Kültür Sanat 1.sayfa | Kültür Sanat 2.sayfa

Concertmania
BON JOVI, WHITESNAKE, IRON MAIDEN, DEEP PURPLE, JUDAST PRIEST, IAN ANDERSON, JETHRO TULL,
OZZY OSBOURNE, METALLICA, SLAYER, MEGADETH, ANTHRAX, MANOWAR, ACCEPT, RAMMSTEIN
KONSER VİDEOLARI İÇİN TIKLAYINIZ
http://arzuozozlu.blogspot.com/


KÜLTÜR & SANAT

Burhan Doğançay’ın ‘From Walls No 5’ isimli eseri
750 Bin TL’ye satıldı!

Kolektif Karma Tasarım Pazarı 09. Nisan Pazar günü
Türk Çağdaş Sanatı ustalarından modern sanatın dünyaca ünlü temsilcilerine kadar 129 sanatçının birbirinden değerli 275 eserinin yer aldığı 39. Beyaz Müzayede, 9 Nisan Pazar günü Orjin Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Müzayede başlangıç saati geldiğinde bile bayrak masasında kayıt sırası fazla olduğundan, sırada bekleyen kişilerin salona geçmesini beklemek için müzayede 20 dakika geç başlatıldı. Müzayedede koltukların tamamı dolarken yoğun ilgiden dolayı yer bulamayan sanatseverlerin büyük bir kısmı tüm müzayedeyi ayakta takip etti.
Müzayedede Mübin Orhon’un merakla beklenen 1950’li yıllara ait ‘Abstrait Blanc et Rose’ isimli yapıtı 475 bin TL’lik fiyatıyla en yüksek fiyata alıcı bulan ikinci eser oldu.
En yüksek fiyata alıcı bulan 3.cü eser ise 410 bin TL’lik fiyatıyla Fahrelnissa Zeid’in 1950’li yıllara ait soyut yapıtı ‘Abstrait Jaune’ oldu. Türk Çağdaş Sanatı’nın orta ve genç kuşağından Kemal Önsoy’un 2011 yılına ait eseri 315 bin TL’lik fiyatı ile büyük ilgi görürken bu eser Kemal Önsoy’un bugüne kadar satılmış en pahalı eseri olarak kayıtlara geçti.
Jiri Georg Dokoupil’in ‘Brazil Bubbles Series’ isimli yapıtı müzayedenin en çekişmeli eseri olarak 315 bin TL’lik fiyat ile alıcı buldu. Yeni İngiliz heykel akımının önemli sanatçılarından Julian Opie’nin ‘Ann Dancing In Sequined Dress-I’ isimli tablosu eserin yurt dışındaki galeri fiyatının da üstüne çıkarak 285 bin TL’den alıcı buldu.


Aziz Karadeniz tarafından yönetilen ve yoğun ilgi ile takip edildi.

Kadıköy Belediyesi usta sanatçı Cem Karaca’nın demir heykelini
Küçük Moda’da bulunan Cem Karaca Sokağına yerleştirdi.

Kadıköy Belediyesi, Kadıköy sokaklarına sanatçıların eserlerinden tasarımlar yapmaya devam ediyor.

Daha önce Cemal Süreya, Özdemir Asaf ve Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirlerini yaşadıkları sokakların kaldırım taşlarına döşeyen belediye daha sonra İstiklal Marşımızın bestecisi Osman Zeki Üngör’ün cam kaidesini Zeki Üngör sokağına yerleştirmişti. Küçük Moda, Bomonti arkasında yer alan Cem Karaca Sokak-Nezihe Gürbüz Sokak köşesi, MODA Khalkedon'un hemen üst tarafına Cem Karaca'nın demir heykeli konuldu.
2017 yılı Mart ayında Anadolu Rock tarzı müzik yapan sanatçının heykelinin diğer heykellerden farkı parmak kalınlığında delikli metalden yapılmış olması. Bu tür transparan form heykelin içinden arka tarafının görünmesini sağlanırken, havanın nemi ile metalin okside olup çizgiyle çizilmiş gibi duran heykeli, diğerlerinden ayrıcalıklı kılıyor. Cem Karaca gitar çalmaktan ziyade şarkı söyleyen bir sanatçı olmasına rağmen heykeli, batı enstürümanlarıyla müzik yapan sanatçının müzik türünü vurgulamak için gitarla beraber tasarlanmış.
Heykelin daha yüksek yerde durması gerekirken, sanatçının ismi yazılı kaidesi zemin hizasında olduğu için etrafı park eden araçlarla dolu oluyor ve heykeli görüş açısının kesintiye uğramasına, kaybolmasına neden oluyor.

