşürülmesi için açıldı ve sancak kıç frengi tapasıda güvertede oluşan suyu tahliye için açıldı.
Soğutma suyu o kadar kıç tarafta ve yüksekte olmaz. O çıkış frengi çıkışıdır.
Ege Dönmez: 
Overboard ballast çıkışı, yani ballast suyu değil, yardımcı soğutma suyu. Çıkışı kıça doğru iyi bakıldığında görüldüğü gibi ya da güverte deniz suyu açıktır. Boğaz geçişinde ırgatlar demir fundoya hazır iken deniz suyu soğutma ile ırgatlar devrededir. Ballast ile alakası yok. Dikkatli bakıldığı takdirde, iskele demir göz loçanın oradan deniz suyu çıkışı var. Gemiler boğaz ve dar kanal geçerken (risk faktörlerinin yoğun olduğu, seyirde özellik isteyen yerler) alması gereken bir takım önlemler vardır. Bunlardan bir tanesi de her iki demirin göz den fundoya hazır olmasıdır.
Olası bir makine veya dümen arızası yada insan hatası durumunda geminin üstündeki yolu, ivmeyi düşürebilmesi ve gemiyi durdurabilmek için gemi demirleri fundo edilerek sağlanır. Bu gemide geçiş öncesi önlem almış ve gerekli kontrollerini yaparak emniyetli seyir icra etmektedir.


Dünyanın en büyük inşaat gemisi ünvanlı dev boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit" 22.11.2018 11.40 itibariyle İstanbul Boğazı geçişini Kaptan Ali Cömert kılavuzluğunda tamamlayıp Marmara'ya açıldı.

Geminin geçişi sırasında Boğaz deniz trafiği normal seyrini sürdürdüğü gözlenirken, Sirkeci, Harem seferini yapmakta olan araba vapuru, rotası üzerinde bulunan dev geminin transit geçiş hakkı kuralına uyarak arkasından dolaşıp yoluna devam etti. 2.5 mil seyir hızıyla rahat bir geçiş yapan geminin hafif pus ve yağmur yağışı, ılık esintili havada Anadolu yakası sahiline yakın seyrederek mükemmel bir organizasyonla problemsiz geçiş yaptı.
Kılavuz Ali Kaptan yönetiminde 10 römorkörün refakat ettiği dev gemi, Çanakkale Boğazı çıkışına dek iki gün önceden hazırlanan römorkör diziliş ve görev planı uygulaması gerçekleştirildi.

İSTANBUL BOĞAZ'I DENİZ TRAFİĞİ, İKİ GİDİŞ BİR GELİŞ!
30 Eylül 2018 Pazar, saat 14.52 Üsküdar Deniz Trafik Kulesi önü.

Deniz muhabiri veya kaptan, reis, balıkçı, denizci olmaya gerek yok, seyir halinde ki gemilerin tanker, dökme, kuru yük gemisi olması da hiç önemli değil. Elinizi vicdanınıza koyunuz, Üsküdar-Beşiktaş veya Beşiktaş-Kadıköy ya da Üsküdar-Karaköy seferi yapan yani Boğaz'ı dikine veya çapraz geçiyorsunuz, yolcu motoru da olabilir, şehir hatları vapuru da, özel yatta olabilir, denizin ortasındasınız, yolcunuz var, yok ve bu tabloyla karşılaştınız. Ne yaparsınız?


(Sihirli Gazete haber girişi 30 Eylül 2018).

Tuzla'da bir tersanede inşa edilen ve yerlilik oranı yüzde 90'ı aşan, 400 milyon liraya mal olan ORUÇ REİS Marmara'ya açıldı.
Boyu 86, genişliği 22 metre olan gemi, yakıt ve su depolarıyla erzak depoları tam dolu şekilde göreve çıktığında 35 gün boyunca denizde kalabiliyor. Ekonomik ömrü 30 yıl olan gemide, 28'i araştırmacı, 27'si gemi adamı olmak üzere
55 personel görev yapıyor.
Gemide değişik açılarda aktif 35 kamera bulunuyor. Açık denizlerde iki ve üç boyutlu derin sismik arama yapabilecek kapasitede sevk ve manevra sistemlerine sahip olan MTA Oruç Reis gemisiyle petrol ve doğalgaz araması yapılacak. Bunun yanı sıra geminin sağladığı verilerle, karada deniz altındaki devamlılıkları izlenmesi kapsamında kıta sahanlığı gibi stratejik öneme sahip bilimsel araştırmaların yapılması amaçlanıyor.


MTA ORUÇ REİS gemisi Haydarpaşa Rıhtımında.

Dünyanın en büyük inşaat ve dev boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit", geri döndü.
Rusya'nın 477 metre boyunda ve 124 metre genişliğindeki boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit" 07.45 sularında Kızkulesi önlerine gelip, Marmara'dan Karadeniz'e doğru geçiş yaptı.
Dev geminin geçişi nedeniyle İstanbul Boğazı transit gemi geçişlerine kapatıldı kendi gücüyle yol alan gemiye altı römorkör uzak refakatte bulundu.
Rüzgarsız, dalgasız, son derece elverişli bir havada ağır seyir süren dev geminin geçişine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait sahil güvenlik ve kurtarma gemileri de eşlik etti. Güney Kore'de inşa edilen gemi, dünyanın en geniş boru döşeme gemisi olarak tanınıyor.

Boğaz gezi tekneleri, disko topu gibi...
Dolmabahçe kalkışlı olup deniz trafiğinin oldukça fazla olduğu Boğaz'da gezi düzenleyen teknelerin bir iskele, bir sancak tarafında yeşil kırmızı iki lamba olması gerekir. Boğaz'da ki gezi tekneleri Arap yolcuları ile çıktıkları gezi turlarında ise abartılı renk ahenk ışıklı süsler, dikkat çekiyor.
Seyir halinde tekneleri gören kaptanlar, "Tam rezalet, böyle seyir olmaz. Dünyanın en tehlikeli boğazında.
Ne silyonu belli ne borda feneri
" diyerek görüş belirtiyorlar.
Boğaz'da geçişe tanık olanlarca bu tür bir arabesk gösterişin etrafa yaydıkları seslerle lunapark, pavyon benzetmesi de yaparken, "Göz alıyor, önü arkası belli değil, bunun denetimi yok mudur"? diyorlar.



Deniz taşımacılığında istiap haddine ne kadar uyuyoruz?
Vapurların üst raf veya dolaplarda şöyle bir tabela vardı "can yelekleri tavandadır, adedi şu kadardır" diye, o tabelalar veya yazılar hala var mıdır bilemiyorum. Dünya kadınlar Günü'nü Boğaz gezisiyle taçlandıranların Kabataş'tan hareketi.
Denetimsiz tamamen şansa bırakılmış bir deniz yolculuğu İstiap haddi denen bir kural var Yaz yolcu kış yolcu denen kişi sayısı liman Başkanlıklarınca tekne modeline göre belirtilmiş olmasına rağmen denetimsizlikler nedeniyle bazen kural ihlali yaşanabiliyor.
İhbarları değerlendiren Deniz Polisi karşılaştığı teknelerde yolcuyu saydırıp aşırı sayıda ise kaptana cezasını kesiyor, ehliyetine bir süre el koyuyor.

Karaköy'ün yeni akıllı iskelesi, eski yerine, lodosda batan eski iskelede olduğu gibi iki köşesinden zincirlerle karaya bağlandı
Karaköy'de bulunan Kadıköy-Haydarpaşa seferlerini yapan şehir hatları gemilerinin kullandığı Karaköy Yüzer İskele şiddetli bir lodosta batması önlenemişti. Tuzla tersanesinde yenisi yapılan, iç donanımı Haliç tersanesinde gerçekleştirilen iskele. Haziran ayı başında Karaköy'de ki eski yerine kalın zincirlerle bağlandı.
81 metre boyunda, 27,6 metre genişliğinde, yedi buçuk metrelik yüksekliğe sahip, iki bin ton ağırlığında ki çelik İskelenin kara ile bağlantısı arasında yaklaşık 50 cm lik bir kod farkı bulunuyor.
Temmuz ayında yolcuların hizmetine giren ve Akıllı İskele olarak tanımlanan, karaya zincirle bağlı yüzer İskele, deniz yüzeyindeki çöpleri çevresinde biriktirmeye başladığı da görülüyor.

Yapımına Ağustos 2016 da başlanan ve metro ile entegre olması tasarlanan inşaat çalışmaları güzergah üzerinde muhtemelen Dolmabahçe Sarayı çevresinde tarihi eserlerle karşılaşılması üzerine anıtlar kuruluna bırakılarak beklemeye geçildi. Projenin bir yıllık bir geçikmeye neden olacağı belirtildi. İskeleye adını veren Kabataş'ın 3. nesil yavru martıları uçmaya hazırnanıyor.

İnşaat ve dev boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit", İstanbul Boğaz'ın dan geçti.
Rusya'dan Türkiye'ye direkt doğalgaz akışını sağlayacak Türk Akımı gaz boru hattı inşaatında çalışan 477 metre boyunda ve 124 metre genişliğindeki boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit" İstanbul Boğazı'ndan geçti.
Dev geminin geçişi nedeniyle İstanbul Boğazı transit gemi geçişlerine kapatıldı.
Güneşli hafif puslu ve rüzgarlı bir havada yol alan gemi saat 02 Mayıs 2018 saat 05.30 sıralarında Karadeniz'den İstanbul Boğazı'na girdi. 13.05 Beylerbeyi Sarayı önlerine gelen gemi, 13.30 sularında Kızkulesi açıklarından Marmara Denizine açıldı. Yolculuk süresinde iki arkada, biri Nene Hatun adlı olmak üzere üç römorkör önde refakat etti.
Kendi motor gücüyle yol alan geminin Boğaz'ın üst akıntısı hızıyla ağır seyrettiği gözlendi. Dev geminin geçişine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait sahil güvenlik ve kurtarma gemileri eşlik etti. Güney Kore'de inşa edilen gemi, dünyanın en geniş boru döşeme gemisi olarak tanınıyor. (Haber girişi 13.40)

FLAŞ Haber: 07 Nisan Cumartesi 2018 saat 15.25
Boğaz'ın tarihi yapılarından
Hekimpaşa Yalısına gemi çarptı

Ana makinası stop ederek güpe gündüz yalıya çarpan gemi, 225 metre boyunda arpa yüklü "Vitaspirit" adlı dökme yük gemisi. Malta bandıralı gemi, Karadeniz'den Marmara yönüne geçiş yaparken Fatih Köprüsü altında dümen gücünü kaybederek 300 yıllık Hekimbaşı Salih Efendi Yalısına çarpması sonucu yalıda büyük hasar oluştu
Hekimpaşa Yalısı FSM köprüsü Anadolu ayağı altında bulunuyor, arkasında ki yamaç ise sık bitki örtüsü ile kaplı. Çarpan gemi LPG tankeri olsaydı, patlama neticesinde korulukta yangın çıksaydı, facia olabilirdi.
NE SİS VARDI
NE DE BİR FIRTINA


Güpe Gündüz Milyonda bir rastlanan olay gerçekleşt, makinalar stop etti.
Çarpışmanın hemen öncesindeki basına yansıyan ürkütücü telsiz konuşmaları.

