İSTANBUL 37 YIL ÖNCE
15 KASIM 1979'da INDEPENDENTA TANKER YANGINI 'nı yaşamıştı! Fotoğraf, video ve haber Sihirlitur.com Olaylar bölümünde... Lütfen Tıklayınız...

Avrupa Kıtası Asya Kıtasına 100 Metre daha yaklaşıyor.

Deniz Kazıklandı
Martı projesi adı altında başlayan çalışmalarda Kabataş İskelesi yolcu trafiğine ve vapurların yanaşmasına 11 Ağustos
tarihinde kapatıldı. İskele ve giselerin yıkımından sonra araba vapurlarının iskele uzantılarında bulunan yanaşma yükseltileri de yıkıldı. 2017 ocak ayında İstanbulu etkisi alan yoğun kar yağışı ve lodos nedeniyle çalışmalara bir hafta ara verildikten sonra yeniden başlandı.
Kasım ayı başında yolcu salonlarının tamamen yıkılması ile başanan kazık çakma işlemi eski Deniz Otobüsleri iskelesinde bulunan Belediyeye ait Beltur Kafenin bulunduğu yer ile eski adalar yolcu salonu önünde de yapılıyor. Büyük ihtimalle sahili yalayan akıntı yeni yapılmakta olan iskele bu görevi yapamayacak ve denizin yüzeyde taşınan çöplerini Arnavutköy kazıklı yolun altında görüldüğü gibi iskelenin sağına ve soluna biriktirecek.


Yeni yapılmakta olan iskelenin denizden 100 metre açığa kadar uzanacağı, bu da haliyle Avrupa kıyı şeridinin Anadolu yakasına 100 metre daha yaklaşacağı anlamına geliyor.
Denize çakılan kazıkların arasına Nisan ayında başlayan dolgu çalışmalarında damperli kamyonlarla taşınan taşlar dökülerek deniz dolduruluyor.
Dolgu işlemi tamamlanınca bu defa üzerine dökülecek betonlarla 14 bin metre karesi meydan olmak üzere 90 bin metre karelik alan yaratılmış olacak. Yeni kazanılan alanlarda çelik, cam gibi malzemelerle yüksekliği 10 metre olacağı belirtilen bir bina vapur, deniz otobüsü, motor iskeleleri, yeraltı trafik yolu ile bir çok hizmet ünitesinin de yer alacağı belirtiliyor!. 11.Nisan.2017




Fotoğraftaki görüntüye bakılırsa beklemekte olanlarla birlikte daha epeyce kazık çakılacak gibi görünüyor. İskele yapımı nedeniyle sahil yolunun deniz tarafında bulunan korunaklı otobüs duraklarının kaldırılmış olmasıyla açıkta bekleyen yolcular mağduriyet yaşıyorlar. Öte yandan Büyükada Heybeli yolcu motorları seferlerine devam ediyorlar.
Nihayet:
2016 yılı Ağustos ayında başlayan çalışmalardan sonra 27. Nisan 2017 tarihinde kazık çakılan bölgenin 200 metre Boğaz yönüne doğru herhangi bir çarpışmaya neden olmamamak için kıyıdan 150 metre açığa çakar fenerli şamandıra konuldu.

Beşiktaş - Üsküdar Motor İskelelerine Dikkat...!


Kabataş İskelesi Martı projesi nedeniyle hiçbir önlem alınmadan Beşiktaş İskelesine nakledilen Kabataş - Üsküdar seferleri nedeniyle Beşiktaş İskelesi'nde yolcu yoğunluğu daha da arttı.

Gerek yolcu güvenliği gerekse insan itibarı gibi konular göz önüne alındığında, motorlara giren çıkan yolcular turnikelerde birbirine karışmış, engellilerin, yaşlıların zorlukla kullanabildiği iskeleler ve çevreleri gerçekten kördüğümden farksız hale gelmiş.

Durum Üsküdar İskelesi çevresinde de Beşiktaş İskelesi çevresinden faksız.
Yolcu motorlarından inen yolcular durakta bekleyenler, büfeler, gereksiz şehir mobilyaları, satıcılar, araç trafiği arasında sıkışmış. Karşıdan karşıya geçmekte bile zorlanan yayaların rahatı ve özellikle güvenliği için çok geç kalınmadan acilen önlem alınması kaçınılmaz görünüyor.

İDO ile Körfez geçişi haftasonları gidiş - geliş 70 TL...
İDO Eskihisar-Topçular hattında haftasonları gidiş-geliş ücretini 70 TL’ye düşürürken, Sirkeci-Harem araba vapuru hattında ise yeni tarifeye geçti.
Körfez geçişinde 1 Ocak 2017’de geçiş ücretinde yüzde 25 indirim yapan İDO, aynı hatta bu kez hafta sonu uygulaması başlattı. Eskihisar-Topçular araba vapuru hattı, hafta sonları gidiş-geliş 70 TL’ye indirildi.
Otomobil, jeep ve minivan tipi araçlar için geçerli olan hafta sonu uygulaması, 22 Şubat 2017’den itibaren Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerini kapsayan gidiş-geliş seyahatlerde geçerli olacak.
Yolcular, yeni fiyat tarifesi üzerinden gidiş-geliş biletlerini Eskihisar-Topçular araba vapuru gişelerinden temin edebilecek.
Aynı araç tipleri için tek yön araç geçiş ücreti 45 TL olarak uygulanmaya devam edecek.
İDO, Harem-Sirkeci hattında gece-gündüz çalışıyor İDO, Sirkeci-Harem araba vapuru hattında da değişikliğe giderek hizmet süresini
uzattı.
Pazartesiden Cumartesi’ye 05.30 -22.30 Pazar günleri 07.00 – 21.30 saatleri arasında sefer yapan Sirkeci-Harem hattında sefer sayıları artırılarak; Pazartesiden Cumartesi’ye 05:00’ten 24:00’e kadar, Pazar günleri 05:00’ten 22:30’a kadar uzatıldı. Misafirlerine her zaman keyifli, konforlu, güvenli ve avantajlı fiyatlarla yolculuk deneyimi yaşatan İDO, Eskihisar-Topçular ve Sirkeci-Harem arasında 3 ayrı tipte 18 araba vapuru ile hizmet veriyor...


İDO dış hatlarında dev indirime gitti!
Pendik Yalova arası araç geçişi 39 TL'ye sabitledi...

Araç içi yolcu ücretini ise sadece 1 TL olarak belirledi. 1 Mart’tan itibaren geçerli olacak yeni fiyatlarla Pendik’ten Yalova’ya özel aracıyla seyahat eden 4 kişilik bir aile, körfezi sadece 42 TL’ye geçebilecek.
İDO ayrıca Yenikapı-Bursa, Yenikapı-Bandırma ve Yenikapı-Yalova hatlarında da araç fiyatlarında yüzde 20 indirim yaparak araç içi yolcu fiyatını sabitledi.


Misafirlerine her zaman keyifli, konforlu, güvenli ve avantajlı fiyatlarla yolculuk deneyimi yaşatan İDO, en sık tercih edilen dış hat hızlı feribot seferlerinde araç içi yolcu fiyatlarında sabit fiyat kampanyası başlattı.
İDO, Pendik-Yalova hattında araç fiyatını 39 TL’ye sabitlerken, araç içi yolcu ücretini sadece 1 TL olarak belirledi. Yeni fiyatlarla İstanbul Pendik’ten Yalova’ya, otomobil+4 kişi, 42 TL’ye gidebilecek. Bu sayede karayolu ile yaklaşık 2 saat süren ve minimum 60 TL’lik yakıta mal olan 135 kilometrelik Pendik-Yalova arası, İDO feribotu ile 45 dakikada, sadece 42 TL’ye aşılabilecek.
Misafirlerine yakıt tasarrufunun yanı sıra keyifli ve konforlu bir yolculuk deneyimi de yaşatan İDO, diğer dış hat hızlı feribot seferlerinde de dev indirim yaptı. İDO, Yenikapı hareketli Bursa, Bandırma ve Yalova feribotlarında araç fiyatını yüzde 20 aşağı çekti.
Aynı hatta araç içi yolcu fiyatı da en düşük fiyatlarla sabit hale getirildi.
Buna göre Yenikapı-Yalova feribotu ile araç geçişi 39 TL’den başlarken, araç içi yolcu 10 TL; Yenikapı Bandırma araç geçişi 119 TL’den başlarken, araç içi yolcu 25 TL; Yenikapı-Bursa araç geçişi 69 TL’den başlarken, araç içi yolcu 15 TL olacak. Yeni indirimli fiyatlar, 1 Mart 2017’den itibaren geçerli olacak.