“Antik Gelecek” Galeri KHAS’da sanatseverlerle buluşuyor
Kadir Has Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Galeri KHAS, küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın yaptığı Genco Gülan’ın ‘Antik Gelecek’ isimli sergisine ev sahipliği yapacak.



Sanatçı Genco Gülan’ın çeşitli dönemlerde yaptığı heykelleri farklı bir bağlamda ve içerikte biraraya getiren ‘Antik Gelecek’ sergisi sanatseverlerle buluşuyor. 13 Nisan’da açılacak serginin küratörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman, Genco Gülan’ın heykellerinin önemli bir bölümünün antikiteyle iç içe geçtiğini belirtiyor.
Prof. Dr. Kahraman, “Gülan; antikitenin kusursuz, platonik idealar etrafında kurulmuş yapıtlarını deforme eden bir anlayışa sahip. Bu, birden fazla düzlemde açılımları olan bir yaklaşım. İdeal/kusursuz bir şekilde oluşturulmuş ve ana maksadı gene ideal bir güzellik sunmak olan bu yapıtların mevcut deformasyonu sadece söz konusu idealizasyonun gerçeklik temeline çekilmesini içermiyor. Tam tersine sanat yapıtının gerçekliğini sorguluyor. Onun kendi içinde saklı idealinin ancak bir kurgu olduğunu vurguluyor. Bunlar idealden reele taşınmış yapıtlar değil. Sanat yapıtının idealinin bizatihi sanat yapıtının içinde saklı olduğunu belirleyen çalışmalar. Böylelikle de Gülan, Kübizmden Pop Sanata kadar uzanan ama Kant estetiğini de içeren bir sanatsal düzlem oluşturuyor. Ben de bu cesur ve önemli yapıtlar bağlamında antikitenin daima gelecekle ilgili bir yanı bulunduğunu öne çıkarmak istiyorum” diyor.
Gülan’ın sergisi 13 Temmuz’a kadar Galeri KHAS’da ziyarete açık olacak.

İstanbul Autoshow 2017-Geleceğe Yakından Bakın, 21-30 Nisan 2017 tarihleri arasında Beylikdüzü'ndeki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde otomobil tutkunlarına geleceğin teknolojileriyle buluşma fırsatı sunuyor.
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenecek olan İstanbul Autoshow 2017 için geri sayım sürüyor. Bugünün ve geleceğin otomobil teknolojilerinin sergileneceği "İstanbul Autoshow 2017-Geleceğe Yakından Bakın"da, Türkiye'de faaliyet gösteren ve ODD bünyesinde yer alan otomotiv markalarının yanı sıra, teknoloji, inovasyon, bilişim, aksesuar ve yan sanayi firmaları, Sivil Toplum Örgütleri ve basın kuruluşları yerlerini alıyor.
21-30 Nisan 2017 tarihleri arasında Beylikdüzü'ndeki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenecek olan İstanbul Autoshow 2017'nin kapıları, hafta içi 12:00 21:00, hafta sonu ise 11:00-21:00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak.

Yeni Renault Captur
7 Mart tarihinde Cenevre Otomobil Fuarı'nda günyüzüne çıkıyor.