Kıyı Emniyeti:
Demirleyebilirsiniz. Tamam.
Kurtarma 3: Harun Kaptan, Tam yol geliyorum üzerinize.
Klavuz Kaptan: Sancak demiri funda edeceğim, kaptan etmiyor.
Bütün sorumluluk bende diyor.
Kıyı Emniyeti: Harun kaptan dümen dinliyor mu şu anda?
Kılavuz Kaptan: Dümen dinlemiyor.
Sahile oldukça yaklaştık.
Çarpacak gemi büyük bir ihtimalle.
Sancak demiri iki kilit tutmaya çalışıyorum. Kıç sahile yaslasın diye.
Kıyı Emniyeti: Kurtarma 3, şu an tam yolda mısınız?
Kurtarma3: Doğrudur tam yolda ilerliyorum.
Klavuz Kaptan: Makine tam yol verdi ama mümkün değil kurtaramayız.
Sahile çarpacağız.
Kıyı Emniyeti: Harun Kaptan dümen dinlemiyor anlaşıldı, demir atamıyor musunuz?
Klavuz Kaptan: Kaptana iki kere söyledim atmadı.
Şimdi sancak demiri atıyoruz.
Kıyı Emniyeti: Tamam bir an önce atın. Emergency dümen de mi çalışmıyor?
Alamıyor musunuz dümeni sancağa?
Klavuz Kaptan:
Şu anda hiçbir şey çalışmıyor, tam yol yalıya doğru gidiyoruz. Çok sert bir şekilde çarpacağız...
Kaza anı ve sonrası fotoğrafları mynet.com sitesine aittir.






BOĞAZ YALILARI, GEMİ KAZALARINDA DAHA AĞIR HASAR GÖRÜYOR
Yeni dev gemiler eskisine oranla daha iyi ve hızlı gidebilmesi için burunları "Bulb" olarak ifade edilen uzantılarla inşa ediliyor. Bulb gemiye hız kazandırmak için olup, seyir sırasında suyu kabartıyor, sular bulb üstünden aşağıya inerken bulbun altına dolananarak su geminin kafasını yukarıya doğru kaldırıyor ve sürtünme azalıp hızı artıyor.
Halk arasında buzkıran sanılan, aslında olmayan bulblu gemiler üzerindeki dalga tepesi ile pruvadaki dalga çukuru birbirlerini sönümleyerek düz bir hâle gelir ve böylece dalga direncinde azaltma olarak geminin hızı artıyor.
Bulb olan gemiler, burnunda demir yerinin altında bulb olduğunu ifade eden işaret taşıyorlar. Bulb, yunuslama ve kafa sallama hareketinin hıza ve strese olan negatif etkisini azaltıyor. Gemi bakımından faydalı olan bulb, ne var ki çarpma ile sonuçlanan olası yalı kazalarında bıraktığı hasar daha büyük oluyor. Bulp olmayan gemilerde çarpma sadece gemi burnu ile sınırlı kalırken, su seviyesi altında ki bulp direk evin temeline girerek yapıyı da yukarı kaldırıp geriye itiyor.

Hekimpaşa Yalısına kafadan giren Vitaspirit adlı dev gemi, burnu ile üst katları yıkarken bulb ile temeline zarar verdi.
Dev gemilerin önünde bulunan "Bulb" bazen sekiz metre uzunluğuna kadar erişiyor.
Kılıç balığının burnunda uzanan kılıç gibi burun hizasını geçer boyutta ki "Bulb" su dolan haznesi içinde bir veya üç ön pervane olabiliyor. Pervanenin var olduğu da geminin her iki yanında işaretle belirtiliyor.
Yalıya giren gemi burnuyla üst katları yıkarken, bulb ile temeli oyup geri itiyor. Hekimpaşa Yalısında görüldüğü üzere bulb temele kamyon girmiş gibi oyuk açıp tornistanla geri çekildi, dipte bıraktığı hasar görülmedi.
İki geminin çarpışması halinde ise bulb tarafından geminin su seviyesi altında çarpma ile açılan delik yara alan geminin kısa sürede batmasına neden oluyor.
Uzman deniz adamları bu durumda çarpan geminin tornistan yerine bulb kısmını çarptığı yerden çıkarmadan sahile dek yaralı gemiyi aynı pozisyonda yavaş yavaş itmesini sağlık veriyorlar.


İSTANBUL BOĞAZI'NIN GEMi GEÇİŞİNDE KRİTİK NOKTALARI... 
Arnavutköy Akıntı Burnu, Boğaz'ın en sert akıntılı, en sıkıntılı yeri olarak gösteriliyor. Fotoğrafta görünen kayıkların çekek yeri günümüzde kaldırılmış bulunuyor. Tekneyle Boğaz'a çıkılırken bu çekeklere çok yakın geçilir ama yinede akıntıyı geçemeyip karşı sahile Kandilli'ye vurdurulurdu. Orayı da geçemeyenler tekrar önceki sahile geri dönerlerdi.  Bir saat kadar uğraşmadan sonra ancak Bebek Koyuna girilebilirdi. Arnavutköy ve Kandilli akıntılarına karşı mücadeleden sonra, Rumelihisarı akıntısını da geçerken makine iyice hararet yapar, dinlendirme ihtiyacı belirir.

Boğaz'ın her dönüşü dev gemiler için tehlike arz ediyor
Karadeniz'e çıkarken Kızkulesi Kandilli umuryesi feneri. 
Marmara'ya inerken Büyükdere Körfezi.  Yeniköy burnu. 
Rumelihisarı Burnu. 
Arnavutköy Akıntı Burnu. 

Bilhassa dikkat kesilecek, önemli, kritik noktalar olduğu gösteriliyor. 
Kandilli'ye gidip iskelenin soluna doğru uzanan ve yalıların önünden geçen yaya yolundan bakılırsa, yukarı çıkan gemilerin sahile çok yakın geçişi gözlenebiliyor. 
Bununla beraber tecrübeli uzak yol kaptanları, Kanlıca Burnu'nun diğer burunlara göre pek tehlike arz etmediğini konusunda görüş belirtiyorlar.

VAPURLARDA DENİZ OTOBÜSLERİNDE FİLİKALARIN YERLERİNİ VE KULLANIMINI BİLİYORMUYUZ?
OLASI ACİL DURUMLARDA FİLİKA YERİ ARAMAMAK İÇİN ÖNCEDEN BİLİNMESİ GEREKEN YENİ FİLİKALAR.

Hızla değişen teknolojiden gemiler de nasibini alıyor, tasarımlar koşullara göre değişiyor.
Değişiklik gösteren unsurlar arasında ortaya farklı şekilde çıkanlardan biri de acil durumlarda son çare olarak yedekte bekletilen filikalar.


Günümüzde ilk bakışta filika yokmuş gibi görünen gemilerde aslında Life Raft olarak bilinen kapalı ve açık hali ile kullanıma hazır filikalara ilave olarak bulunduruluyor.
Gerek suya iniş şekilleri gerekse bulunuş şekilleriyle farklı konumda olan filikalar günümüzde otomatik olarak şişebilen özellikler barındırıyor.
Klasik filikaya benzemeyen görünümleriyle özel donanımlar halinde, yolcu taşıyan vapurlarda, deniz otobüslerinde yer alıyor.
Yük gemileri ve tankerlerde farklı iniş şekilleriyle deniz adamlarının "Allah kimseye kullanmayı mecbur ettirmesin" diye ifade ettikleri, gemiden denize kızaklar üzerinde kayarak inen okyanusta gece gündüz yardım beklemeye uygun filikalar, hazır bekletiliyor.
Bu değişim sonucu filikalar gibi konuyla görevli olan mürettebat arasında güverte yardımcıları, seyir yardımcıları, tüm donanımlar, yerini modern ekipmana bırakıyor, bunun sonucu olarak haliyle vapurların, gemilerin, siluet ve kabin görünümleri de değişiyor.
234 km sahil şeridi bulunan Su Şehri İstanbul'da özellikle vapurla yolculuk edenlerin konuyu hafızalarında olgunlaştırmaları, Boğaz'dan geçiş yapan ve Haydarpaşa Limanında ki gemileri incelemeleri yararlı görünüyor.

"YARIM PORSİYON GEMİ" İSTANBUL BOĞAZINDAN GEÇTİ
İstanbullular 15 Nisan 2018 Pazar sabahı 09.15 sularında Üsküdar önlerine gelen yaklaşık 150 metre gövdeli henüz bitmemiş yarım porsiyon bir gemi geçişine tanık oldular. Bordosunda RULL 6272 yazılı olası yolcu gemisi ön ve arkasında iki römorkör eşliğinde Marmara'ya açıldı.
Geminin bir başka tersanede inşa edilecek, muhtemelen diğer ön bölümüne ait olan parçaları üst güvertede taşıdığı gözlendi.

Hızla betonlaşan İstanbul'un simgesi Kızkulesi'nden batı ve doğu yönüne bakış...


İstanbul'un simgesi Kızkulesi'ne en iyisi Salacak sahilinden düz bakmak!.
Eğer Kızkulesi'nin adasına, kulenin seyir terasına, ayak basıp şöyle bir zevkle istanbul'u seyredeyim diyenler için en iyi bakış doğrultusu Sarayburnu'n dan başlayan Haliç girişine dek uzanan, Ahırkapı Feneri, Sultanahmet Camisi, Ayasofya, Topkapı Sarayı silueti içeren tarihi eserlerin sıralandığı Tarihi Yarımada'ya bakmak.
Eğer Avrupa yakasına bakacak olursanız kıyıda Dolmabahçe Sarayı, yanıbaşında TC. Başbakanlık Çalışma Ofisi, bunların ensesinde ve çevresinde ise ürkütücü kuleler yer alıyor.
Anadolu yakasına bakacak olursanız bu defa Harem gümrüklü saha dökme gemiler, konteynerleri, vinçleri görüyorsunuz.

Not: Fotoğrafların çekiliş tarihi 2018 Nisan bahar ayı olmasına rağmen, çevrede yeşil renk görülmediği için başlıklar yeşil yazılmıştır!.

ŞAKA GİBİ
10/MART/CUMARTESİ/2018 İstanbul Boğazı'nda ani ısınan hava nedeniyle yoğun sisin hüküm sürdüğü ve
saatlerin 13.05'i gösterdiği bir öğleden sonrası.
Arka arkaya çalan gemi düdükleri arasında Kabataş-Üsküdar mevkiinde sisin içinde hayalet gibi görünen, aksi yönlerden gelen iki büyük gemi, (muhtemelen tanker) tek yönlü deniz trafiğinin uygulandığı, dünyanın en tehlikeli su yollarından biri olan İstanbul Boğazı'nda hem de seyir trafiğini düzenleyen deniz trafik kulesi önünde geçiş yapıyor!...