İDO, 1 Ocak 2017 tarihinde, körfez geçişinde önemli bir hat olan Eskihisar-Topçular arasında da yüzde 25 indirim yapmış; araç geçişini tek yönde 45 TL’ye, gidiş-dönüşte ise 80 TL’ye düşürmüştü.

İDO YENİ YILA İNDİRİMLİ YENİ TARİFESİ İLE GİRDİ ...
Körfez Köprüsüyle başlayan rekabet yolcuya yaradı.

İDO’dan, Eskihisar – Topçcular hattında yüzde 25 indirim İDO’da, rotanızı değiştirecek indirimler başladı.
İDO, yeni yılda ilk avantajlı fiyat uygulamasını 1 Ocak 2017 itibariyle yüzde 25 indirimle Eskihisar – Topçular arasındaki geçişlerde yaptı.
Eskihisar – Topçular hattında otomobil ve binek araç tek yön ücreti 45 TL olarak belirlendi.
Aynı kategoride gidiş dönüş bilet tercih edildiğinde ise ücret 80 TL olarak uygulanıyor.


Her yıl milyonlarca misafirine trafikten uzak, keyifli seyahat deneyimleri yaşatan İDO, Eskihisar- Topçular seferlerine büyük indirimlerle devam ediyor. 1 Ocak 2017 tarihi itibariyle bu hatta araç tiplerine göre yeni fiyat listesi de aşağıdaki gibi belirlendi:

Araç Sınıfları Araç Tipleri Tek Yön Gidiş-Dönüş
1 Otomobil, Binek araç (Otomobil Ruhsatlı) 45 TL 80 TL
1+ Minivan (Kamyonet Ruhsatlı) 50 TL 90 TL
2 Jip, Arazi taşıtı, Minibüs, Midibüs (1-20 Yolcu), Kamyonet (>4.000 Kg) 55 TL 100 TL
2+ Kamyonet (<4.000 Kg), Kamyon (4.000 Kg ve üzeri), Midibüs (21 Yolcu ve üzeri) 70 TL 130 TL
3 Kamyon (3 Aks ve Üzeri) ve 2 Aks Otobüs 105 TL 190 TL
4 3 Aks Otobüs - 3 Aks Tır 105 TL 190 TL
5 Dorseli Çekiciler (4 Aks ve Üzeri) - 4 Aks Otobüs - Tır 160 TL 300 TL
6 Motosiklet 13 TL 20 TL İDO’nun kış tarifesi kapsamında biletlerinizi, www.ido.com.tr adresinden, İDO gişelerinden, 0850 222 44 36 no’lu İDO çağrı merkezinden, İDO acente noktalarından ya da cep telefonunuza yükleyeceğiniz İDO mobil uygulaması üzerinden satın alabilirsiniz.
İDO Harem - Sirkeci hattında misafirlerini bekliyor.
İDO, yoğun talep alan Harem - Sirkeci hattında sefer sayısını artırdı.
İDO, misafirlerinden gelen talepleri göz önünde bulundurarak Harem - Sirkeci araba vapuru hattında Pazartesi-Cumartesi günleri önceden 07:00'da başlayan seferlerini
artık 05:30'da başlatıyor.
Bu sayede İDO, günlük mevcut sefer sayısına yaklaşık 6 sefer daha ekledi.
Deniz ulaşımının lider markası İDO, doldur boşalt sistemi ile çalışan Harem - Sirkeci araba vapuru hattında Pazar günleri ise her zaman olduğu gibi misafirlerine 07:00 - 21:30 saatleri arası hizmet vermeye devam ediyor.


TRANSİT DEV GEMİLERE BU KADAR YAKLAŞMAYA GEREK VAR MI ?
Üst ve dip akıntılar, rüzgarlarla direk yol almanın pek te kolay olmadığı Boğaz'da ilk geçiş hakkı transit gemilerin olup, iki yaka arasında sefer yapan şehir hatları vapurları, feribotlar, yolcu motorları, deniz otobüsleri kurallara riyayet ederek geçiş hakkı kurallarını harfien yerine getiriyorlar.
Ne var ki denizde çatışma kuralları, transit geçiş yapan gemilere 100 metreden fazla yaklaşılmamasını da şart koşuyor. Buna uymayarak transit geçiş yapan dev tankerlere, dökme gemilere aşırı derecede yaklaşılıyor.
Bilhassa Üsküdar - Eminönü, Karaköy hatlarında sefer yapan yeni alınan şehir hatları vapurları ve Beşiktaş - Kadıköy seferleri yapmakta olan yolcu motorları zaman zaman yaklaştıkları geminin geçişinin hemen sonrası bitiminde dümen suyuna girdikleri sık sık görülüyor, akıntı nedeniyle aksi yönde rotadan uzaklaştıklarına rastlanıyor.


İDO'DA KLASİK OTOMOBİL RÜZGARI
İDO, İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği'nin İzmir'in 94. kurtuluşunu anma gezisine ev sahipliği yaptı.
Birbirinden dikkat çekici yaklaşık 36 klasik otomobil 8 Eylül Perşembe günü İDO Yenikapı - Bandırma seferini kullanarak İzmir'e hareket etti.
Bandırma'dan Akhisar'a ve sonrasında da İzmir'e geçen olan otomobiller İzmir'in Kurtuluşunu anma törenlerine katıldıktan sonra 10 Eylül Cumartesi İDO Bandırma – Yenikapı seferini kullanarak gezilerini noktaladılar.

Kabataş Vapur İskeleleri, yaklaşık iki yıl boyunca sürecek olan inşaat çalışmaları nedeniyle, 11 Ağustos sabahı deniz trafiğine kapatıldı.


Kabataş’taki Martı Projesi
kapsamında deniz, raylı sistem ve karayolu taşımacılığını entegre eden transfer merkezi yapılması için, ilk açıklanan tarihten sonra proje 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü halden dolayı iki kez ertelenmişti.

Erken açıklanan basın bildirisine göre iki yıl sürmesi tahmin edilen inşaa süresince
Kabataş Meydanı yaya ve araç geçişine kapalılarak, deniz ulaşımı ve yolcu sirkilasyonu 2016 Ağustos ayı itibariyle Beşiktaş ve Karaköy iskelerine yönlendirildi.
Yolcu iskelesi sökülürken şahmerdan yardımıyla sahile kazık çakma çalışmaları gün boyu sürüyor.
Ne var ki Beşiktaş, Karaköy, Eminönü iskele çevresinde Kabataş iskelelerini kullanan potansiyelin taşınmasıyla oluşacak yoğunluğa karşı herhangi bir tedbir, alınmadığı için zaten var olan trafik akışının daha da içinden çıkılması zor hale geldiği görülüyor. Barbaros Meydanı yanındaki duraklardan çıkan otobüslere ilave iskeleye yolcu getiren taksilerin yolcu almak için bekleme yapmaları, otele gelmek isteyen araçlar, Deniz Müzesi yanından ana yola bağlanmak için dönüş güzergahını kullanan araçlar arasına giren on binlerce yolcu zorluk çekiyor.
Bu hattı kullanan yolcular, geçici süre için yüzen iskelelerle Dolmabahçe Meydanı kıyısına çözüm bulunabilirdi diyorlar.

Trafik yeraltına!
Dolmabahçe - Fındıklı araç trafiği yeraltına alınırken, otobüs ve tramvay ulaşımı Fındıklı'ya kadar uzanacak.
Kabataş'tan başlayan Beşiktaş, Mecidiyeköy, Kağıthane ve Alibeyköy üzerinden Mahmutbey'e oradan da İkitelli, Bahçeşehir, Esenyurt'a kadar uzanacak metro hatları Kabataş'ta entegre olacak.
Mahmutbey Metrosu Kabataş'tan Karaköy ve Unkapanı Köprüsü'ne kadar uzatılacak. Proje ihalesi yapılan 18 kilometrelik Beykoz-Üsküdar Metrosu Üsküdar'da Marmaray ile Kabataş'a entegre olacak. Proje ihalesi yapılan 18.4 kilometrelik Sarıyer-Beşiktaş Metrosu Kabataş'a uzanacak. Darüşşafaka-Yenikapı Hattı'nın Taksim-Kabataş Füniküleri ile Kabataş'a entegrasyonu da devam edecek. Kabataş -Taksim füniküler hattı da bir ay sonra kapanacak.