Captur başarısında önemli etken olan unsurları yeni versiyonda da muhafaza ediyor, örneğin çift renkli dış gövde rengi. İki yeni kasa rengiyle kişiselleştirme seçeneklerini zenginleştiriyor.
Atacama Turuncu ve Okyanus Mavi, ayrıca yeni bir tavan rengi de mevcut. Platin Gri. Herkesin kendi Captur'ünü yaratmasına olanak sağlayan 30'dan fazla farklı kombinasyon yer alıyor.
Captur, farklı renklerde 6 iç mekan kişiselleştirme paketi (Fildişi, Okyanus Mavi, Karamel, Kırmızı, Parlak krom ve Eskitme krom) ve 5 dış kişiselleştirme paketi (Fildişi, Okyanus Mavi, Cappuccino, Kırmızı ve Atacama Turuncu (jant kapakları ve kapı panoları çıtaları için) ile fark yaratarak daha da ileriye gidiyor. Markanın kimliğini yansıtan ışık imzası
Markanın son modellerinde olduğu gibi Yeni Captur de bazı versiyonlarda « Pure Vision » full LED ön farlara sahip.
Bu teknoloji, farların etkinliğini artırırken aynı zamanda hem estetiği hem de güvenliği artırıyor.
Captur, tamponun alt kısmında, markanın ışıklı imzasını vurgulayan « C » biçiminde LED gündüz farlarına sahip.
Arka farlarda da, hem gündüz hem de gece kolaylıkla farkedilebilen bu ışık imzası bunlunuyor. Daha da crossover bir tasarım Captur ağabeyi Kadjar ile olan ilişkisini güçlendirmek için hamle yapıyor. Ön ızgara özellikle krom bir çıta ile birlikte sınıf atlıyor ve Renault markasının diğer crossover otomobillerine yaklaşıyor. Hem ön hem de arka tampondaki yeni korumalar Captur'ün maceracı özelliğini gözler önüne seriyor. Sabit bir cam tavan Üçüncü ekipman seviyesinden itibaren, opsiyonel olarak sabit bir cam tavan seçeneği sunuluyor. Sadece çift renkli dış boya seçeneğinde mevcut olan bu yenilik, araç iç mekanının daha aydınlıkolmasına katkı sağlıyor.

Dünyaca Ünlü Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi’nin Türkiye’deki Adresi Beyoğlu İstiklal Caddesi Oldu
2016 sonbaharında kapılarını açan Madame Tussauds İstanbul, her yaştan ziyaretçiye keyifli bir deneyim sunuyor.

250 yaşındaki markanın İstanbul’daki adresi, ziyaretçilere en sevdikleri ünlü isimleri görebildikleri, hissedebildikleri, fotoğraflayabildikleri, eğlenceli,interaktif ve eşsiz bir deneyim sağlayan, tüm aileye yönelik bir cazibe merkezi olacak.
Ev sahipliğini Grand Pera binasının yapacağı Madame Tussauds İstanbul’da, tarihi ve kültürel kahramanlar ve geçmişten bugüne sanat, spor ve siyaset dünyasının yaklaşık 55 ünlü ismi yer aldı.
Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde tarihi bir gezintinin yapılabileceği müzede, Türkiye’den birçok ismin yanı sıra çok sayıda uluslararası müzik, spor ve film yıldızı da görülebilecek. Sahibi ve işletmecisinin dünyanın önde gelen eğlence devi Merlin Entertainments plc olduğu Madame Tussauds İstanbul, Merlin’in dünyada açılacak 21. balmumu heykel müzesi olurken, İstanbul’da SEA LIFE Akvaryum ve LEGOLAND® Discovery Centre’dan sonraki üçüncü yatırımı odu.
Madame Tussauds Müzesi'nde sergilenecek karakterler arasında Mustafa Kemal Atatürk, Mevlana, Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan, Barış Manço, Angelina Jolie, Brat Pitt, Lady Gaga, Messi, Ronaldo, Einstein, ET, Adile Naşit, Rihanna, Marilyn Monroe, Muhammed Ali ve birçok sürpriz toplamda 55 isim yer alıyor.
Balmumu heykeller serisine 2017 yılında yedi tanesi Türk yıldızlardan olmak üzere sekiz heykel daha ilave olacak.

İstiklal Caddesi üzerindeki Grand Pera binasının ilk iki katında kapılarını ziyaretçilere açan Madame Tussauds İstanbul için merkezde figürleri yer alan ünlülerin ve yakınlarının katılımıyla bir açılış resepsiyonu düzenlendi. Lale, Doğukan ve Batıkan Manço, Barış Manço’nun figürüyle ilk defa bir araya geldi. Fuat Güner ve Özkan Uğur, Madamme Tussauds İstanbul’u baştan sona gezerek başta kendi figürleri olmak üzere tüm figürlere yakın ilgi gösterdiler.
MADAME TUSSAUDS BALMUMU HEYKEL MÜZESİNİ GEZMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

İstanbul kent tarihine farklı bir bakış: "Dört Ayaklı Belediye: İstanbul'un Sokak Köpekleri" 27 Ekim 2016 – 11 Mart 2017
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, kent tarihi ve toplumsal tarih odaklı sergilerine bir yenisini ekliyor.
Küratörlüğünü Ekrem Işın'ın, danışmanlığını Catherine Pinguet'nin üstlendiği Dört Ayaklı Belediye: İstanbul'un Sokak Köpekleri sergisi, hemen her dönemde gündelik yaşamın önemli bir parçası olan sokak köpeklerinin, dini, siyasi ve sosyolojik dönüşümlerle değişen serüvenine ışık tutuyor.