AFFET BİZİ EMEKTAR "PAŞABAHÇE"
Beykoz girişinde 2010 yılından bu yana yatan "PAŞABAHÇE", Marmara sularında, Adalar hattı, Yalova'ya, ekspres seferler yapan, Fenerbahçe, Dolmabahçe gibi yol yapan gemilerimizden di. (Fahri Korutürk, Bahçekapı adlı gemilerimiz hariç). Geriye yaslanmış asil duruşlu, sülün gibi estetik görünüşlü, sessiz çalışan, lodostan en az etkilenen şehir hatları vapuru, 1952 yılı sonunda başladığı seferlerinde seyir halini, iskeleye yanaşmasını, ayrılışını seyretmek başlı başına bir zevk veren bir vapurdu.
73,84 metre boyu, 13.30 metre eni, 1700 yolcu kapasitesi ile Paşabahçe türünün en yaşlısı, 16,5 mil seyir hızıyla en hızlısı olup, İtalya tersanelerinde doğmuş olan Paşabahçe, sonunda emekliye ayrıldı, sakin bir köşeye çekildi, Beykoz Belediyesi sahiplendi, önceleri, müze olacağı söylendi, salonlarında kermesler düzenlendi.
Adalara gidenleri, onların yazlık eşyalarını, Bursa, Uludağ yolcusunu Yalova'ya, Yalova'dan adaların pazarlarına ürünleriyle gelen pazarcıları taşıyan sürat postası Paşabahçe, günümüzde 2018 yılı itibariyle kıçtankara bağlı olarak Beykoz Belediyesi binası önünden Boğazı seyrediyor. Akıbeti meçhul, harabeye dönmüş olan "Paşabahçe" vapuruna giriş yasak, kıyıdan bakanların paslanmış, çürümüş, azaları azalmış, bakımsız kalmış, öksüz bir yaşlı gibi kaderine terk edilmiş vapurun enkaza dönen halini görenler duygularını "Yakından bakınca içimiz sızlıyor" diye ifade ediyorlar!


MARTI PROJESİ KABATAŞ'A DEĞİL BEŞİKTAŞ'A UYGULANMALIYDI
Üsküdar'dan, Kadıköy'den Beşiktaş İskelesine inenler ya Bahçeşehir, Yıldız Teknik gibi üniversitelere ya Maslak Kampüsüne gidiyorlar. Boğaz hattı Ortaköy gibi yerler yine Üsküdar'dan gelen yolcuların ilk tercihleri oluyor. Çalışanlar ise Barbaros Bulvarı hattı üzerinde bulunan ofislere, Levent çevresine, sanayi sitesine, Atatürk Sanayi Sitesine ve fotoğrafta görünmeyen Maslak plazalarına gidiyorlar. Dolaysıyla Kabataş'a transfer istasyonu kurmak yerine Beşiktaş merkez üssü olmalıydı. Yapılmakta olan metro hattına yolcular Beşiktaş'tan da binebilirdi. Beyoğlu'na çıkmak için zaten Kadıköy'lü Karaköy'e geliyor, Yüksek Kaldırım'dan yürüyerek veya tünelle İstiklal'e ulaşıyor, Taksim'e bir vitrin sırasında gidip diğer vitrin sırasından dönüyor. Eğer yolcu Kadıköy'den gelip tarihi yarımadaya veya Yeşilköy, Esenler tarafına gidecekse ve tramvaya binmek isterse Kabataş'tan kalkan tramvay Karaköy, Eminönü, Sirkeci'den de geçiyor. Öte yandan Galataport liman inşaatı bitiminde Kabataş-Karaköy arasına gelecek turist otobüsleriyle araç trafiğinin bugünden daha fazla yoğunlaşması bekleniyor!

KADIKÖY'DE KURBAĞALIDERE KÖPRÜSÜ YENİLENİYOR....
Yetersiz kaldığı için kensel dönüşüm çerçevesinde 23 Aralık 2017'de araç trafiğine kapatılan köprünün yıkımı yapılırken, yayalar için dere üzerine kurulan yüzer dubalı yaya köprüsü hizmet veriyor.
Yapım süresi 90 gün olacağı belirtilen bir gidiş bir geliş trafik hattı olan köprünün Mart 2018'de yeni köprünün yapımı sona erdiğinde genişletilmiş haliyle iki gidiş iki geliş olarak kullanılacak, Fikirtepe Salı Pazarı bağlantısı rahatlamış olacak.

HALİÇ'DE İŞLER YOLUNDA
İstanbul'un bugüne dek yapılmış en büyük projesi olan Haliç, eski belediye başkanlarından Bedreddin Dalan tarafından gerçekleştirilip hayata geçirilmişti. Haliç'e boşalan atıklar borularla arıtma istasyonuna aktarılmış, çevre düzeni sağlanmış, kokudan arındırılıp, seyirlik cazibe merkezi haline getirilmişti.
Proje gereği Sarıyer Çayırbaşı'ndan Kâğıthane Deresine döşenen boru hattı ile de Karadeniz'in binde 16 gibi tuz oranı düşük temiz deniz suyu ulaştırılmış, bu sayede Haliç ve Kağıthane Deresi'nin durgun suyunda sirkülasyon sağlanmıştı.
Kâğıthane Deresi kıyısında bulunan tarihi Sadabat Camii önünde yer alan çeşitli seviyede ki kademelerle akan suyun oksijen oranını da yükseltilerek Haliç'te canlı türlerine yaşama imkânı yaratılırken, su rengi de günden güne berraklaşıp, maviye büründü. Kartpostallara konu olan Sadaabat Cami çevresinde bulunan yeşil alan, kayıklar, güller, çiçekler, çevrede dolaşan martıları ile tarihte ki günleri aratmıyor, yatırımcılara gelecek vaat eetmiş görünüyor.!

08 Ağustos Kabataş İskelesi Martı Projesi durumu
Başlangıcından bu yana bir yılı aşkın zaman geçen Kabataş İskelesi yapımı, kazık çakma sırasında eski iskele kalıntılarına rastlaması nedeniyle bir süre dalgıçlar tarafından deniz dibi inceleme yapmak üzere durmuş, daha sonra Kurban Bayramı tatili nedeniyle yine çalışmalara ara verilmişti. Ağustos ayı itibariyle Dolmabahçe tarafına en yakın olan motor iskelesi kazıkları çakılmaya ve çakılanların boyları eşitlenmeye devam ederken, fotoğrafta görünen boydaki kazıkların istenilen seviyeye gelebilmesi için şahmardan her biri için 15 dakika süren, 150 ila 250'yi aşkın darbe vurarak kazıkların sert zeminde santim santim ilerlemesine çalışıldı. Orta bölümde ki iskelenin çakılmış olan kazıklarınnın birleştirme, martı kanadını andıran çatının bulunacağı kıyı dolgu işlemi, betonlama devam ediyor.



Gerek Kabataş iskelesi gerekse Üsküdar iskelesinde yapılan uygulamada yarım çakılan kazıklar dalgaların şiddetiyle yuvalarını genişletmesi nedeniyle pek sağlıklı bulunmuyo
r. Bir çiviyi çakıldığı yerden çıkartmak için nasıl sağa sola oynatır yuvasını genişletmeye çalışılırsa, bu tip kazıklar çakıldıktan sonra üstü serbest olduğu için dalgaların gücüyle kazığın su altında kalan kısmı oynar, yuvasını bollaştırırmış. İskele bitiminde iki gemi sert yanaşırsa iskelede bu kazıkların üstünde sallanırmış. Onun için kazıkları çakınca vakit geçirmeden üstten birbirine bağlamanın daha sıhhatli olacağı belirtiliyor. (24 Aralık 2017 itibariyle kazıklar uzun süredir bağlanıp betonlanmayı bekliyor).
Kadir Topbaş'ın "Çılgın Projesi" diye teklif edilen ve Üsküdar'dan Kabataş'a deniz altına yapılacak tünelle yürüyerek geçebilme projesinden ise gereksiz bulunarak vazgeçildi.

2018 Ağustos ayında bitirilmesi düşünülen Martı Projesi kapsamında yapılmakta olan köprülerin büyük bölümü betonlandı. Proje tamamlandığında biri büyük ortada ikişer köprü yanlarda olmak üzere gemilere, yolcu motorlarına beş iskeleye yanaşma imkanı sunacak. (Fotoğraf: 18 Aralık 2017).

BÖYLESİ BİR ASIRDIR İLK KEZ OLUYOR
27 TEMMUZ PERŞEMBE SAAT 18.15'DE İSTANBUL FELAKETİ YAŞADI...
18 TEMMUZ'UN YAĞIŞ ACILARI DAHA GEÇMEDEN ANİDEN BASTIRAN DOLU AKABİNDE SAĞANAK YAĞMUR, HAYATI FELÇ EDERKEN AĞIR HASAR VERDİ, ÇOK KORKUTTU

Neler Yaşandı Neler?
Kentin üzerine hızla çöken kara bulutlar, Marmara'dan Çamlıca Tepesine ve Boğaz'a doğru ilerledi güpe gündüz birden gece oldu ve aniden ceviz büyüklüğünde dolu yağmaya başladı. Camları kıran şiddette anormal büyüklükte ki şekilsiz dolu taneleri, İstanbulluları, çaresiz bıraktı. Gök gürültülü, şimşekli yağışın 15 dakika sürmesi ve iş çıkışına rastlaması kentin teslim olmasına yetti. Görevli görevsiz hiç kimse hiç bir şey yapamadı.
Yer yer yıldırım düşmesi sonucu çıkan yangınlar görüldü, duvar çökmeleri, su basan evler, çatı uçmaları, sulara gömülen otobüsler, su basan alt geçitler, metro istasyonları, sulara kapılıp sürüklenen, içi su dolan otomobiller, kentte dikili olan tüm çiçekler, dalları kırılan, kökünden çıkıp devrilen ağaçların yanısıra, kuşlar, barınaksız sokak hayvanları da telef oldu.
Gümüşsuyu çıkışında bulunan Dolmabahçe Parkını bir hafta önce tıraşlayıp, toprağı kabartan, üstüne gübreli toprak seren belediye birimleri, yoğun yağışın etkisiyle Kabataş'ın kahverengi bir nehir haline gelmesine neden olmuştu. Yaşananlardan ders çıkarmayan, hava raporu uyarılarına aldırmayan belediye, yine tedbir almadan yeni serdiği gübreli toprağın yollara akmasına, Dolmabahçe Camisi etrafına birikmesine mani olamadı. 30 Kişilik temizlik ekibiyle Gümüşsuyu'na serdiği toprağı Meclisi Mebusan Caddesi ve tıkanan mazgallarda geç saatlere toplamaya çalıştı. Ağaçların bir bölümü devrilirken ayakta kalanların yaprakları yağışın şiddetinden yeşilken yolunarak soyuldu.