Kabataş'taki vapur, motor ve deniz otobüsü iskeleleri çalışma süresince bu iskelelerden yapılabiliyor.
ŞEHİR HATLARI: Kadıköy-Kabataş, Kabataş-Adalar ve uğramalı Boğaz seferleri Beşiktaş ile Eminönü İskelesi'nden,
İDO: Kadıköy-Kabataş, Kabataş-Adalar seferleri Beşiktaş ve Yenikapı İskelesi'nden,
DENTUR: Kabataş-Üsküdar seferleri Karaköy İskelesi'nden,
BUDO: Kabataş-Bursa seferleri eski Karaköy İDO İskelesi'nden sağlanacak.
NOT:
1 Ekim itibariyle BUDO Deniz Otobüsleri ile Adalara sefer yapan yolcu motorları Kabataş iskelesini kullanmaya devam ediyor.!!! Ayrıca ilgili firmaların web siteleri kalkış iskeleleri konusuna açıklık getirmekte ne yazık ki geç kalmışlar
.
Kabataş'tan yapılan Kızkulesi motor seferleri ise 01 Ekim ayı kış sezonuna girilmesiyle, seferleri sadece Salacak Kızkulesi olarak düzenlenmiş.

Yaşanacak Olumsuzluklar:
Özellikle Üsküdar ve Kadıköy
İskelesi üzerinden Kabataş'a gelip Karaköy, Taksim, Maçka, istikametine giden yolcular ile Dolmabahçe Stadına maç izlemeye gelmek isteyenlerin büyük zahmet ve olumsuzluk yaşayacağı inşaat süresince, Boğaz Köprü trafiğine alternatif olarak acil durumlar için Kabataş-Üsküdar arası feribot kullanılma imkanı da bu süre içinde ortadan kalkmış olacak!
Öte yandan İnönü Stadı yıkımında toz içinde kalan Kabataş, Gümüşsuyu, Ayazpaşa, Fındıklı, Taksim gibi semtler bu defa denizden gelen rüzgarla beraber taşınarak inşaat tozundan etkilenecek. Araç trafik yoğunluğu başta taksiler olmak üzere Karaköy ve Beşiktaş bölgesinde artarak daha da sıkışıklığa neden olacak.!
.


Trafiğin yeraltına alınacağı sahil güzergahı
Fındıklı'dan Kabataş ve Dolmabahçe'ye uzanan sahil yolu (Mecli-i Mebusan Caddesi) kod seviyesi deniz seviyesinden sadece bir metre yüksekte olup, sağanak yağışlarda Taksim, Cihangir, Maçka gibi semtlerin sokaklarından debisi yüksek nehir gibi akan sularla her yağışta birikimlere neden olur. Mazgalların aciz kaldığı üst akışı oluşturan suların yanı sıra, denize kavuşan yeraltı suları da çok dallı ve zengindir. Böyle bir durumda ki Dolmabahçe Fındıklı hattında ki çift yönlü trafiği en az beş altı metre derinliğe, yani deniz seviyesinin altına almak bu tip yağışlarda geçidin su dolarak işlerliğini kaybedeceği ihtimalinini de hesaba katmak gerekir.
Trafiğin yeraltına alınma noktası olan ve dere yatağına kazıklar çakılarak yapılan Dolmabahçe Beşiktaş Arena Stadı önü olmak üzere, Beşiktaş -Fındıklı - Salıpazarı zemini martı projesi güzergâhında başta gelen problemlerden biri olabilir. Ayrıca trafiğin Dolmabahçe'de yeraltına alınmasıyla Dolmabahçe Camisi de ana karadan koparılmış olması risk oluşturabilir.

Ö
nceki yıllarda çekmiş olduğum her iki yönde ki fotoğraflarla trafiğin yolun yeraltına alınacağı stat önü ve Kabataş'a uzanan yolun Dolmabahçe Camisi önünde ki yağış sonrası durumu..!



Karaköy'den, Galata, Salıpazarı, Fındıklı Dolmabahçe'ye uzanan kıyı bandında son durum.


Galataport projesi kapsamında Galata sahili boyunca liman inşaat çalışmaları ise devam ediyo
r.(Fotoğraf çekimi 16.08.2016

KABATAŞ İSKELE DURAĞINDA BİR AĞAÇ DAHA KURUYARAK EKSİLDİ.
Beşiktaş Dolmabahçe boyunca sıralanmış tarihi çınarlar stadın önünde ara verip Kabataş set altına dek uzanıyordu.
2016 ilk baharına kadar yemyeşil olan çınarlardan biri diğerleriyle aynı şartlara muhatap iken birden bire garip şekilde kurudu. Belediye görevlileri önce kuruyan ağacı budama yoluyla dallarını kestiler, bir süre sonra sonra gövdesini ortadan ikiye böldüler, bir hafta sonra 12 Ağustos Perşembe öğlen saatlerinde ise iş makinesi ile kökünden çıkarttılar. Kuruma nedeni anlaşılamayan tarihi çınarlardan biri daha eksilirken, yerine genç bir çınar fidanı dikildi.


"Mavi Bayrak" mı Yoksa Kahverengi mi?
Dünyanın Gözbebeği İstanbul Boğazı'nda sözün bittiği yerlerdeyiz!...

Bazı fotoğraflar vardır altına hiç bir şey yazılmasa da kendi konuşur, işte bu da onlardan biri.
Yıl 2016 Ağustos ayı Dünyanın İncisi gözbebeği, fantastik şehir dediğimiz öve öve bitiremediğimiz İstanbul ve iki kıtayı ayıran doyumsuz güzellikte ki İstanbul Boğazı.
Beylerbeyi Camisi önünde ki durum ise içler acısı, bir tarafta denize boşalan kanal alt üst akıntılarla boğaza yayılırken, manzarayı seyretmeye hava almak için gelip oturan, çay içen yemek yiyen insanlar.
Sadece Beylerbeyi mi Çengelköy'e veya daha ileriye hatta karşı yakaya geçince boncuk mavisi denize karışan 364 gün kahverengi, kurban bayramında kesilen kurbanların kanı ile bir gün de kırmızı yıllar boyunca akan dereler, kanalizasyonlar, lağım kanalları.
Karadenizden geldi, Tuna Nehri atıkları kirletiyor gibi sebepler üretmek yerine ivedilikle boğaziçine akan lağım lkanalları yok edilmeli, temiz deniz mavi bayrak yüzülebilir demek yerine boğaza yayılan mikroplardan kurtarılmalıdır.
Lağım ağızında balık tutmak, midye çıkarmak veya kıyı boyunca çaybahçeleri, lüks restoranların yer aldığı turistik kentte, motorlarla, gemilerle kıyı kıyı gezerek açık hava müzesi turlarına çıkanlara bu rezalet gösterilmemelidir.

Sihirli Gazete, bu fotoğraflarla izleyicilerinin göz zevkini bozduğu için özür diler.

Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün Tarihi Haydarpaşa Gar Binasının restorasyonuyla ilgili ruhsat başvurusu Kadıköy Belediyesi tarafından onaylandı.


Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün Tarihi Haydarpaşa Gar Binasının orijinal haline sadık olarak hazırladığı restorasyon projesine Kadıköy Belediyesi onay verdi. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Anıtlar Kurulu tarafından onaylanan Haydarpaşa Tren Garı’nın restorasyon projesine göre binanın özgün durumu aynen korunarak restore edilecek.
Kadıköy Belediyesi, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün daha önce ruhsat başvurusu yaptığı projeyi, tarihi garın orijinal haline uygun olmadığını belirterek red etmişti. Kadıköy Belediyesi’nin red gerekçesini basın toplantısı ile açıklayan Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu tarihi gar binasının restorasyonuna itirazları olmadığını belirterek, “Orijinal haline sadık bir restorasyon projesi önümüze gelirse elbette onaylarız” demişti.
Nuhoğlu revize edilen restorasyon projesi ile ilgili ise şunları söyledi.
“Haydarpaşa Garı tarihi bir mirastır.
Gar, kent belleğine katkı sağlayacak ve sürekli canlı tutacak biçimde korunmalıdır. Yangından sonra Gar binası adeta kendi kaderine terk edilmişti. Devlet Demiryolları’nın binanın orijinal haline uygun bir restorasyon projesi hazırlaması oldukça sevindirici. Ama asıl önemli olan Gar’ın eski tarihi fonksiyonuna dönmesi ve İstanbullulara bir gar olarak hizmet etmesi. Kadıköylüler binanın daha fazla zarar görmeden bir an önce restore edilmesini ve Gar olarak hizmet vermesini istiyor.” Gar çevresinin sermayeye peşkeş çekilmemesi gerektiğini belirten Nuhoğlu şöyle devam etti. Garın çevresi halkın doğrudan kullanımına yönelik, İstanbul'un ihtiyaç duyduğu, toplumun beklentilerine dönük yeşil ve sosyal alanlar olarak kullanılmalıdır. “ 28 Kasım 2010’de çıkan yangında çatısı zarar gören Haydarpaşa Garı’nın restorasyon çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Tedbirsizlik, ihmal, acemilik birleşince restorasyon yapalım derken güzelim bina yangın geçirmiş, söndürmede geç kalınmış, tarihi yapı epeyce harap olmuştu. Bu halde zorlu bir kış daha geçirdi ve 21 Mart 2016'tıya gelindi.