Dört Ayaklı Belediye: İstanbul'un Sokak Köpekleri, İstanbul kent tarihinin aslî unsurları arasında yerini alan sokak köpeklerinin, birbirini izleyen iki farklı dönemini yansıtıyor. Kentin bu dört ayaklı kalabalık grubu, Fetih'ten Tanzimat'a uzanan dört yüzyıllık ilk dönemde, gündelik hayatı insanlarla paylaştı, içe dönük mahalle hayatında yerleşik nüfusu yabancılara karşı korudu. 19. yüzyıl başlarından itibaren ise modernleşme hareketleri ile birlikte, Batılı kentlerde uzunca süredir uygulanan tasfiyeye maruz kaldı, sürgün edildi. Sokakları ana vatanı bilen İstanbul'un ıssız karakterlerinin bu trajik hikâyesi büyük itlafa kadar kesintisiz devam etti.
Dört Ayaklı Belediye: İstanbul'un Sokak Köpekleri sergisi, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bu süreci, fotoğraflar, seyahatnameler, kartpostallar, dergiler ve gravürler eşliğinde gözler önüne seriyor. 11 Mart 2017 tarihine kadar açık kalacak sergi, Beyoğlu Tepebaşı'ndaki İstanbul Araştırmaları Enstitüsü'nde, Pazar günleri hariç hafta içi her gün 10:00 - 19:00 saatleri arasında gezilebilir.


Teldolap tarifleri kitap haline geliyor, geleneksel mutfak alışkanlıkları günümüze taşınıyor
2014 yılından günümüze kadar beğeni kazanan, Gizem Erman Soysaldı'nın tasarlayıp sunduğu "Teldolap" programı, tariflerini kitap haline getirdi.
Büyükannelerimizden gelen eski mutfak alışkanlıklarını günümüzün şehir yaşamında da sürdüren oyuncu Gizem Erman Soysaldı ile şef Müşerref Kartaler'in kaleme aldığı Teldolap kitabı 3 Ekim tarihinden itibaren okuyucularla buluşuyor.
LAV katkılarıyla hazırlan Teldolap, Remzi Kitabevi tarafından yayınlanıyor. Gıdaları geleneksel yöntemlerle saklama ve pişirme, mevsimine göre beslenme sağlıklı bir yaşam için düşündüğümüzden çok daha önemli.
Ayrıca daha pratik, sürdürülebilir ve ekonomik! Bu düşünceyle yola çıkarak hazırlanan Teldolap kitabının hikâyesi iki yıl önceye uzanıyor.
Geleneksel yöntemleri izleyerek mevcut alışkanlıklarını değiştiren oyuncu Gizem Erman Soysaldı ile şef Müşerref Kartaler, hayatlarında başlattıkları değişimi, yenilenmeyi ve kazandıkları deneyimleri bu kitapta paylaşıyor.
Yoğun kent yaşamında sağlıklı kalmaya çalışmak, gün geçtikçe özel bir çabayı gerektiriyor.
Teldolap'ta verilen tarifler, yöntemler ve püf noktaları şehirde doğal ve sağlıklı yaşamanın sanıldığı kadar zor olmadığını gösterirken, kitap, özellikle çalışan kadınlar için sunduğu pratik bilgilerle mutfaklara nostaljik bir lezzet ve sağlık katıyor.
Gizem Erman Soysaldı ve Müşerref Kartaler Teldolap'la mevsiminde toplanan ürünlerle konservelerin, salçaların, turşuların, tarhanaların, reçellerin, pestillerin, yoğurt ve kefirlerin hazırlandığı mutfakları, günümüzün modern şehir hayatına ve mutfaklarına taşıyor. Kitap herkesin bulabileceği malzemelerle ve pratik tariflerle, tüm kitapevlerinde.