Yanı başında HAREM VAPUR İSKELESİ, SELİMİYE KIŞLASI gibi önem arz eden yerlerin bulunduğu HAREM GÜMRÜKLÜ SAHADA YANGIN BAŞLADI.
İlk başta gemi yangını sanılan ve gökyüzüne yükselen, çevreyi ateş topuna çeviren dev alevler, yağmurun ve itfaiyenin çabasıyla mucizevi şekilde zamanında söndürüldü.
Aynı günün dört saat öncesinde 14.45'de KADIKÖY-BEŞİKTAŞ seferi ile yol alırken "DFDS SEAWAYS" Aadlı geminin limanda yakıt transferi yaptığına hayretle tanık olmuş, bir şey olabilir diye fotoğrafını da çekmiştim. Etrafa yayılan yoğun akaryakıt kokusunu teneffüs ederken, "LİMANDA YAKIT TRANFERİ YASAK DEĞİL Mİ, NASIL MÜSADE EDİLİYOR" diye kendi kendime söylenmiştim!.. Neyse ki çıkan yangın, gemilere sıçramamış, yıldırım da düşebilecek bir yerde bulunan vincin çevrede ki akaryakıt dolu varillerin üzerine devrilmesi sonucu oluşmuş.ul'da

İLGİLİLERİN DİKKATİNE:
İSTANBUL KENTİ MALİYETİ OLDUKÇA YÜKSEK BİR TESTTEN GEÇTİ, KIYMETLİ VERİLER KAZANILDI.
KENTİN AÇIKLARI, HATALI, RİSKLİ VE EKSİK YAPILMIŞ YERLERİ APAÇIK ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKTI. İSTANBULLULAR, AYNI FELEKETİ TEKRAR YAŞAMAMAK İÇİN YAĞIŞLARDA ETKİLENEN NOKTALARIN HARİTASININ ÇIKARILMASINI, ÇEKİLMİŞ OLAN TÜM FOTOĞRAF VE VİDEOLARIN LİSTELENİP, GÖREVE YENİ GELECEK SONRAKİ BELEDİYELERİN DE YARARLANABİLECEĞİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEYE BAŞLANMASINI, RİSK BÖLGELERİNİN İVEDELİKLE ONARILMASINI BEKLİYOR...

İstanbul Yağmura Teslim, İstanbul Venedik Oldu, Kent Sular Altında Kaldı, Yağmur Hayatı Felç Etti, Martı Çamura Bulandı, Afet Yaşandı
Alt yapı iflas etti, Deniz İle Kara Birleşti, Ulaşım Aksadı, İstanbullu Yine Perişan Oldu...
Buna benzer daha birçok başlık yazılabilir.
...



Kentin Kabataş yani Dolmabahçe-Fındıklı arasını siz sihirlitur izleyicileri için 08.30'dan 09.30!a kadar gözlemledim sonuç ve yaşananlar gerçekten hatalar zinciri, içler acısı durumu fazlasıyla gözler önüne sermeye yetti.
18 Temmuz 2017 sabah saatlerinde şiddetini artıran sağanak şimşekli, gök gürültülü sağanak yağmur yaklaşık yarım saat hız kesmeden devam etti, bu süre içinde Avrupa Kıtasının sahili, Martı Projesinin devam ettiği bölüm başta olmak üzere sahil yolu yine tamamen sular altında kaldı. Trafik durma noktasında uzun süre etkilendi, İtfaiye araçları ve ambulanslar çaresiz kaldı.
Hiçbir mazgal işlevini yerine getiremedi. Meclisi Mebusan Caddesi n'den kot seviyesi yüksekte olan Setüstü bile yolun açısı dışarı değil içeri yapıldığı için sular binaların zemin katlarında sular ampula kadar yükseldi.
Yine İstanbul Belediyesi'nin Beşiktaş Vodafon Arena karşısında ki parkın toprağını kepçeyle düzelmek için su giderlerini yapmadan tıraşlayınca sahil yolu parktan akan çamurlarla doldu, hatayı fark edip hemen kepçe müdahale ettiyse de kaldırıma toplanan çamurlar hiç bir fayda sağlamadı. Bu çamurlar Boğaz'ın rengini değiştirerek adeta Kızılırmak Nehiri'nin rengine bürünmesine yol açtı. Yayalar karşıdan karşıya ayakkabılarını elinde alıp dizlerine kadar yükselen çamurlu sulardan geçmek zorunda kaldılar. Kaldırımlar sulara gömüldü, kaldırımlarda dalgalar oluştu, Karaköy'den Beşiktaş'a kadar çıplak ayakla yürüyen sırıl sıklam olmuş kadınlar görüldü.

Dolmabahçe Valide Cami temeli ve karşısında bulunan sebil içinde ki mezarlar gübreli toprakların karıştığı çamurlu sular altında kaldı. Gümüşsuyu inişinde Kabataş'a dönen trafik bir süre mecburi istikamet Beşiktaş'a yönlendirildi.
1977 Yılında çektiğim aynı yerden 2017 yılında aynı fotoğrafı yine çektim ve 40 yıldır İstanbul'da hiçbir şeyin değişmediğini üzülerek gördüm. Oysa nehir görünümlü sahil yolu denize sadece 20 metre mesafede, kazmayla bir oluk açılsa, kaldırım taşlarının aralarında mesafe bırakılsa bu sular sahil yolunda birikmeyecek ve denize akabilecekti!
(Trafiğin yer altına alınacağı güzergahın 40 yıl önceki fotoğraflarını martı projesi başladığında böyle olacak diye defalarca uyarı amaçlı yayınlamıştım. Sayfanın alt haberlerinde görülebilir).

DENİZE 20 METRE MESAFEDE YAŞANAN DRAM
Vadi yatağında bulunan Beşiktaş Statı ve deniz seviyesinin bir metre üstünde yer alan Dolmabahçe Valide Cami, Dolmabahçe Saat Kulesi, Dolmabahçe Sarayı temelleri, biriken ÇAMURLU yağmur sularından olumsuz etkilendi.
Öte yandan Boğaz'ın mavi suları, Dolmabahçe Camii yanında ki kalafat yeri ilk kez bu kadar kahverengiye döndü!.

Yağmur sularında boğulan bir kedi yavrusu, canını kurtarmak için suyla kaplı yolda koşan bir köpek, duraklarda biriken sular nedeniyle yolcu indirip bindiremeyen adeta yüzen belediye otobüsleri, su dolan metro durakları, metrobüs güzergahı, İstanbulluların telefonlarına bol bol çekilen videolar, fotoğraflar ve yağmur öz çekimleri.

1977-2017 Dolmabahçe'de 40 yıl önce 40 yıl sonra.
İstanbul'da her yağmurda manzara değişmiyor, yağmur sularında zemin katlarda kalıp boğulan kedi köpek yavruları bile görülebiliyor. 1977'de Eminönü'n de karşıdan karşıya ıslanmadan geçmek isteyenleri sırt hammalları bir liraya taşırlardı, artık bu meslek de maziye karışmış olsa gerek, hiç kimse sulara girmekten, loger kapağı açık kuyulara düşmekten, ucu açık kablolardan elektrik kaçağı olabileceğinden endişe etmeden her riski göze alıyor.

Olacağı buydu öyle de oldu...
İstanbul'un yeraltından nehirler gibi akan sular, yumuşak toprağı zaman içinde sürükleyip derin boşluklar yaratıyor, işte bunlardan biri Dolmabahçe Mecli-i Mebusan Caddesinde yaşandı, bir anda asfalt çöktü, yol trafiğe kapatıldı, tamirata başlandı, doldurulup asfalt yama yapıldı. Kimbilir nerelerde ne zaman yol çökmeleri olacak, bilinmiyor.

KADIKÖY'DE RESTORASYON'A DEVAM EDİLİYOR....
Tedbirsizlik sonucu 28 Kasım 2010'da çıkan yangınla İstanbul'un simgesel tarihi yapılarından biri olan Haydarpaşa Tren Garı çatı katı, saat ve binanın iki kulesi geçiken müdahale sonucu büyük hasar görmüştü.
Bina cephesine ve kulelere kurulan iskelelerde
, 15 dakikada yanan çatının restorasyonuna ise geçen yedi yıllık süre boyunca ancak bu duruma gelebildi. Fotoğraflanma tarihi olan 27.07.2017 itibariyle restorasyona devam ediliyor.
Öte yandan Adalar seferlerinin yapıldığı Kadıköy Vapur İskelesi de yolcu salonunda kurulan iskeleler ve çatı çalışmaları ile yenilenip iyileştirilirken kesintisiz devam eden Kadıköy-Beşiktaş vapur seferleri de sürüyor.

BEŞ AYDA BU KADAR OLDU Her iki yapıda 27.12.2017 itibariyle restorasyona devam ediliyor.

Yangın geçiren Haydarpaşa Garı'nın sol kule çatı kaplaması bitirilerek iskelesi söküldü, garın önünde ki iskelede ise şehir hatları gemilerine mazot transferi yapılıyor!. Kadıköy-Beşiktaş vapur iskelesi restorasyonu bitiyori. Nisan 2018

07/2017 İstanbul Galata Limanı'nda ki durum.
İki yıldır hiç bir turist gemisinin uğrayamadığı İstanbul Limanı Galataport Projesi çerçevesinde eski rıhtım binaları ve antrepoların yıkıldığı gözleniyor. Özellikle limanın simgesi sayılan yolcu salonu yıkımından geriye saadece saat kulesi kalmış.

12/2018 İstanbul Galata Limanı'nın durumu.
01/Mart/2019 İstanbul Galata Limanı'nın kuleli ana binası ve Denizcilik İşletmesi binasının son durumu.

LİG ŞAMPİYONU BEŞİKTAŞ
O3 Haziran 2017 Cumartesi günü Kabataş tarihi günlerinden birini yaşadı sabahın erken saatlerinden itibaren stat çevresine gelen taraftarlar Beşiktaş stadı önünde Dolmabahçe Kabataş arasında toplanan çok sayıda tekne ile beraber meşaleler, havai fişekler, sloganlarla Beşiktaş'ın şampiyonluğunu kutladı.

Avrupa Kıtası Asya Kıtasına 100 Metre daha yaklaşıyor.


Kabataş İskelesi Martı Projesi kapsamında Haziran ayı itibariyle denize uzanan beş iskelenin kazıkları çakılmaya devam ederken sahil dolgu çalışmaları da ilerliyor. İnşaat çalışması olan riskli alanı belli etmek için başlangıcından yedi ay sonra teknelere uyarı amaçlı bölgenin dışından geçiş yapılması için çakarlı yüzer fener konulmuştu.
Ne var ki Beşiktaş'ın deniz kutlamalarında deniz dibinde çakılı görünmeyen veya devrilmiş iş makinesi, kazık benzeri malzemeler olabileceği riskine rağmen çakarlı fenerin içi dışı teknelerle doldu taştı. Öte yandan Kabataş sahilinin motorların yanaştığı Dolmabahçe Camii tarafında da yer altı çalışmaları devam ediyor.


Deniz Kazıklandı
Martı projesi adı altında başlayan çalışmalarda Kabataş İskelesi yolcu trafiğine ve vapurların yanaşmasına 11 Ağustos
tarihinde kapatıldı. İskele ve giselerin yıkımından sonra araba vapurlarının iskele uzantılarında bulunan yanaşma yükseltileri de yıkıldı. 2017 ocak ayında İstanbulu etkisi alan yoğun kar yağışı ve lodos nedeniyle çalışmalara bir hafta ara verildikten sonra yeniden başlandı.
Kasım ayı başında yolcu salonlarının tamamen yıkılması ile başanan kazık çakma işlemi eski Deniz Otobüsleri iskelesinde bulunan Belediyeye ait Beltur Kafenin bulunduğu yer ile eski adalar yolcu salonu önünde de yapılıyor. Büyük ihtimalle sahili yalayan akıntı yeni yapılmakta olan iskele bu görevi yapamayacak ve denizin yüzeyde taşınan çöplerini Arnavutköy kazıklı yolun altında görüldüğü gibi iskelenin sağına ve soluna biriktirecek.