Şehir içinde hızlı, kolay deniz ulaşımı sunan TAXSEA seferleri başladı
İstanbul’ da yaşanan trafik sorununa yepyeni bir alternatif, dünyanın önde gelen yat markalarının distribütörlüklerinin yanısıra, brokerage, tekne imalatı ve teknik servis alanlarında 2004 yılından bu yana hizmet veren Concept Marine’den geldi. Türkiye’nin en yetkin ve deneyimli firmalarından Concept Marine’in yeni projesi Taxsea, İstanbul Boğazı ve Adalar hattında deniz taksi seferlerine başladı.
Arnavutköy’den Anadoluhisarı tam 5 dk.
Deniz ulaşımını hayatımıza dahil ederek zamanı verimli kullanmak ve trafik stresinden uzak ulaşım sağlamak misyonu ile yola çıkan proje kapsamında Taxsea, İstanbullulara şehir içi ulaşımda konforlu ve keyifli bir seçenek sunuyor. Taxsea 2 standart 3 VIP teknesiyle Boğaz ve Adalar hattında 10 kişiye kadar aktif ulaştırma hizmeti sunuyor.
Buna ek olarak program ve organizasyonlar için günlük, haftalık ve aylık kiralanabilecek teknelerle özel günleriniz için de hizmet veriliyor. Concept Marine kurucularından Haluk Gündoğdu, “Taxsea projemiz ile en iyi bildiğimiz iş olan deniz ulaşımında İstanbullulara konforlu şehir içi ulaşımı sağlıyoruz. Zamanın herşeyden daha önemli olduğu günümüzde tüm altyapı çalışmalarını güvenlik ve müşteri memnuniyeti üzerine kurguladığımız Taxsea projemiz, işimize duyduğumuz heyecanın en yeni halkasıdır” dedi.
Taxsea çağırmak için günün her saati iletişim telefonu: 444 9 093

İstanbullines Feribotlarıyla Yolculuğunuz Sorunsuz Geçecek...
Deniz taşımacılığının yenilikçi markası ‘İstanbullines’, Eskihisar-Tavşanlı (Yalova) hattını kullanacak yolcuları için feribot ringini arttırıyor. Hızlı, ekonomik, konforlu ve güvenli geçişleriyle bilinen İstanbullines, misafirlerini kuyruk çilesinden kurtararıyor.

Yaz aylarında, Eskihisar liman alanındaki araç park sahasını yenileyen İstanbullines, feribotlarını 24 saat çalıştırarak Eskihisar - Topçular hattının alternatif markası olmayı sürdürecek.
İstanbullines’ın, konforlu ve hızlı gemileri sayesinde Eskihisar-Topçular hattında alışılagelmiş 45 dakika süren uzun geçişler artık sadece 25 dakika sürüyor. Körfezi karadan dolaşmadan feribotla geçmek isteyen tüm misafirler için sıra bekletmeden, hızlı konforlu ve ekonomik bir seyahat seçeneği sunuluyor.
Otomobil için en uygun fiyatı, gidiş dönüş 100 TL ve kredi kartı ödeme seçeneği sadece İstanbullines'de uygulanıyor.

BORU DÖŞEME GEMİSİ SAİPEN 7000 Boğazdan geçti.

Dev Platform boru döşeme gemisi Saipem 7000, 17.30 sularında Üsküdar önlerinden geçerek Marmaraya açıldı. 17.00'de geldiği Boğaz Köprüsü altında 65 metre yüksekliğe inebilmek için tanklarına su alarak batırılan dev platform, geçiş sonrası suyu tekrar boşaltarak yoluna devam etti. 172 bin tonluk 198 metre boyunda ki dev platformun geçisi sırasında boğaz transit gemi geçişine kapatıldı. Biri eskort, ikisi önde, ikisi arkada olmak üzere beş römorkörün yedeğinde geçişi sağlanan Saipem 7000, saatler 18.00'i gösterdiğinde Karadeniz'den Marmara'ya Boğaz geçişini tamamladı. Haber girişi: 30.Temmuz.2015/18.00


Şehir Hatlarına öncekilere hiç benzemeyen yeni tip gemiler katıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi için inşa edilen ŞH-Göksu, ŞH-Küçüksu ve ŞH-Durusu isimli 3 yeni gemi İstanbulluların hizmetine girdi.
Deniz ulaşımına yönelik yatırımları kapsamında Özata Tersaneleri’nde inşa ettirdiği modern, ve panoramik vapurlardan, şimdilik Üsküdar Eminönü arası hizmet veriyor. Double&ended tipi yolcu gemileri teknolojik imkanlarla donatıldı. Yeni gemilerin en önemli özelliği engelli yolcuların erişimini daha da kolaylaştırması. Yüksek manevrası, modern tekne yapısı, hızı, konforu ve iki yönlü hareket kabiliyetine sahip olacak yeni gemiler, mevcut yanaşma manevrasından farklı olarak önden ve arkadan çift yönlü yanaşabiliyor.
Gemiler kontrol kulesi gibi kaptan köşkü ile
gemiden çok iki katlı iskeleye benzetildi.

Turkcell Platinum Bosphorus Cup
28 – 31 Mayıs tarihlerinde yelken dünyasının yıldızlarını İstanbul’da izleyicilerle buluştu.

Türkiye'nin önemli spor etkinlikleri arasında yer alan "Turkcell Platinum Bosphorus Cup 2015" 6 ülkeden 50'ye yakın teknenin katılımıyla 28 Mayıs Perşembe günü başladı.
Açıklamalara göre, bu yıl 28-31 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen Doğu Akdeniz'in en büyük yelken yarışına 6 ülkeden 50'ye yakın tekne katılıyor.
İstanbul Boğazı parkuru ise 30 Mayıs Cumartesi günü gerçekleşti.
Kabataş-Beşiktaş açıklarında toplanan tekneler, havanın rüzgarlı olması nedeniyle yerlerinde durmakta güçlük çektiler. Bu arada şehir hatları ve Boğaz'da sefer yapan gemi ve yolcu motorları yollarına tekneler arasında zorlukla devam ettikleri gözlendi.
Yelkenler Kabataş önlerinde toplanırken Beşiktaş-Kadıköy-Üsküdar seferi yapan şehir hatları vapurları sürekli düdük çalarak yelkenliler arasında yavaşlayıp kendilerine yol açmaya çalışarak ilerlediler..


İSTANBUL BOĞAZI'NDA GEMİLERİN DENİZ TRAFİĞİ TEK Mİ ÇİFT Mİ.........?
Dünyanın en tehlikeli su geçiş yollarından biri olan İstanbul Boğazı deniz trafiğinde tek yönlü geçiş uygulanıyor.
Programa göre Marmara'dan Karadeniz'e, veya Karadeniz'den Marmara'ya geçiş yapacak gemiler kural gereği sıralarını bekliyor.
9 Mayıs Cumartesi akşam saatinde geçiş yönü Marmara'dan Karadeniz'e aralıksız akarken, önce iki savaş gemisi sonra da bir başka ticari gemi Stena Sealine Karadeniz yönünden gelişi sırasında, iki yaka arasında dikine sefer yapan şehir hatları gemileri, yolcu motorları seyir halindeyken çift yönlü kullanıldı.

Yapmayın Şunu... Gemiler kamyon değil ki frene basınca, tornistan yapınca oracıkta dursun!
Çapraz hatların en yoğun olduğu bölgede, birbirini geçen gemiler, Üsküdar-Sarayburnu arasında risk oluşturmaya devam ediyor. 25.Haziran.2011 Cumartesi öğleden sonrasında, Kabataş-Adalar ve Kadıköy-Karaköy-Eminönü arası çalışan yolcu motor ve şehir hatları seferleri ile Harem-Sirkeci araba vapurları, Haydarpaşa-Sirkeci vagon feribotları arasında kılavuz refakatıyla geçen tanker ve dökme gemi, tüm olabilirlikleri hiçe sayarcasına yollarına devam ettiler.

40 YIL ÖNCE 40 YIL SONRA İSTANBUL BOĞAZINDA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK...
Dünyanın sayılı su yollarından biri olan İstanbul Boğazında tüzük kurallarına rağmen gemiler birbirlerini geçmeye devam ediyorlar. 19 Mayıs günü çekilen ve sağda yer alan bu fotoğrafta'da görüldüğü üzere Beylerbeyi dönemecinde gemiler birbirleriyle yan yana seyrediyorlar. Deniz trafiğini düzenlemek amacıyla yapılan kuleler'de olası bir çarpışma, dümen arızası, çapraz geçişte arada kalma riski oluşacak durumda bir tekne, turist motoru, şehir hatları gemisi için çaresiz kalacağı aşikar görünüyor. Her iki fotoğrafta da görüldüğü üzere aynı mevkide aynı hata tekrarlanıyor.