Latin&Etnik Caz Flüt Virtüözü MİHRİBAN AVİRAL
UNUTULMAZ TÜRKÜLERİ İLK KEZ LATİN CAZ İLE BULUŞTURUYOR...


Türkiye'nin ilk ve tek Latin & Etnik Caz flüt virtüözü Mihriban Aviral, yeni albümü "CanJazzım Türküler İlk Nefes" ile müzikseverlerle buluşuyor.
Kendi topraklarının öz kültürüne ait zengin ezgileri, evrensel formda yeniden düzenleyerek dünyaya tanıtmayı amaçlayan flüt sanatçısı Mihriban Aviral, yeni albümü "CanJazzım Türküler İlk Nefes" ile sevenleriyle bir araya geliyor. Tabancamın Sapını Gülle Donatacağım ve Çayelinden Öteye isimli türküleri büyük bir özenle Latin Caz formunda düzenleyen ve flütüyle türkülere can veren Aviral, yeni albümünün orkestra ve flüte uyarlamaları için Grammy Müzik Ödüllü sanatçı Nestor Torres ile çalıştı.
Türkiye'de bu güne kadar hiç gerçekleştirilmemiş olan "Latin Caz" tarzında "solo flüt" çalan ilk ve tek sanatçı Aviral, seslendirdiği eserlerde kesintisiz ve yoğun bir performans sergiliyor.
Dünyaca ünlü otoritelerin de dikkatini çeken sanatçı, yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli festival ve organizasyonlarda Latin caz konserleri veriyor.
Uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nda görev yaptıktan sonra Latin caz müziğine yönelen Mihriban Aviral, kariyerinde yeni bir sayfa açarak "CanJazzım Türküler İlk Nefes" albümüyle müzik tutkunlarına keyifli bir deneyim yaşatıyor. Mihriban Aviral "CanJazzım Türküler İlk Nefes" ile müziğin evrensel diliyle kültürler arası bağlar kurmayı amaçladığını söylüyor.
Caz ve Latin caz müziğini toplumumuz insanlarına sevdirmeyi, bunun yanı sıra Türk kültürünü simgeleyen türkülerimizi caz ve Latin caz benzeri kalıplar kullanarak aranje edip, bu tarz müziklerle yakından ilgilenen dünya toplumlarına sunmayı hedefliyor.

ASIM CAN GÜNDÜZ BEKLENMEDİK ŞEKİLDE
VEDA ETTİ...


24 Haziran 2016 öğle saatlerinde Marmaris - İçmeler'de ki evinde kalp krizi geçiren Asım Can Gündüz, ambulansla Marmaris Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Gündüz, doktorların bütün çabasına rağmen kurtarılamadı. Asım Can Gündüz'ün iki yıl önce de kalp krizi nedeniyle Muğla Yücelen Hastanesi'ne kaldırılmış ve yapılan müdahale sonrası hayata döndürülmüştü.
Yaptığım telefon görüşmesinde kendini iyi hissettiğini bir şeyinin olmadığını gitar çalmaya devam ettiğini belirtmişti. Oğlunun web adresini vermiş yeni bir Asım geliyor diye pozitif enerjisiyle Marmaris'e davet etmişti.
Altın kalpli, kadife sesli, gitar virtüözü sanatçıya rahmetle anıyor, geride kalanlara, sevenlerine sabır ve metanet diliyorum. Seni unutmayacağız sevgili ASIM CAN GÜNDÜZ.