Yeni yapılmakta olan iskelenin denizden 100 metre açığa kadar uzanacağı, bu da haliyle Avrupa kıyı şeridinin Anadolu yakasına 100 metre daha yaklaşacağı anlamına geliyor.
Denize çakılan kazıkların arasına Nisan ayında başlayan dolgu çalışmalarında damperli kamyonlarla taşınan taşlar dökülerek deniz dolduruluyor.
Dolgu işlemi tamamlanınca bu defa üzerine dökülecek betonlarla 14 bin metre karesi meydan olmak üzere 90 bin metre karelik alan yaratılmış olacak. Yeni kazanılan alanlarda çelik, cam gibi malzemelerle yüksekliği 10 metre olacağı belirtilen bir bina vapur, deniz otobüsü, motor iskeleleri, yeraltı trafik yolu ile bir çok hizmet ünitesinin de yer alacağı belirtiliyor!. 11.Nisan.2017




Fotoğraftaki görüntüye bakılırsa beklemekte olanlarla birlikte daha epeyce kazık çakılacak gibi görünüyor. İskele yapımı nedeniyle sahil yolunun deniz tarafında bulunan korunaklı otobüs duraklarının kaldırılmış olmasıyla açıkta bekleyen yolcular mağduriyet yaşıyorlar. Öte yandan Büyükada, Heybeli yolcu motorları seferlerine devam ediyorlar.
Nihayet:
2016 yılı Ağustos ayında başlayan çalışmalardan sonra 27. Nisan 2017 tarihinde kazık çakılan bölgenin 200 metre Boğaz yönüne doğru herhangi bir çarpışmaya neden olmamamak için kıyıdan 150 metre açığa çakar fenerli şamandıra konuldu
.

Yapım süresi yaklaşık iki yıl olarak belirlenen Martı Projesi'nin yakın tanıkları olan Kabataş'ın martıları, projenin başladığı geçen yıl bu dönem ilk yavrularını büyütüp uçurmuşlardı, aynı döneme rastlayan bu yıl anne martılar ikinci yavrularını büyütüp uçurma asamasını aştıla
r. İskelenin bir an evvel bitirilip hizmete girmesi bekleniyor. 03.Temmuz.2017

Beşiktaş - Üsküdar Motor İskelelerine Dikkat...!


Kabataş İskelesi Martı projesi nedeniyle hiçbir önlem alınmadan Beşiktaş İskelesine nakledilen Kabataş - Üsküdar seferleri nedeniyle Beşiktaş İskelesi'nde yolcu yoğunluğu daha da arttı.

Gerek yolcu güvenliği gerekse insan itibarı gibi konular göz önüne alındığında, motorlara giren çıkan yolcular turnikelerde birbirine karışmış, engellilerin, yaşlıların zorlukla kullanabildiği iskeleler ve çevreleri gerçekten kördüğümden farksız hale gelmiş.

Durum Üsküdar İskelesi çevresinde de Beşiktaş İskelesi çevresinden faksız.
Yolcu motorlarından inen yolcular durakta bekleyenler, büfeler, gereksiz şehir mobilyaları, satıcılar, araç trafiği arasında sıkışmış. Karşıdan karşıya geçmekte bile zorlanan yayaların rahatı ve özellikle güvenliği için çok geç kalınmadan acilen önlem alınması kaçınılmaz görünüyor.


İDO dış hatlarında dev indirime gitti!
Pendik Yalova arası araç geçişi 39 TL'ye sabitledi...

Araç içi yolcu ücretini ise sadece 1 TL olarak belirledi. 1 Mart’tan itibaren geçerli olacak yeni fiyatlarla Pendik’ten Yalova’ya özel aracıyla seyahat eden 4 kişilik bir aile, körfezi sadece 42 TL’ye geçebilecek.
İDO ayrıca Yenikapı-Bursa, Yenikapı-Bandırma ve Yenikapı-Yalova hatlarında da araç fiyatlarında yüzde 20 indirim yaparak araç içi yolcu fiyatını sabitledi.


Misafirlerine her zaman keyifli, konforlu, güvenli ve avantajlı fiyatlarla yolculuk deneyimi yaşatan İDO, en sık tercih edilen dış hat hızlı feribot seferlerinde araç içi yolcu fiyatlarında sabit fiyat kampanyası başlattı.
İDO, Pendik-Yalova hattında araç fiyatını 39 TL’ye sabitlerken, araç içi yolcu ücretini sadece 1 TL olarak belirledi. Yeni fiyatlarla İstanbul Pendik’ten Yalova’ya, otomobil+4 kişi, 42 TL’ye gidebilecek. Bu sayede karayolu ile yaklaşık 2 saat süren ve minimum 60 TL’lik yakıta mal olan 135 kilometrelik Pendik-Yalova arası, İDO feribotu ile 45 dakikada, sadece 42 TL’ye aşılabilecek.
Misafirlerine yakıt tasarrufunun yanı sıra keyifli ve konforlu bir yolculuk deneyimi de yaşatan İDO, diğer dış hat hızlı feribot seferlerinde de dev indirim yaptı. İDO, Yenikapı hareketli Bursa, Bandırma ve Yalova feribotlarında araç fiyatını yüzde 20 aşağı çekti.
Aynı hatta araç içi yolcu fiyatı da en düşük fiyatlarla sabit hale getirildi.
Buna göre Yenikapı-Yalova feribotu ile araç geçişi 39 TL’den başlarken, araç içi yolcu 10 TL; Yenikapı Bandırma araç geçişi 119 TL’den başlarken, araç içi yolcu 25 TL; Yenikapı-Bursa araç geçişi 69 TL’den başlarken, araç içi yolcu 15 TL olacak. Yeni indirimli fiyatlar, 1 Mart 2017’den itibaren geçerli olacak.

İDO, 1 Ocak 2017 tarihinde, körfez geçişinde önemli bir hat olan Eskihisar-Topçular arasında da yüzde 25 indirim yapmış; araç geçişini tek yönde 45 TL’ye, gidiş-dönüşte ise 80 TL’ye düşürmüştü.

İDO YENİ YILA İNDİRİMLİ YENİ TARİFESİ İLE GİRDİ ...
Körfez Köprüsüyle başlayan rekabet yolcuya yaradı.

İDO’dan, Eskihisar – Topçcular hattında yüzde 25 indirim İDO’da, rotanızı değiştirecek indirimler başladı.
İDO, yeni yılda ilk avantajlı fiyat uygulamasını 1 Ocak 2017 itibariyle yüzde 25 indirimle Eskihisar – Topçular arasındaki geçişlerde yaptı.
Eskihisar – Topçular hattında otomobil ve binek araç tek yön ücreti 45 TL olarak belirlendi.
Aynı kategoride gidiş dönüş bilet tercih edildiğinde ise ücret 80 TL olarak uygulanıyor.


Her yıl milyonlarca misafirine trafikten uzak, keyifli seyahat deneyimleri yaşatan İDO, Eskihisar- Topçular seferlerine büyük indirimlerle devam ediyor. 1 Ocak 2017 tarihi itibariyle bu hatta araç tiplerine göre yeni fiyat listesi de aşağıdaki gibi belirlendi:

Araç Sınıfları Araç Tipleri Tek Yön Gidiş-Dönüş
1 Otomobil, Binek araç (Otomobil Ruhsatlı) 45 TL 80 TL
1+ Minivan (Kamyonet Ruhsatlı) 50 TL 90 TL
2 Jip, Arazi taşıtı, Minibüs, Midibüs (1-20 Yolcu), Kamyonet (>4.000 Kg) 55 TL 100 TL
2+ Kamyonet (<4.000 Kg), Kamyon (4.000 Kg ve üzeri), Midibüs (21 Yolcu ve üzeri) 70 TL 130 TL
3 Kamyon (3 Aks ve Üzeri) ve 2 Aks Otobüs 105 TL 190 TL
4 3 Aks Otobüs - 3 Aks Tır 105 TL 190 TL
5 Dorseli Çekiciler (4 Aks ve Üzeri) - 4 Aks Otobüs - Tır 160 TL 300 TL
6 Motosiklet 13 TL 20 TL İDO’nun kış tarifesi kapsamında biletlerinizi, www.ido.com.tr adresinden, İDO gişelerinden, 0850 222 44 36 no’lu İDO çağrı merkezinden, İDO acente noktalarından ya da cep telefonunuza yükleyeceğiniz İDO mobil uygulaması üzerinden satın alabilirsiniz.
İDO Harem - Sirkeci hattında misafirlerini bekliyor.
İDO, yoğun talep alan Harem - Sirkeci hattında sefer sayısını artırdı.
İDO, misafirlerinden gelen talepleri göz önünde bulundurarak Harem - Sirkeci araba vapuru hattında Pazartesi-Cumartesi günleri önceden 07:00'da başlayan seferlerini
artık 05:30'da başlatıyor.
Bu sayede İDO, günlük mevcut sefer sayısına yaklaşık 6 sefer daha ekledi.
Deniz ulaşımının lider markası İDO, doldur boşalt sistemi ile çalışan Harem - Sirkeci araba vapuru hattında Pazar günleri ise her zaman olduğu gibi misafirlerine 07:00 - 21:30 saatleri arası hizmet vermeye devam ediyor.


İSTOÇ DENİZ TEMİZLİĞİ İÇİN SÜREKLİ İŞ BAŞINDA!
İstanbul 515 km lik sahil şeridiyle turistik ve önemli bir su şehri. Haliyle deniz hergün temizlenmek istiyor.
Bazı sahiller akıntıya kapalı olduğu için çöpleri biriktiriyor, bazı sahiller karadan dökülenlerle kirleniyor.
Gerek Boğaziçi sahilleri gerekse Haliç kıyıları Belediyenin İstaç tekneleri ile sürekli temizlenmeye çalışılıyor.
Temizlik aracı teknenin önünde bulunan iki kepçe birbirine yaklaştırılarak deniz seviyesinde yüzmekte olan çöpler bu şekilde toplanmaya çalışılırken, görevlilerce fileli balık kepçesiyle karadan da çöplere ulaşılmaya çalışılıyor.



Profesyonel ekip ve modern araçlarla, yaklaşık 5 milyon m² deniz yüzeyi alanını periyodik olarak temizlenmeye çalışılırken, şiddetli yağışlar sebebiyle dereler yoluyla taşınan yüzer atıkların deniz yüzeyine dağılmalarını bariyerler ile önlem alınmaya gayret ediliyor. Tüm sahil, iskele, ve yürüyüş bantlarının temizliğini plan çevresinde rutin olarak gerçekleştiriyor.
Yaz ayları boyunca İstanbul’un genelinde yaklaşık 4 milyon m² olan plaj alanını mobil temizlik ekipleri ve özel maksatlı plaj temizleme makinası ile temizliyor.
Ayrıca Deniz yaşamını ve eko sistemini olumsuz etkileyen katı atıkları profesyonel dalgıçlarlarla ve modern ekipmanlar, faaliyet gösteriyor.
Haliç, dere ağızları ve koy gibi noktalarda biriken ve suyun sığlaşmasına neden olan yıllık ortalama 170.000m³ dip çamurunu özel teçhizatlı temizlik araçlarıyla çıkarıp bu çamurun bertrafı sağlanıyor.