Tezgâhlarda Palamut Bolluğu Yüzleri Güldürdü
Karadeniz'de balık mevsiminin öncüleri istavritleri yiyip yağmur sularını içerek büyüyen palamutların bir kısmı, deniz suyu sıcaklığı nedeniyle Gürcistan sularına yaklaşan hamsilerin peşinden gidip dönerek boğazlarardan geçti.
Bir tanesi bir kiloya yakın ağırlıkta, iri ve etli palamutların ayıklanması, ızgara, tava, sebzeli tepside fırında gibi pişirim şekilleri ile hazırlanması pratik oluşu, iki üç kişinin rahatça doyabileceği mevsimin en leziz yemeği olabilen palamutlar 01 Ekim 2016 itibariyle Üsküdar-Beşiktaş balık çarşıları tezgâhlarda 10-13-15 TL fiyat aralıklarıyla satıldı: Ne var ki Palamutların arkasından beklenen lüfer akını beklendiği gibi olmadı, hamsi ve istavrit balıklarında da bolluk görülmedi.



BALIK KALMADI DİYORUZ AMA...
İstanbul, Çatalca sahillerinden Silivri sahillerine, Ağva kıyılarından Eskihisar’a varıncaya kadar kilometrelerce kıyı şeridine sahip dünyanın en önemli su kentlerinden biri. Kıyılardan ve tekne ile yakın sahillerden yapılan olta balıkçılığı sayesinde her gün tonlarca balık yakalanıyor. Avlanan balık miktarı görünmeyen ve sayılmayan balıklar için gece gündüz avlanan amatör, yarı amatör balıkçı sayısına şöyle bir göz atarsak yaklaşık en az iki bin kişinin denize olta salladığı sanılıyor. Ve yine bir olta balıkçısının yaklaşık ortalama günde bir kilo balık tuttuğu var sayılırsa bu toplamda günde iki ton taze balık avlanması anlamına geliyor.
En yoğun balık tutulan yerlerin başında Boğaz kıyıları özellikle Arnavutköy-Bebek ilk sırada yer alıyor. Bu mevkiden daha fazla yoğunluk yaşanan bir başka mevkii ise Haliç ağzı özellikle Galata ve Unkapanı köprülerinin üstü olduğu görülüyor. Gündüz balık avcıların yerini gece vardiyasında çalışan balık avcıları alıyor ve köprülerin üstü gece gündüz ayrımı olmaksızın her daim balık avcılarıyla doluyor. Balıkçılar tuttukları balıkları hem kendi evlerine götürüyor hem de tuttukları yerde satıyorlar.
Kıyı balıkçılığını tekne ile yapanlar ise balığın hareket durumuna göre boğazın akıntılı suyolunda, adaların çevresinde, Kızkulesi açıklarında lüfer, çinakop, istavrit, kıraça başta olmak üzere kefalden, minekopa, eşkinaya, izmarite dek çeşitli balıklar tutuyorlar.
Yine bu bereketli deniz, balıkların yanısıra her gün yapılan dip taramalarla İstanbul'un midye ihtiyacını karşılıyor.

Hiç boş kalmayan Galata ve Unkapanı köprüleri üzerinde, günde bir kişi 10 kiloyu aşkın istavrit balığı tutabiliyor.
DİKKAT: Yeni yasaya göre, hobi olarak balık tutmak isteyenler, 20 TL ödeyerek Tarım Bakanlığı, il, ilçe müdürlüklerinden Amatör Balıkçı Belgesi almak zorundalar. 18-60 yaş arası amatör olta balıkçıları eğer izin belgesini, istendiğinde gösteremezlerse 200 TL ceza ödemek zorunda kalacakları belirtiliyor.

İstanbul'un Prens Adalarında sahiller iskele doldu.
Her işletmeye ayrı iskele.
İstanbul’un incileri Prens Adalarına ulaşım, önceki yıllarda sadece şehir hatları vapurlarının yanaştığı tek iskeleyle yapılırken son yıllarda yolcu taşımacığına Deniz otobüsleri, motor taşımacığı, deniz taksi gibi çeşitli araçlar da eklendi. Ne var ki her işletme farklı olduğu için deniz araçları da kendi iskelelerini yapıp kullanmaya başladılar.
Bunun sonucunda bilhassa Kınalıada, Burgazada gibi özelliğini, mimari dokusunu yıllarca korumuş, tarihi yalılara, köşklere, konaklara sahip adaların prestij ve referans sayılacak, yolcunun, turistin turistik adalar hakkında ilk intibaa edineceği dar alana sahip sahil şeridi, çeşitli iskelelerle estetiğini kaybedip bir karmaşa yaşanmasına neden oluyor. Kınalıada’da vapur adeta plajın içinde ki iskeleye yanaşırken iki katlı pembe terminalin ada mimari dokusuna uymayan yapısı, demir korkulukların boyanmasında uyumsuz renk seçimi göze çöp gibi batıyor.
Burgazada'da ise fayton parkı ile çocuk parkının yan yana olması yadırganırken, iskeleler, balıkçı barınağı ile uzanıp giden sahil bantı erişilmez duruma bürünüyor.

Büyükdere İskelesi ilgi bekliyor.
Öte yandan İstanbul Boğazının tarihi iskelerinden biri olan Büyükdere İskelesi Kazıklı Yol yapımı nedeniyle denizle bağlantısı kesilmiş, yolun deniz tarafına yeni yapılan iskele
nedeniyle hüviyetini kaybetmişti. Heykellerle süslü, boğazın en güzel yerlerinden biri olan Büyükdere'de ki iskele, restore edilerek kamunun kullanımına açık kültür hizmeti veren sanat galerisi, bir lokal ile içinde kafesi, restoranı bulunan bir işletme olarak işterlik kazandırılması bekleniyor.

2016 Nisan ayı itibariyle emsalsiz güzellikte ki heykelli Büyükdere İskelesinde restorasyon çalışmaları nihayet başladı.


Yüzyıla yakın geçmişiyle Halas 71, sevdiklerini seçkin bir mekânda ağırlamak isteyenlerin adresi olacak.
Aralarında Türk ve yabancı pek çok devlet adamının da bulunduğu yolcularına yaz aylarında güney kıyılarında, kış aylarında da İstanbul’da hizmet veren Halas 71, hizmet kalitesiyle seçkin davetlerin adresi olmayı sürdürüyor.
Yüzyıla yakın bir geçmişe sahip Halas 71, misafirlerini farklı bir ortamda ağırlamak isteyenlerin ilk tercihleri arasında. Tarihi gemide maksimum 120 kişilik organizasyonlar gerçekleşirken, tüm detaylar davet sahibiyle birlikte planlanıyor. Kendine has ikram tarzı ile sofistike davetlere sahne olan Halas 71, yılbaşı özel partiler, davetlerde konuklara tarihi atmosferi soluyarak nostaljik ve unutulmaz bir gezi yaşatıyor.
İstanbul’un tarihi mekânlarının başında gelen Halas 71, 1914 yılında İskoçya’da inşa edildi. 1923 yılında Şirket-i Hayriye’ye geçtikten sonra kurtuluş anlamına gelen “Halas” adıyla 65 yıl boyunca Şehir Hatları’nda yolcu vapuru olarak hizmet verdi. 1984 yılında özel sektöre devredilen Halas, tamamen çağdaş donanımla restore edilerek lüks kabinli modern turistik bir gemi haline getirildi. 2008 yılında Caroline ve Mustafa Koç’un yönetime geçen Halas, 22 ay süren ikinci bir restorasyondan geçti. Davet mekânlarının yansıra 12 çift kişilik kabinlerinde 24 kişiye kadar konaklama yapılabilen gemi, yüzen bir butik olarak her türlü özel organizasyonlara ev sahipliği yapabiliyor.
 
 

Bu Nasıl Geçiş?...
Dünyanın en tehlikeli suyollarından biri olan İstanbul Boğazında "Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü" kuralları bir kez daha ihlal edildi. 05. Haziran 2011 Pazar günü yapılan Kazlıçeşme mitingine gitmek üzere aynı anda hareket eden balıkçı tekneleri, deniz trafiği kesilmeden birbirlerine yakın seyirle grup halinde yola çıktılar!
Beşiktaş-Üsküdar, Kabataş-Üsküdar, Kabataş-Adalar-Kadıköy, Karaköy-Kadıköy, Sirkeci-Harem, Haliç-Üsküdar, Eminönü-Kadıköy gibi yolcu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı iki yaka arasında ki deniz hatlarını direk keserek riske sokup, Sarayburnu'nu yine topluca döndüler. Özellikle Karaköy-Haliç yönünden Boğaz gezisine çıkan turistlerle dolu küçük motorlar, özel yatlar, karşı yönden akın akın gelen balıkçı teknelerinin arasında kalarak zor anlar yaşadılar. Teknelerin pruva pruvaya gelişi, hızı, manevra kabiliyeti göz önüne alındığında bu aykırı, hatta korsan geçiş oldu.