TRANSİT DEV GEMİLERE BU KADAR YAKLAŞMAYA GEREK VAR MI ?
Üst ve dip akıntılar, rüzgarlarla direk yol almanın pek te kolay olmadığı Boğaz'da ilk geçiş hakkı transit gemilerin olup, iki yaka arasında sefer yapan şehir hatları vapurları, feribotlar, yolcu motorları, deniz otobüsleri kurallara riyayet ederek geçiş hakkı kurallarını harfien yerine getiriyorlar.
Ne var ki denizde çatışma kuralları, transit geçiş yapan gemilere 100 metreden fazla yaklaşılmamasını da şart koşuyor. Buna uymayarak transit geçiş yapan dev tankerlere, dökme gemilere aşırı derecede yaklaşılıyor.
Bilhassa Üsküdar - Eminönü, Karaköy hatlarında sefer yapan yeni alınan şehir hatları vapurları ve Beşiktaş - Kadıköy seferleri yapmakta olan yolcu motorları zaman zaman yaklaştıkları geminin geçişinin hemen sonrası bitiminde dümen suyuna girdikleri sık sık görülüyor, akıntı nedeniyle aksi yönde rotadan uzaklaştıklarına rastlanıyor.

İDO'DA KLASİK OTOMOBİL RÜZGARI
İDO, İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği'nin İzmir'in 94. kurtuluşunu anma gezisine ev sahipliği yaptı.
Birbirinden dikkat çekici yaklaşık 36 klasik otomobil 8 Eylül Perşembe günü İDO Yenikapı - Bandırma seferini kullanarak İzmir'e hareket etti.
Bandırma'dan Akhisar'a ve sonrasında da İzmir'e geçen olan otomobiller İzmir'in Kurtuluşunu anma törenlerine katıldıktan sonra 10 Eylül Cumartesi İDO Bandırma – Yenikapı seferini kullanarak gezilerini noktaladılar.

Kabataş Vapur İskeleleri, yaklaşık iki yıl boyunca sürecek olan inşaat çalışmaları nedeniyle, 11 Ağustos sabahı deniz trafiğine kapatıldı.


Kabataş’taki Martı Projesi
kapsamında deniz, raylı sistem ve karayolu taşımacılığını entegre eden transfer merkezi yapılması için, ilk açıklanan tarihten sonra proje 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü halden dolayı iki kez ertelenmişti.

Erken açıklanan basın bildirisine göre iki yıl sürmesi tahmin edilen inşaa süresince
Kabataş Meydanı yaya ve araç geçişine kapalılarak, deniz ulaşımı ve yolcu sirkilasyonu 2016 Ağustos ayı itibariyle Beşiktaş ve Karaköy iskelerine yönlendirildi.
Yolcu iskelesi sökülürken şahmerdan yardımıyla sahile kazık çakma çalışmaları gün boyu sürüyor.
Ne var ki Beşiktaş, Karaköy, Eminönü iskele çevresinde Kabataş iskelelerini kullanan potansiyelin taşınmasıyla oluşacak yoğunluğa karşı herhangi bir tedbir, alınmadığı için zaten var olan trafik akışının daha da içinden çıkılması zor hale geldiği görülüyor. Barbaros Meydanı yanındaki duraklardan çıkan otobüslere ilave iskeleye yolcu getiren taksilerin yolcu almak için bekleme yapmaları, otele gelmek isteyen araçlar, Deniz Müzesi yanından ana yola bağlanmak için dönüş güzergahını kullanan araçlar arasına giren on binlerce yolcu zorluk çekiyor.
Bu hattı kullanan yolcular, geçici süre için yüzen iskelelerle Dolmabahçe Meydanı kıyısına çözüm bulunabilirdi diyorlar.

Trafik yeraltına!
Dolmabahçe - Fındıklı araç trafiği yeraltına alınırken, otobüs ve tramvay ulaşımı Fındıklı'ya kadar uzanacak.
Kabataş'tan başlayan Beşiktaş, Mecidiyeköy, Kağıthane ve Alibeyköy üzerinden Mahmutbey'e oradan da İkitelli, Bahçeşehir, Esenyurt'a kadar uzanacak metro hatları Kabataş'ta entegre olacak.
Mahmutbey Metrosu Kabataş'tan Karaköy ve Unkapanı Köprüsü'ne kadar uzatılacak. Proje ihalesi yapılan 18 kilometrelik Beykoz-Üsküdar Metrosu Üsküdar'da Marmaray ile Kabataş'a entegre olacak. Proje ihalesi yapılan 18.4 kilometrelik Sarıyer-Beşiktaş Metrosu Kabataş'a uzanacak. Darüşşafaka-Yenikapı Hattı'nın Taksim-Kabataş Füniküleri ile Kabataş'a entegrasyonu da devam edecek. Kabataş -Taksim füniküler hattı da bir ay sonra kapanacak.

Kabataş'taki vapur, motor ve deniz otobüsü iskeleleri çalışma süresince bu iskelelerden yapılabiliyor.
ŞEHİR HATLARI: Kadıköy-Kabataş, Kabataş-Adalar ve uğramalı Boğaz seferleri Beşiktaş ile Eminönü İskelesi'nden,
İDO: Kadıköy-Kabataş, Kabataş-Adalar seferleri Beşiktaş ve Yenikapı İskelesi'nden,
DENTUR: Kabataş-Üsküdar seferleri Karaköy İskelesi'nden,
BUDO: Kabataş-Bursa seferleri eski Karaköy İDO İskelesi'nden sağlanacak.
NOT:
1 Ekim itibariyle BUDO Deniz Otobüsleri ile Adalara sefer yapan yolcu motorları Kabataş iskelesini kullanmaya devam ediyor.!!! Ayrıca ilgili firmaların web siteleri kalkış iskeleleri konusuna açıklık getirmekte ne yazık ki geç kalmışlar
.
Kabataş'tan yapılan Kızkulesi motor seferleri ise 01 Ekim ayı kış sezonuna girilmesiyle, seferleri sadece Salacak Kızkulesi olarak düzenlenmiş.

Yaşanacak Olumsuzluklar:
Özellikle Üsküdar ve Kadıköy
İskelesi üzerinden Kabataş'a gelip Karaköy, Taksim, Maçka, istikametine giden yolcular ile Dolmabahçe Stadına maç izlemeye gelmek isteyenlerin büyük zahmet ve olumsuzluk yaşayacağı inşaat süresince, Boğaz Köprü trafiğine alternatif olarak acil durumlar için Kabataş-Üsküdar arası feribot kullanılma imkanı da bu süre içinde ortadan kalkmış olacak!
Öte yandan İnönü Stadı yıkımında toz içinde kalan Kabataş, Gümüşsuyu, Ayazpaşa, Fındıklı, Taksim gibi semtler bu defa denizden gelen rüzgarla beraber taşınarak inşaat tozundan etkilenecek. Araç trafik yoğunluğu başta taksiler olmak üzere Karaköy ve Beşiktaş bölgesinde artarak daha da sıkışıklığa neden olacak.!
.


Trafiğin yeraltına alınacağı sahil güzergahı
Fındıklı'dan Kabataş ve Dolmabahçe'ye uzanan sahil yolu (Mecli-i Mebusan Caddesi) kod seviyesi deniz seviyesinden sadece bir metre yüksekte olup, sağanak yağışlarda Taksim, Cihangir, Maçka gibi semtlerin sokaklarından debisi yüksek nehir gibi akan sularla her yağışta birikimlere neden olur. Mazgalların aciz kaldığı üst akışı oluşturan suların yanı sıra, denize kavuşan yeraltı suları da çok dallı ve zengindir. Böyle bir durumda ki Dolmabahçe Fındıklı hattında ki çift yönlü trafiği en az beş altı metre derinliğe, yani deniz seviyesinin altına almak bu tip yağışlarda geçidin su dolarak işlerliğini kaybedeceği ihtimalinini de hesaba katmak gerekir.
Trafiğin yeraltına alınma noktası olan ve dere yatağına kazıklar çakılarak yapılan Dolmabahçe Beşiktaş Arena Stadı önü olmak üzere, Beşiktaş -Fındıklı - Salıpazarı zemini martı projesi güzergâhında başta gelen problemlerden biri olabilir. Ayrıca trafiğin Dolmabahçe'de yeraltına alınmasıyla Dolmabahçe Camisi de ana karadan koparılmış olması risk oluşturabilir.

Ö
nceki yıllarda çekmiş olduğum her iki yönde ki fotoğraflarla trafiğin yolun yeraltına alınacağı stat önü ve Kabataş'a uzanan yolun Dolmabahçe Camisi önünde ki yağış sonrası durumu..!



Karaköy'den, Galata, Salıpazarı, Fındıklı Dolmabahçe'ye uzanan kıyı bandında son durum.


Galataport projesi kapsamında Galata sahili boyunca liman inşaat çalışmaları ise devam ediyo
r.(Fotoğraf çekimi 16.08.2016

KABATAŞ İSKELE DURAĞINDA BİR AĞAÇ DAHA KURUYARAK EKSİLDİ.
Beşiktaş Dolmabahçe boyunca sıralanmış tarihi çınarlar stadın önünde ara verip Kabataş set altına dek uzanıyordu.
2016 ilk baharına kadar yemyeşil olan çınarlardan biri diğerleriyle aynı şartlara muhatap iken birden bire garip şekilde kurudu. Belediye görevlileri önce kuruyan ağacı budama yoluyla dallarını kestiler, bir süre sonra sonra gövdesini ortadan ikiye böldüler, bir hafta sonra 12 Ağustos Perşembe öğlen saatlerinde ise iş makinesi ile kökünden çıkarttılar. Kuruma nedeni anlaşılamayan tarihi çınarlardan biri daha eksilirken, yerine genç bir çınar fidanı dikildi.


"Mavi Bayrak" mı Yoksa Kahverengi mi?
Dünyanın Gözbebeği İstanbul Boğazı'nda sözün bittiği yerlerdeyiz!.

Bazı fotoğraflar vardır altına hiç bir şey yazılmasa da kendi konuşur, işte bu da onlardan biri.
Yıl 2016 Ağustos ayı Dünyanın İncisi gözbebeği, fantastik şehir dediğimiz öve öve bitiremediğimiz İstanbul ve iki kıtayı ayıran doyumsuz güzellikte ki İstanbul Boğazı.
Beylerbeyi Camisi önünde ki durum ise içler acısı, bir tarafta denize boşalan kanal alt üst akıntılarla boğaza yayılırken, manzarayı seyretmeye hava almak için gelip oturan, çay içen yemek yiyen insanlar.
Sadece Beylerbeyi mi Çengelköy'e veya daha ileriye hatta karşı yakaya geçince boncuk mavisi denize karışan 364 gün kahverengi, kurban bayramında kesilen kurbanların kanı ile bir gün de kırmızı yıllar boyunca akan dereler, kanalizasyonlar, lağım kanalları.
Karadenizden geldi, Tuna Nehri atıkları kirletiyor gibi sebepler üretmek yerine ivedilikle boğaziçine akan lağım lkanalları yok edilmeli, temiz deniz mavi bayrak yüzülebilir demek yerine boğaza yayılan mikroplardan kurtarılmalıdır.
Lağım ağızında balık tutmak, midye çıkarmak veya kıyı boyunca çaybahçeleri, lüks restoranların yer aldığı turistik kentte, motorlarla, gemilerle kıyı kıyı gezerek açık hava müzesi turlarına çıkanlara bu rezalet gösterilmemelidir.