Denizde Miting
3.Kasım 2011 saat 14. 50 İstanbul’da bir grup balıkçı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının lüferin avlanabilir boyunun 14 santimetreden 20 santimetreye çıkarması kararını protesto etti. Sarıyer Büyükdere Koyu’ndan hareket eden yaklaşık 150 balıkçı teknesinın protestosu nedeniyle İstanbul Boğazı da zaman zaman trafiğe kapandı. Üzerlerinde, "Sektörde kaos", "Lüferime dokunma, 1 milyon balıkçı mağdur", "Yanlış karar Ankara’dan döner", "Araştırma yok, yasak var", "Lüfer yasak, ithal balık serbest", "Ne ekersen onu biçersin", "Başbakan Balıkçına Sahip Çık" yazılı afişlerin asıldığı teknelerle kararı protesto eden balıkçılar, Kumkapı Balıkçı Barınağı önünde eylemlerini sonlandırdı. Balıkçıların, yasak kararını protesto amacıyla bu akşam da balığa çıkmayacakları öğrenildi. Türk bayrakları ile donanmış tekneler düdük çalıp çakarları ile adeta deniz mitingi yaptılar bu arada boğazın deniz trafiği devam ettiği endişeyle izlendi.

2009 yılının son gününde lodosu arkasına alan dev platform LEIV EIRIKSSON İstanbul Boğazı'ndan Karadeniz’e geçip Sinop açıklarında 15 ay çalıştıktan sonra, 12 Mart 2011'de geri dönüş yaptı.
Ocean Rig firmasından kiralanan, Dünyanın en büyük ikinci platformu, LEIV EIRIKSSON, Sinop açıklarında petrol ve doğal gaz arama amacıyla sondaj çalışması yaptı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Brezilya firması Petrobras'ın iş birliğiyle Karadeniz'in 5500-6000 metre derinliklerinde ultra-derin deniz sondajları yapmak için Norveç'ten yola çıkan ve Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizi’nden geçen dev petrol arama platformu, sıkı güvenlik tedbirleri alındığı boğaz geçişinde, sabah saatlerinde Üsküdar-Kuzguncuk önlerine geldi. Burada bir süre bekleyerek, depolarına aldığı su ile denizden yüksekliği 65 metre olan Boğaziçi köprüsü altından geçebilecek seviyeye ulaştı. Depolarına aldığı su ile ağırlaşan ve suya batan bölümlerde yüzey genişlemesi artan platform, havanın lodos olması ve rüzgârı arkasına alması nedeniyle seyir hızı etkilenmedi. 119,38 m boyunda, 85,80 m eninde olan platformun Karadeniz’e çıkışında Transit geçişlere kapatılan boğazda, iki yaka arası çalışan yolcu motorları ile küçük teknelerin ve şehir hatları gemilerinin normal seferlerine devam ettiği gözlendi. 12 Mart 2011 günü çalışmalarına son vermiş olan Liev Eiriksson Karadeniz'de petrol ve doğal gaz aradıktan sonra Norveç'e dönmek üzere kıyı Emniyetin romörkorleri eşliğinde Boğaz'dan geri dönüş yaptı.

İstanbul "HALİÇ METRO GEÇİŞ KÖPRÜSÜ" BEĞENİLMEDİ !

Haliç Metro Geçiş Köprüsü ortaya çıkarken, kentin silueti batıyor.
İnşaatına 2005 yılında başlanan ve 2013 yılı sonunda ise üzerinde seferlere yapılan köprü, bir çok mimar, kurum, kurulluş ve kentli tarafından olumsuz değerlendirildi.
460 metresi deniz üzerinde olmak üzere toplam uzunluğu 936 metrelik köprü, İstanbul Metrosu’nun aşamalarından biri olarak Haliç Metro Geçiş Köprüsü Hacıosman’dan metroya binen yolcular kesintisiz olarak Yenikapı aktarma istasyonuna ulaşacaktıracak. Buradan Marmaray bağlantısıyla, Kadıköy-Kartal, Bakırköy-Atatürk Havalimanı veya Bağcılar-Olimpiyatköyü-Başakşehir’e kısa sürede ulaşabilmesi hedefleniyor.
Portekiz’de imal ettirilerek üç seferde Haliç’e getirilen 51 parça kazık teknik hazırlıkların tamamlanmasından zemine çakılarak üst yol birleştirildi. 55 metre kule yüksekliğine sahip, 150 milyon Euro ihale bedeli olan, Tarihi Yarımada’nın siluetine olumsuz yönde büyük zarar verileceği görüşünün hakim olduğu köprü inşaatı, 2013 yılı Mart ayında birleşti.
Köprünün Süleymaniye Camii başta olmak üzere, şehir dokusuna uyumsuz görünüşü, Altın Boynuz Haliç panaromasını çirkinleştirdiği ve görünüşü, varlığı ile hem gereksiz hem demir yığınından farksız olduğu ileri sürülüyor.


Yıl sonunda hizmete girmesiyle, Marmarayla entrgre edilecek köprüden günde bir milyon yolcu taşınması planlanıyor.


Altın Boynuz'un İki Renkli "Fil Köprüsü"
Yıllardır kaderine terk edilmiş olan köprüsü şimdi iki renk.
Eski Belediye Başkanı Bedreddin Dalan tarafından dev bir hamle ile temizlenen Haliç'in derinliklerinde Alibeyköy semti sahilinde yer alan metal köprü elektrik kablolarını taşıyan battal bir durumda duruyordu. İstanbul'un en büyük projesi kapsamında temizlenerek ortaya çıkarılan Haliç kıyıları ve çevresi, iş yerleri, fabrika ve depolardan arındırıldıktan sonra köprü rahat bir ortama kavuşmuştu. Kıyı boyunca yürüyüş ve yeşil alanlanlar ayrılmış, parklar yapılmıştı. Günümüzde ise köprü iki renk boyanarak iki yaka arasında geçişi sağlıyor.
Fotoğraflar 1976 ve Nisan 2014 yıllarında çekilmiştir


HERŞEY ORTADA !
İstanbul Belediye başkanı Kadir Topbaş tarafından merasimle hizmete sokulan yeni feribotlarlarla seyahat ederken araçları içinde oturanlar, adeta bir çekmecede gidiyormuş gibi boğazı, denizi, hatta gökyüzünü bile göremeden yol alıyorlar. Antiestetik feribotların düşüncesizce yapılan merdivenleri ise her çephesi açık dizayn edildiği için özellikle hanımlar, basamakları bir kuleye tırmanır gibi çıkmak zorunda kalıyorlar. Oldukça havadar olan iskelelerde, etekle bu dik basamakları çıkan hanımlar rüzgarın azizliğine uğruyor, kaçamak bakışların odağı olmaktan kurtulamıyorlar!

İstanbul Boğazı'nda yapılan havai fişek gösterisi kutlamaları ilgiyle izlendi.
İstanbul Belediyesi tarafından düzenlenen ses, ışık, havai fişek gösterisi, ilginç ve etkileyiciydi. İstanbul Boğaziçi Köprüsü ile Kızkulesi arasında kalan bölümde belirli aralıklarla konumlanmış platformlardan atılan havai fişekler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gecesini gündüze çevirdi. Ses ve ışık gösterisi ile Boğaziçi Köprüsünden başlayıp, 16 noktadan yapılan havai fişeklerle devam eden şölende, İstanbul semalarında kesişen güçlü lazer ışık huzmeleri, geceye ayrı bir renk kattı. Gösteride römorkörlerle çekilerek getirilen sallar üzerinde ateşleme sırasıyla dizilerek düzenek haline getirilmiş havai fişeklerin patlatılması, 19.45 başlayıp 15 dakika sürdü. Havai fişekler ayrı platformlardan aynı tür, aynı, renk, aynı modelde olanların, aynı anda havaya fırlatılması sonucu, gökyüzünde renk cümbüşü yarattı. 2007, 2008, 2009'da olduğu gibi İstanbullular gösteriyi manzaralı
seyir noktalarından, denizden hayranlıkla izleyip kameralarına çektiler. Patlayan havai fişek sesleri, Üsküdar-Harem-Salacak, Ortaköy-Kabataş-Cihangir çanağında yankılandı. Cumhuriyetin 87.yılı kutlamaları çerçevesinde Boğaz Köprüsü Kızkulesi arasında yapılan havai fişek gösterisinde 250 metre yüksekliğe çıkan havai fişeklerin yanı sıra Boğaziçi Köprüsünden 42 ateşleme sistemi ile 800 metre ateş şelalesi oluşturuldu. Havanın serin rüzgârlı olması fişeklerden yayılan dumanlar çabuk dağılmasına, gökyüzünün bulutlu olması ise yayılan ışıkların yansımasına ve daha aydınlık görüşe imkân verdi. 15 dakikalık gösterinin finalinde patladığı anda yıldız biçimi alan fişekler gökyüzüne estetik katarken finaldeki renk cümbüşü heyecan ve coşkuyu daha da artırdı.
2011 yılı Ekim ayında kaybedilen şehitlerimiz ve vuku bulan Van depremi nedeniyle 29. Ekim törenleri bu üzüntüler nedeniyle gerçekleştirilemedi, Meydanlar halkın kendi kutlamalarıyla doldu. Klip 2010 yılı kutlamaları kapsıyor.