Sihirli Gazete, bu fotoğraflarla izleyicilerinin göz zevkini bozduğu için özür diler.

Şehir içinde hızlı, kolay deniz ulaşımı sunan TAXSEA seferleri başladı
İstanbul’ da yaşanan trafik sorununa yepyeni bir alternatif, dünyanın önde gelen yat markalarının distribütörlüklerinin yanısıra, brokerage, tekne imalatı ve teknik servis alanlarında 2004 yılından bu yana hizmet veren Concept Marine’den geldi. Türkiye’nin en yetkin ve deneyimli firmalarından Concept Marine’in yeni projesi Taxsea, İstanbul Boğazı ve Adalar hattında deniz taksi seferlerine başladı.
Arnavutköy’den Anadoluhisarı tam 5 dk.
Deniz ulaşımını hayatımıza dahil ederek zamanı verimli kullanmak ve trafik stresinden uzak ulaşım sağlamak misyonu ile yola çıkan proje kapsamında Taxsea, İstanbullulara şehir içi ulaşımda konforlu ve keyifli bir seçenek sunuyor. Taxsea 2 standart 3 VIP teknesiyle Boğaz ve Adalar hattında 10 kişiye kadar aktif ulaştırma hizmeti sunuyor.
Buna ek olarak program ve organizasyonlar için günlük, haftalık ve aylık kiralanabilecek teknelerle özel günleriniz için de hizmet veriliyor. Concept Marine kurucularından Haluk Gündoğdu, “Taxsea projemiz ile en iyi bildiğimiz iş olan deniz ulaşımında İstanbullulara konforlu şehir içi ulaşımı sağlıyoruz. Zamanın herşeyden daha önemli olduğu günümüzde tüm altyapı çalışmalarını güvenlik ve müşteri memnuniyeti üzerine kurguladığımız Taxsea projemiz, işimize duyduğumuz heyecanın en yeni halkasıdır” dedi.
Taxsea çağırmak için günün her saati iletişim telefonu: 444 9 093

İstanbullines Feribotlarıyla Yolculuğunuz Sorunsuz Geçecek...
Deniz taşımacılığının yenilikçi markası ‘İstanbullines’, Eskihisar-Tavşanlı (Yalova) hattını kullanacak yolcuları için feribot ringini arttırıyor. Hızlı, ekonomik, konforlu ve güvenli geçişleriyle bilinen İstanbullines, misafirlerini kuyruk çilesinden kurtararıyor.

Yaz aylarında, Eskihisar liman alanındaki araç park sahasını yenileyen İstanbullines, feribotlarını 24 saat çalıştırarak Eskihisar - Topçular hattının alternatif markası olmayı sürdürecek.
İstanbullines’ın, konforlu ve hızlı gemileri sayesinde Eskihisar-Topçular hattında alışılagelmiş 45 dakika süren uzun geçişler artık sadece 25 dakika sürüyor. Körfezi karadan dolaşmadan feribotla geçmek isteyen tüm misafirler için sıra bekletmeden, hızlı konforlu ve ekonomik bir seyahat seçeneği sunuluyor.
Otomobil için en uygun fiyatı, gidiş dönüş 100 TL ve kredi kartı ödeme seçeneği sadece İstanbullines'de uygulanıyor.


Şehir Hatlarına öncekilere hiç benzemeyen yeni tip gemiler katıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi için inşa edilen ŞH-Göksu, ŞH-Küçüksu ve ŞH-Durusu isimli 3 yeni gemi İstanbulluların hizmetine girdi.
Deniz ulaşımına yönelik yatırımları kapsamında Özata Tersaneleri’nde inşa ettirdiği modern, ve panoramik vapurlardan, şimdilik Üsküdar Eminönü arası hizmet veriyor. Double&ended tipi yolcu gemileri teknolojik imkanlarla donatıldı. Yeni gemilerin en önemli özelliği engelli yolcuların erişimini daha da kolaylaştırması. Yüksek manevrası, modern tekne yapısı, hızı, konforu ve iki yönlü hareket kabiliyetine sahip olacak yeni gemiler, mevcut yanaşma manevrasından farklı olarak önden ve arkadan çift yönlü yanaşabiliyor.
Gemiler kontrol kulesi gibi kaptan köşkü ile
gemiden çok iki katlı iskeleye benzetildi.

Gemi burnunda bulunan açılır Baş Kapak uygulamasından vazgeçildi

Bir zamanlar baş kapaktan yolcu ve araç alan gemiler bu uygulamadan vazgeçtiler.
Baş kapaklardan su alıp batan bir kaç gemiden sonra kurallar değiştirilerek, bu tip baş kapaklar yerlerine açılmayacak şekilde solit edildi. Bu işlem sırasında kapak yerine kaynatılarak sabitlendi. Bandırma ve Tekirdağ feribotları gibi.



İSTANBUL BOĞAZI'NDA GEMİLERİN DENİZ TRAFİĞİ TEK Mİ ÇİFT Mİ.........?
Dünyanın en tehlikeli su geçiş yollarından biri olan İstanbul Boğazı deniz trafiğinde tek yönlü geçiş uygulanıyor.
Programa göre Marmara'dan Karadeniz'e, veya Karadeniz'den Marmara'ya geçiş yapacak gemiler kural gereği sıralarını bekliyor.
9 Mayıs Cumartesi akşam saatinde geçiş yönü Marmara'dan Karadeniz'e aralıksız akarken, önce iki savaş gemisi sonra da bir başka ticari gemi Stena Sealine Karadeniz yönünden gelişi sırasında, iki yaka arasında dikine sefer yapan şehir hatları gemileri, yolcu motorları seyir halindeyken çift yönlü kullanıldı.

Yapmayın Şunu... Gemiler kamyon değil ki frene basınca, tornistan yapınca oracıkta dursun!
Çapraz hatların en yoğun olduğu bölgede, birbirini geçen gemiler, Üsküdar-Sarayburnu arasında risk oluşturmaya devam ediyor. 25.Haziran.2011 Cumartesi öğleden sonrasında, Kabataş-Adalar ve Kadıköy-Karaköy-Eminönü arası çalışan yolcu motor ve şehir hatları seferleri ile Harem-Sirkeci araba vapurları, Haydarpaşa-Sirkeci vagon feribotları arasında kılavuz refakatıyla geçen tanker ve dökme gemi, tüm olabilirlikleri hiçe sayarcasına yollarına devam ettiler.

40 YIL ÖNCE 40 YIL SONRA İSTANBUL BOĞAZINDA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK...
Dünyanın sayılı su yollarından biri olan İstanbul Boğazında tüzük kurallarına rağmen gemiler birbirlerini geçmeye devam ediyorlar. 19 Mayıs günü çekilen ve sağda yer alan bu fotoğrafta'da görüldüğü üzere Beylerbeyi dönemecinde gemiler birbirleriyle yan yana seyrediyorlar. Deniz trafiğini düzenlemek amacıyla yapılan kuleler'de olası bir çarpışma, dümen arızası, çapraz geçişte arada kalma riski oluşacak durumda bir tekne, turist motoru, şehir hatları gemisi için çaresiz kalacağı aşikar görünüyor. Her iki fotoğrafta da görüldüğü üzere aynı mevkide aynı hata tekrarlanıyor.

BALIK KALMADI DİYORUZ AMA...
İstanbul, Çatalca sahillerinden Silivri sahillerine, Ağva kıyılarından Eskihisar’a varıncaya kadar kilometrelerce kıyı şeridine sahip dünyanın en önemli su kentlerinden biri. Kıyılardan ve tekne ile yakın sahillerden yapılan olta balıkçılığı sayesinde her gün tonlarca balık yakalanıyor. Avlanan balık miktarı görünmeyen ve sayılmayan balıklar için gece gündüz avlanan amatör, yarı amatör balıkçı sayısına şöyle bir göz atarsak yaklaşık en az iki bin kişinin denize olta salladığı sanılıyor. Ve yine bir olta balıkçısının yaklaşık ortalama günde bir kilo balık tuttuğu var sayılırsa bu toplamda günde iki ton taze balık avlanması anlamına geliyor.
En yoğun balık tutulan yerlerin başında Boğaz kıyıları özellikle Arnavutköy-Bebek ilk sırada yer alıyor. Bu mevkiden daha fazla yoğunluk yaşanan bir başka mevkii ise Haliç ağzı özellikle Galata ve Unkapanı köprülerinin üstü olduğu görülüyor. Gündüz balık avcıların yerini gece vardiyasında çalışan balık avcıları alıyor ve köprülerin üstü gece gündüz ayrımı olmaksızın her daim balık avcılarıyla doluyor. Balıkçılar tuttukları balıkları hem kendi evlerine götürüyor hem de tuttukları yerde satıyorlar.
Kıyı balıkçılığını tekne ile yapanlar ise balığın hareket durumuna göre boğazın akıntılı suyolunda, adaların çevresinde, Kızkulesi açıklarında lüfer, çinakop, istavrit, kıraça başta olmak üzere kefalden, minekopa, eşkinaya, izmarite dek çeşitli balıklar tutuyorlar.
Yine bu bereketli deniz, balıkların yanısıra her gün yapılan dip taramalarla İstanbul'un midye ihtiyacını karşılıyor.

Hiç boş kalmayan Galata ve Unkapanı köprüleri üzerinde, günde bir kişi 10 kiloyu aşkın istavrit balığı tutabiliyor.
DİKKAT: Yeni yasaya göre, hobi olarak balık tutmak isteyenler, 20 TL ödeyerek Tarım Bakanlığı, il, ilçe müdürlüklerinden Amatör Balıkçı Belgesi almak zorundalar. 18-60 yaş arası amatör olta balıkçıları eğer izin belgesini, istendiğinde gösteremezlerse 200 TL ceza ödemek zorunda kalacakları belirtiliyor.

İstanbul'un Prens Adalarında sahiller iskele doldu.
Her işletmeye ayrı iskele.
İstanbul’un incileri Prens Adalarına ulaşım, önceki yıllarda sadece şehir hatları vapurlarının yanaştığı tek iskeleyle yapılırken son yıllarda yolcu taşımacığına Deniz otobüsleri, motor taşımacığı, deniz taksi gibi çeşitli araçlar da eklendi. Ne var ki her işletme farklı olduğu için deniz araçları da kendi iskelelerini yapıp kullanmaya başladılar.
Bunun sonucunda bilhassa Kınalıada, Burgazada gibi özelliğini, mimari dokusunu yıllarca korumuş, tarihi yalılara, köşklere, konaklara sahip adaların prestij ve referans sayılacak, yolcunun, turistin turistik adalar hakkında ilk intibaa edineceği dar alana sahip sahil şeridi, çeşitli iskelelerle estetiğini kaybedip bir karmaşa yaşanmasına neden oluyor. Kınalıada’da vapur adeta plajın içinde ki iskeleye yanaşırken iki katlı pembe terminalin ada mimari dokusuna uymayan yapısı, demir korkulukların boyanmasında uyumsuz renk seçimi göze çöp gibi batıyor.
Burgazada'da ise fayton parkı ile çocuk parkının yan yana olması yadırganırken, iskeleler, balıkçı barınağı ile uzanıp giden sahil bantı erişilmez duruma bürünüyor.

Büyükdere İskelesi beklediği ilgiye kavuştu
Öte yandan İstanbul Boğazının tarihi iskelerinden biri olan Büyükdere İskelesi Kazıklı Yol yapımı nedeniyle denizle bağlantısı kesilmiş, yolun deniz tarafına yeni yapılan iskele
nedeniyle hüviyetini kaybetmişti. Heykellerle süslü, Boğaz'ın en güzel yerlerinden biri olan Büyükdere'de ki iskelesi, restore edilerek kamunun kullanımına açık kültür hizmeti veren sanat galerisi, bir lokal ile içinde kafesi, restoranı bulunan bir işletme olarak işterlik kazandırıldı.

2016 Nisan ayı itibariyle emsalsiz güzellikte ki heykelli Büyükdere İskelesinde restorasyon çalışmaları nihayet bitti.


Yüzyıla yakın geçmişiyle Halas 71, sevdiklerini seçkin bir mekânda ağırlamak isteyenlerin adresi olacak.
Aralarında Türk ve yabancı pek çok devlet adamının da bulunduğu yolcularına yaz aylarında güney kıyılarında, kış aylarında da İstanbul’da hizmet veren Halas 71, hizmet kalitesiyle seçkin davetlerin adresi olmayı sürdürüyor.
Yüzyıla yakın bir geçmişe sahip Halas 71, misafirlerini farklı bir ortamda ağırlamak isteyenlerin ilk tercihleri arasında. Tarihi gemide maksimum 120 kişilik organizasyonlar gerçekleşirken, tüm detaylar davet sahibiyle birlikte planlanıyor. Kendine has ikram tarzı ile sofistike davetlere sahne olan Halas 71, yılbaşı özel partiler, davetlerde konuklara tarihi atmosferi soluyarak nostaljik ve unutulmaz bir gezi yaşatıyor.
İstanbul’un tarihi mekânlarının başında gelen Halas 71, 1914 yılında İskoçya’da inşa edildi. 1923 yılında Şirket-i Hayriye’ye geçtikten sonra kurtuluş anlamına gelen “Halas” adıyla 65 yıl boyunca Şehir Hatları’nda yolcu vapuru olarak hizmet verdi. 1984 yılında özel sektöre devredilen Halas, tamamen çağdaş donanımla restore edilerek lüks kabinli modern turistik bir gemi haline getirildi. 2008 yılında Caroline ve Mustafa Koç’un yönetime geçen Halas, 22 ay süren ikinci bir restorasyondan geçti. Davet mekânlarının yansıra 12 çift kişilik kabinlerinde 24 kişiye kadar konaklama yapılabilen gemi, yüzen bir butik olarak her türlü özel organizasyonlara ev sahipliği yapabiliyor.
 
 

İstanbul "HALİÇ METRO GEÇİŞ KÖPRÜSÜ" BEĞENİLMEDİ !

Haliç Metro Geçiş Köprüsü ortaya çıkarken, kentin silueti batıyor.
İnşaatına 2005 yılında başlanan ve 2013 yılı sonunda ise üzerinde seferlere yapılan köprü, bir çok mimar, kurum, kurulluş ve kentli tarafından olumsuz değerlendirildi.
460 metresi deniz üzerinde olmak üzere toplam uzunluğu 936 metrelik köprü, İstanbul Metrosu’nun aşamalarından biri olarak Haliç Metro Geçiş Köprüsü Hacıosman’dan metroya binen yolcular kesintisiz olarak Yenikapı aktarma istasyonuna ulaşacaktıracak. Buradan Marmaray bağlantısıyla, Kadıköy-Kartal, Bakırköy-Atatürk Havalimanı veya Bağcılar-Olimpiyatköyü-Başakşehir’e kısa sürede ulaşabilmesi hedefleniyor.
Portekiz’de imal ettirilerek üç seferde Haliç’e getirilen 51 parça kazık teknik hazırlıkların tamamlanmasından zemine çakılarak üst yol birleştirildi. 55 metre kule yüksekliğine sahip, 150 milyon Euro ihale bedeli olan, Tarihi Yarımada’nın siluetine olumsuz yönde büyük zarar verileceği görüşünün hakim olduğu köprü inşaatı, 2013 yılı Mart ayında birleşti.
Köprünün Süleymaniye Camii başta olmak üzere, şehir dokusuna uyumsuz görünüşü, Altın Boynuz Haliç panaromasını çirkinleştirdiği ve görünüşü, varlığı ile hem gereksiz hem demir yığınından farksız olduğu ileri sürülüyor.


Yıl sonunda hizmete girmesiyle, Marmarayla entrgre edilecek köprüden günde bir milyon yolcu taşınması planlanıyor.


Altın Boynuz'un İki Renkli "Fil Köprüsü"
Yıllardır kaderine terk edilmiş olan köprüsü şimdi iki renk.
Eski Belediye Başkanı Bedreddin Dalan tarafından dev bir hamle ile temizlenen Haliç'in derinliklerinde Alibeyköy semti sahilinde yer alan metal köprü elektrik kablolarını taşıyan battal bir durumda duruyordu. İstanbul'un en büyük projesi kapsamında temizlenerek ortaya çıkarılan Haliç kıyıları ve çevresi, iş yerleri, fabrika ve depolardan arındırıldıktan sonra köprü rahat bir ortama kavuşmuştu. Kıyı boyunca yürüyüş ve yeşil alanlanlar ayrılmış, parklar yapılmıştı. Günümüzde ise köprü iki renk boyanarak iki yaka arasında geçişi sağlıyor.
Fotoğraflar 1976 ve Nisan 2014 yıllarında çekilmiştir


İstanbul Boğazı'nda yapılan havai fişek gösterisi kutlamaları ilgiyle izlendi.
İstanbul Belediyesi tarafından düzenlenen ses, ışık, havai fişek gösterisi, ilginç ve etkileyiciydi. İstanbul Boğaziçi Köprüsü ile Kızkulesi arasında kalan bölümde belirli aralıklarla konumlanmış platformlardan atılan havai fişekler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gecesini gündüze çevirdi. Ses ve ışık gösterisi ile Boğaziçi Köprüsünden başlayıp, 16 noktadan yapılan havai fişeklerle devam eden şölende, İstanbul semalarında kesişen güçlü lazer ışık huzmeleri, geceye ayrı bir renk kattı. Gösteride römorkörlerle çekilerek getirilen sallar üzerinde ateşleme sırasıyla dizilerek düzenek haline getirilmiş havai fişeklerin patlatılması, 19.45 başlayıp 15 dakika sürdü. Havai fişekler ayrı platformlardan aynı tür, aynı, renk, aynı modelde olanların, aynı anda havaya fırlatılması sonucu, gökyüzünde renk cümbüşü yarattı. 2007, 2008, 2009'da olduğu gibi İstanbullular gösteriyi manzaralı
seyir noktalarından, denizden hayranlıkla izleyip kameralarına çektiler. Patlayan havai fişek sesleri, Üsküdar-Harem-Salacak, Ortaköy-Kabataş-Cihangir çanağında yankılandı. Cumhuriyetin 87.yılı kutlamaları çerçevesinde Boğaz Köprüsü Kızkulesi arasında yapılan havai fişek gösterisinde 250 metre yüksekliğe çıkan havai fişeklerin yanı sıra Boğaziçi Köprüsünden 42 ateşleme sistemi ile 800 metre ateş şelalesi oluşturuldu. Havanın serin rüzgârlı olması fişeklerden yayılan dumanlar çabuk dağılmasına, gökyüzünün bulutlu olması ise yayılan ışıkların yansımasına ve daha aydınlık görüşe imkân verdi. 15 dakikalık gösterinin finalinde patladığı anda yıldız biçimi alan fişekler gökyüzüne estetik katarken finaldeki renk cümbüşü heyecan ve coşkuyu daha da artırdı.
2011 yılı Ekim ayında kaybedilen şehitlerimiz ve vuku bulan Van depremi nedeniyle 29. Ekim törenleri bu üzüntüler nedeniyle gerçekleştirilemedi, Meydanlar halkın kendi kutlamalarıyla doldu. Klip 2010 yılı kutlamaları kapsıyor.

Klibin Süresi: Altı Dakikadır



İstanbul'un Levent ve Maslak yönüne doğru süratla gelişmesi, kente boyu uzayan şehir görünümü kazandırırken yeni gökdelenlerin yapılmadan önce kent planlamacılarının gelecek için yeşil alan, ulaşım ve acil durum ihtiyaçlarına karşı şimdiden önlem almaya zorluyor.

Marmara’dan Boğaza giriş
Öte yandan Martı İskelesi ve Üsküdar-Kabataş yeraltı tüp geçit çalışması nedeniyle Kızkulesi açıklarında yüzeyde bulunan gemi nedeniyle transit geçiş yapan dev gemiler, bu noktada önce Dolmabahçe Sarayına dümen kırıyor daha sonra Kabataş açıklarında ani kavis çizerek rotalarını Boğaz geçiş hatlarına çeviriyorlar. Olası dümen kilitlenmesi veya vuku bulacak bir başka probleme karşı anında müdahale için çalışma yapan geminin açığında römorkör bekletiliyor.

   
Boğazdan sürü geçişi
Dünyanın en rizikolu su yollarından biri sayılan İstanbul Boğazı gemilerin yarattığı çeşitli tehlikelere sahne oluyor.
Bazı gemi kazaları maddi manevi zararlarla sonuçlanırken bazıları gözlerden kaçıp basına bile yansımadan yaşanıyor.
Boğaza Karadeniz'den giriş yapıp, Beşiktaş açıklarına gelen üç yüklü gemi akıntının ilave hızıyla Üsküdar önlerine birbirlerini geçmek için yoğun çaba sarfettiler.Bu amansız yarış Boğaz Deniz Trafiği kulesi önüne dek devam etti.
Kadıköy-Karaköy arasında akşam saatlerinde daha da yoğunlaşan şehir hatları vapur ve motor seferleri, boğaza Marmara'dan giriş yapan dev tankeri karşılarında gören gemilere güç anlar yaşattı. Birbirlerine yakın seyderen gemilerden (Sands-1) solunda geçemediği Yılmaz Kaptan gemisinin dümen suyuna hızını keserek girmesiyle bir tehlike daha büyümeden önlemiş oldu.


Ziyaretçi Sayısı


Yazı ve Fotoğraflar: Haluk Özözlü
Deniz Haberleri
Özel Haberler

Beyoğlu Muhabiri

Kent Haberleri

Alışveriş

Nereden Nereye

Müzik Kulübü
Posta Arabası
Kültür & Sanat
Magazin & Konser
Nokta Gezi

Mizah & Oyun

Kadın Modası
İstanbul Mekanları
Güncel