Klibin Süresi: Altı Dakikadır



İstanbul Boğazı'nda 29 Ekim 2013'te yapılan havai fişek gösterisi.
2014 yılı Ekim ayında Ermenek'de yaşanan maden faciası nedeniyle havai fişek gösterisi yapılamamıştır.

SUHULET
Boğaz köprü trafiğini, Sirkeci Harem arası seferleriyle hafifletmek amacıyla hazırlanan yeni Suhulet, yıllar sonraTürk Denizcilik Tarihinin efsane araba vapuru eski Suhulet’in yanaştığı Kabataş iskelesinde...
Yeni Suhulet 1 saatte 1000 araç, 7 bin 200 yolcu kapasitesine sahip. 73 metre uzunluğundaki gemi bir seferde 80 araç ve 600 yolcu taşıyor. Yeni "Suhulet", ilk Suhulet'ten tam 136 yıl sonra yine Türk mühendislerin eliyle İstanbul'a kazandırıldı. Türk tersanelerinde inşa edilen 2 Ağustos 2007 günü törenle suya indirilen Suhulet 12,5 deniz mili hız yapabiliyor. Dünyanın en güvenli manevra sistemlerinden birine sahip olan İstanbul'un yeni araba vapuru, ekseninde 360 derece dönebilme özelliğinin yanı sıra, birbirini yedekleyebilen 4 makine düzeneğiyle sistem güvenliğini kesintisiz sağlıyor. Suhulet'in bir başka özelliği de Siemens firmasınca projelendirilen, Türkiye'nin ilk Elektrik Tahrik Sistemli gemisi olması. Tahrik sisteminin yanı sıra, Hız Kontrol Sistemleri'ndeki donanımlar ise gemiye daha az titreşim ve gürültü, enerji tasarrufu, yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Sirkeci-Harem arasındaki seyir süresini 8 dakikaya indiren Suhulet, yüksek pencere boyutları, açık ve kapalı mekânlarıyla yolculara panoramik seyir sağlıyor.
Seferi hızlı tamamlayan bu tip gemilerin Eskihisar-Topçular, Çanakkale-Eceabat, Gelibolu-Lapseki arasında da hizmet vermesi bekleniyor.


Tuzla tersanelerinde inşa edilen Yeni Suhulet, İngiltere’de yapılan ve Dünya Denizcilik Tarihinin ilk arabalı vapuru olan, 1871 de boğazda seferlere başlayıp, 1856 yılında seferlerden alınan ilk Suhulet’ten 49 yıl sonra aynı isimle, aynı sulara yeni omurgasında Aralık 2007 de kavuşmuş oldu. Ne varki yeni tip araba vapurları Sahilbent, Suhulet, Sultanahmet, Sadabat eski vapurlar kadar estetik olmayıp daha ziyade kapakları kapalı haliyle kutu veya suda yüzen tabut görünümündeler.

ŞAKA GİBİ "U" DÖNÜŞ
9 Haziran 07 saatlerin 11.25'i gösterdiği rüzgârlı bir sabah. Pulman Tur yazılı turist gemisi, Galata Rıhtımına yanaşmak üzere Marmara'dan giriş yaparak Üsküdar önlerine geliyor. Boğazı enine kesercesine uskuru durdurup burnunu Avrupa kıyısına çevirerek kendini Karadeniz'den gelen üst akıntının itme gücüne bırakıyor. Bu dönüş anında boğaz trafiğinin başka gemilerce yakın geçişi devam ediyor! Saat 11.30 gemi akıntı ve rüzgâr etkisiyle Kızkulesi önlerine dek sürükleniyor. İki kıtayı deniz altından birleştirmek amacıyla yapımı deniz üstü araçlarıyla devam eden Marmaray hattı çalışma sahası, uyarı şamandıralarına tehlike sınırına dek iyice yaklaşıyor. Devreye giren römorkör gözetiminde tekrar uskurları dönmeye başlayan turist gemisi, Fındıklı-Galata yönüne dik geliyor. Hiçbir geminin dönüş yapmadığı, deniz trafiğini dikine kesmediği bu alanda dönüşü tamamlayıp rıhtıma yanaşıyor!

İstanbul'un Levent ve Maslak yönüne doğru süratla gelişmesi, kente boyu uzayan şehir görünümü kazandırırken yeni gökdelenlerin yapılmadan önce kent planlamacılarının gelecek için yeşil alan, ulaşım ve acil durum ihtiyaçlarına karşı şimdiden önlem almaya zorluyor.

Marmara’dan Boğaza giriş
Öte yandan Martı İskelesi ve Üsküdar-Kabataş yeraltı tüp geçit çalışması nedeniyle Kızkulesi açıklarında yüzeyde bulunan gemi nedeniyle transit geçiş yapan dev gemiler, bu noktada önce Dolmabahçe Sarayına dümen kırıyor daha sonra Kabataş açıklarında ani kavis çizerek rotalarını Boğaz geçiş hatlarına çeviriyorlar. Olası dümen kilitlenmesi veya vuku bulacak bir başka probleme karşı anında müdahale için çalışma yapan geminin açığında römorkör bekletiliyor.

2010 da Avrupa'nın Kültür Başkenti olan İstanbul, bu yıl da lalelerle buluştu !
Nisan ayında kötü geçen hava şartları rüzgar ve aşırı sağanak yağış İstanbulluların lale zevkini yaşamasına imkan vermedi.
Üç milyondan fazla lale, yüz bini aşkın gül, beş milyon çeşitli türde çiçek ekilen İstanbul'da değişmeyen siluet iç karartıp, kara kara düşündürüyor. Yetkililer kenti "Kültür Şehri" ilan edip daha fazla turist çekmeyi hayal ediyorlar. Haliç sahillerine, Galata Köprüsü çevresine biriken çöpler, milyonlarca insanın önünden geçtiği Galata Kulesi, Süleymaniye, Yeni Cami siluetli Eminönü'nde, kültürün bahçede, toprakta değil, kafada başladığını gözler önüne seriyor. Arnavutköy sahilinde uzanan kazıklı yolun altı ise, çöplerin birikim yeri oluyor.

İSTANBUL'U SEYREDİYORUM GÖZLERİM KAPALI...
Tarihi kent İstanbul, diğer şehirlerden farklı mimari dokusu ile dikkat çekerken, kentin silueti içerisinde camiler, Bizans eseri kuleler panoramik güzelliği tamamlıyor. Dünya mirası camiler kentinde turizm acenteleri, bu doyumsuz güzellikteki manzarayı seyrettirmek için turist gruplarını Salacak'tan, şarkılara konu olmuş Üsküdar'dan Avrupa yakasına bakış, "Günbatımında İstanbul" gibi aktiviteleri tur programları içine alarak geziler düzenliyorlar. Bunlar arasında Kız Kulesi'ne gidenler kadar, Üsküdar-Harem arası gezenlere semt sakinleri de katılıyor. Teraslar halinde hazırlanan üzeri ahşap kaplı istirahat ve seyir masalarında yorgunluk atıp, Topkapı, Sultanahmet, Ayasofya Siluetini Kız Kulesi kadrajıyla Boğaz köprüsü yönünde Dolmabahçe ve Çırağan Saraylarını seyrediyorlar. Geziseverler bir kıtanın bitiş sahilinden diğer kıtanın seyredildiği bu istisna kıyılarda gemi geçişini düzenlemek amacıyla göze çöp gibi batan bir kule inşa edilerek, kent mimarisini göz ardı edilmesini hayretler içinde karşılıyorlar. Boğazın iki yanında inşa edilen diğer kulelerde Kanlıca örneğinde görüldüğü gibi yolu iç kısmı yerine Üsküdar'da tam
kıyıya yapılması ve Mimar Sinan'ın eşsiz güzellikteki Yalı Camii, Üsküdar Şemsi Paşa Camii'nin ensesine dikilmesi yadırganıyor. İstanbullular, kulenin daha içeriye dikileceği imkanı varken veya yüksek bir binanın teras katı aynı işlevi görebilecekken, çivi çakmanın yasak olduğu boğaz sahillerine teknolojinin bu denli ilerlediği günümüzde böylesi hantal bir kulenin burada yapımına kimin, nasıl izin verdiğini merak ediyorlar.

Boğazlardan bir dev daha geçti...
Rusya ile Türkiye arasında "Mavi Akım" projesi için Karadeniz'in 2.150 metre derinliğine doğal gaz boru hattı döşeyen dünyanın en büyük inşaat gemisi "Saipem 7000" beş römorkör eşliğinde boğazlardan geçerek Hollanda'nın Rotterdam Limanı'na gitmek üzere Ege'ye açıldı. Dev bir platform olan Saipem 7000 inşaat gemisi 135 m yüksekliği 198 m uzunluğu ve 67 m genişliği bulunuyor. Gemi geçişi haberi için tıklayınız

İstanbul'un Yenikapı açıkları Boğaz'dan geçiş izni için sıra bekleyen veya kazaya karışmış, güvenlik sorunu olan, arızalı olup giderilmesini bekleyen, yük boşaltmak, yük almak için iskele bekleyen, mürettebat değişimi, ikmal için bekleyen gemilerin ücretli gemi demir sahası olarak kullanılıyor. Geniş alana yayılan gemiler burada demirleyip hareket saatini bekliyorlar. Ne var ki İstanbul'un sık sık yaşadığı sert lodoslarda bazıları demir tarayıp yer değiştirirken, bazıları kontrolden çıkıp sahile yaklaşıyor. Bunlar arasında karaya oturanlar veya kıyıya yaslanıp öylece kalanlara da yıllardır rastlanıyor. Bunlara bir örnek de Yenikapı Sahili Beoucoleon Sarayı önünde bulunuyordu. Ürkütücü görüntüsüyle, yan yatarak kıyıya yaslanmış "Selin-5" adlı gemi, deniz trafiğini düzenlemek amacıyla dikilmiş olan istasyon kulesi önünde yatarak manidar ve rizikolu bir görünüm sergilerken, uzun bir bekleyiş sonrası gemi sökümcüleri tarafından kesilerek parçalandı.


Boğazlardan geçen tanker sayısında ki artış dikkat çekiyor!
Büyük risk taşıyan ve Dünyanın en tehlikeli su yollarından biri kabul edilen İstanbul Boğazından geçen gemi sayısı
1997 yılında 4303, 2000 yılında 6.093, 2003 yılı sonunda 46.939 a ulaşırken, bu gemilerden 2.923'ünün 200 metreden büyük olduğu ve 8.097 geminin tehlikeli yük taşıdığı belirtiliyor. 1948 yılından bugüne dek boğazlarda 403 kaza meydana geldiği, 15 Kasım 1979 da İstanbul'un yaşadığı en büyük gemi kazasının Rumen bandıralı İndependenta tanker yangını olduğu biliniyor. Yetkililer konuya çözüm bulmak amacıyla çeşitli alternatifler üretiyorlar. Bunlardan bir yenisi de Karadeniz'in Kıyıköy sahilinden, Saros Körfezi İbrikbaba kıyısına döşenecek boru hattı ile Karadeniz petrollerinin açık denizlere ulaşımı sağlamak, dolaysıyla boğaz trafik yoğunluğunu azaltmak olarak gösteriliyor.
 
 

   
Boğazdan sürü geçişi
Dünyanın en rizikolu su yollarından biri sayılan İstanbul Boğazı gemilerin yarattığı çeşitli tehlikelere sahne oluyor.
Bazı gemi kazaları maddi manevi zararlarla sonuçlanırken bazıları gözlerden kaçıp basına bile yansımadan yaşanıyor.
Boğaza Karadeniz'den giriş yapıp, Beşiktaş açıklarına gelen üç yüklü gemi akıntının ilave hızıyla Üsküdar önlerine birbirlerini geçmek için yoğun çaba sarfettiler.Bu amansız yarış Boğaz Deniz Trafiği kulesi önüne dek devam etti.
Kadıköy-Karaköy arasında akşam saatlerinde daha da yoğunlaşan şehir hatları vapur ve motor seferleri, boğaza Marmara'dan giriş yapan dev tankeri karşılarında gören gemilere güç anlar yaşattı. Birbirlerine yakın seyderen gemilerden (Sands-1) solunda geçemediği Yılmaz Kaptan gemisinin dümen suyuna hızını keserek girmesiyle bir tehlike daha büyümeden önlemiş oldu.

İstanbul semalarında ilk deniz uçağı!
SEABIRD HAVAYOLLARI TARİFELİ SEFERLERİNE BAŞLADI

28 Haziran 2012, Türk havacılık tarihine bir ilk olarak geçti.
Türkiye'de deniz-kara entegre havayolu taşımacılığını hayata geçiren ilk havayolu olan Seabird, Haliç-Alaçatı uçuşu ile tarifeli seferlerinin startını verdi. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında hava ulaşımı yapılamayan önemli turizm merkezlerini birbirine bağlayan Seabird Havayolları, Kanada yapımı 19 kişilik De Havilland DHC-6 Twin Otter tipi deniz uçakları ile hizmet veriyor.
Seabird Havayolları, uçuşlarını ilk etapta karşılıklı seferler olarak İstanbul-Alaçatı, İstanbul-Bozcaada ve Alaçatı-Bodrum olmak üzere planladı. İleriki dönemlerde mevcut rotalara ek olarak, Gökçeada, Çanakkale, Ayvalık, Marmaris, Antalya, Fethiye ve Göcek'e de uçmayı hedefleyen Seabird Havayolları, 2015 yılında filosunu 10 uçağa çıkarmayı öngörüyor.
28 Haziran 2012 tarihinde tarifeli uçuşlarına başlayan Seabird Havayolları, deniz-kara entegre havayolu taşımacılığını güvenli bir şekilde bir araya getirmeyi amaçlarken, şirketin hedefinde bir süre sonra denizleri aşıp karlı, toprak ya da asfalt pistlere de iniş yapmak bulunuyor.
Bilet satışlarında çok güzel tepki aldıklarını ve ilk seferlerinde tam doluluk kapasitesini yakaladıklarını söyleyen Seabird Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kürşad Arusan, özellikle Bozcaada'ya çok talep olduğunu, Alaçatı için tek gidiş bilet fiyatının, vergiler dâhil 227 TL'den başladığını ifade etti.
İstanbul-Alaçatı hattında 14 yolcu kapasitesiyle uçacaklarını söyleyen Arusan, ilk seferlerinde maksimum 3 bin metrede gerçekleştirilecek olan bu uçuşun 1 saat 30 dakika süreceğini de sözlerine ekledi. Kürşad Arusan, ilk uçuş öncesinde yaptığı konuşmada, "2.5 yılı aşan bir çalışmanın ardından Türkiye'nin ilk deniz havayolu şirketini bugün hayata geçiriyoruz. Hedefimiz önümüzdeki yaz en az dört uçakla daha çok noktaya erişebilmek. 2015 yılında ise en az 10 uçaklık bir filoyla ülkemizin üç yanındaki denizleri birbirine bağlamak istiyoruz.

HALİÇ-GEMLİK 18 DAKİKA
Haliç’ten Bursa’ya ilk uçuş 01 Nisan 2013de, tek yön gidiş 100 TL ve Gemlik sahiline yeni yapılan iskeleye inecek deniz uçağının seferi 18 dakika sürecek.
Günde karşılıklı iki sefer yapılacak Haliç kalkışları, 08.30 ve 18.30. Gemlik’ten kalkış 09.15 ve 18.45 olacak.
Uçaklar 19 yolcu kapasiteli, bilet satışı için. 444 99 16 veya burulas.com.tr.

İstanbul gemilerin tur programında ama...
İstanbul Limanı'nı ziyaret eden gemi yolcuları, "deprem rizikosu var" söylentileri nedeniyle önceki yıllarda olduğu gibi konaklamalarını kent otellerinde değil, geldikleri gemilerde yapıyorlar.
Bu nedenle, İstanbul'daki otellerde turizm mevsimine rağmen hala istenilen doluluk oranına rastlanmıyor...


Ziyaretçi Sayısı


Yazı ve Fotoğraflar: Haluk Özözlü
Deniz Haberleri
Özel Haberler

Beyoğlu Muhabiri

Kent Haberleri

Alışveriş

Nereden Nereye

Müzik Kulübü
Posta Arabası
Kültür & Sanat
Magazin & Konser
Nokta Gezi

Mizah & Oyun

Kadın Modası
İstanbul Mekanları
Güncel