TÜRKİYENİN İLK TÜRKÇE GEZİ REHBERİ 25 YAŞINDA

25 yıldır alanında rakipsiz bir şekilde, emin adımlarla ilerleyen Gezi, yarım asırlık tecrübesiyle içeriğine yeni güncellemeler ekledi. Yıllardır gezginlerin rehberi olan Gezi'nin yeni baskısında, bir rehberden beklenebilecek her şey var!
25 yılda yüz binlerce okur ve gezginin, tatil ve gezi organizasyonlarına rehberlik eden Türkiye Tatil Rehberi Gezi, yeni baskısında tümüyle güncellendi.
Yeni yerler ve fotoğrafların eklendiği 800 sayfalık kitapta fotoğraf sayısı 3.000'in üzerine çıktı.
Güzel Türkiye'nin en güzel fotoğraflarını barındıran Gezi, 30 yıllık turizm yayıncısı Ekin Grubu tarafından yayımlanıyor.
Halim Bulutoğlu editörlüğünde kolektif bir çalışmanın ürünü olan Gezi'de bir rehberde bulunması gereken her şey var.
İstanbul'dan Antep'e bütün Türkiye Gezi'de Türkiye'de gezip görmeye değer her yer için ayrıntılı bilgi ve fotoğraflar, Gezi'de belirli bir sistematik içinde toplanmış.
Binden fazla yer ile ilgili bilgi ve fotoğraf bulunduran Gezi'de İstanbul ve çevresi ile başlayan sayfalar Güneydoğu Anadolu ile tamamlanıyor.
Gidilecek, görülecek yerlerle ilgili bilgilerin sıralı olması gezginin kitapta ve bulunduğu yerde kaybolmamasını sağlıyor. Gezgin ayırdığı zaman göre, neleri görebileceği konusunda da yönlendiriliyor. Sadece varış noktaları değil güzergâhlar da tanıtılıyor.
Büyük bölümü gazeteci, turizm gezi yazarı Haluk Özözlü tarafından çekilmiş fotoğraflar içeren kitapta sadece yerler ve bölgeler değil, güzergâhlar da tanıtılıyor.
Kendi araçlarıyla seyahat edecekler için, yol alacakları güzergâhlar üzerinde neleri görebilecekleri, hangi kilometrede ne tür yerleşim, antik kent ya da doğal güzellik bulunduğu aktarılıyor.
Üstelik kitabın bu bölümü, yeni açılan ya da geliştirilen yollar dikkate alınarak düzenlenmiş.
Son sayfalarında Türkiye Karayolları Haritası bulunan Gezi, yeni güncellemeleriyle gezginlerin vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Gezi kitabı fiyatı 45 TL.

İSTANBUL MODERN'İN YENİ SERGİ VE ETKİNLİK PROGRAMI


İstanbul Modern'de işbirliği üzerine bir seçki "Uluslararası Sanatçı Filmleri" sergisi
İstanbul Modern, dünyanın dört bir yanından sanatçıların video, animasyon ve kısa filmlerini İstanbul'a taşıyan Artists' Film International 2017 (Uluslararası Sanatçı Filmleri) programına bir sergiyle yer veriyor.
Programın 10. yılına özel olarak bu yıl "İşbirliği" konusuna odaklanan sergi, 8 Mart'ta açılıyor.
Farklı coğrafyalardan 7 sanatçı ve sanatçı grubunun "işbirliği" konulu video, animasyon ve kısa filmlerinin yer aldığı "Uluslararası Sanatçı Filmleri" sergisi İstanbul Modern Kısa Süreli Sergiler Alanı'nda 8 Mart-21 Mayıs tarihleri arasında görülebilir.
Sergide Türkiye'den Cengiz Tekin, Birleşik Krallık'tan Mikhail Karikis, Almanya'dan Dario Azzellini & Oliver Ressler, Hindistan'dan Desire Machine Collective, İtalya'dan Adrian Paci, Kaliforniya, ABD'den Mary Reid Kelley & Patrick Kelley ve Teksas, ABD'den Denise Ferreira Da Silva & Arjuna Neuman'ın çalışmaları yer alıyor. İstanbul Modern Sergiler ve Programlar Direktörü Çelenk Bafra ve Asistan Küratör Senem R. Kantarcı'nın hazırladığı sergi, farklı türdeki işbirliklerinin sanatsal üretim sürecindeki yansımalarının yanı sıra bir kavram olarak "işbirliği"nin dönüştürücü etkisini ele alıyor
.

İstanbul Modern'den denize açılan bir sergi: "LİMAN"
Türkiye modern ve çağdaş sanatında İstanbul "LİMAN"ı İstanbul Modern'in yeni sergisi, İstanbul Limanı'na odaklanıyor.

İstanbul kentinin deniz ve limanlarla ilişkisini vurgulayan "LİMAN", 19. yüzyıldan günümüze Türkiye sanatında deniz kenarında ve liman çevrelerinde gelişen kültürel ve toplumsal hayatı mercek altına alıyor. Sergi, 28 Ocak-4 Haziran 2017 tarihleri arasında görülebilir.




İ.stanbul Limanı olarak bilinen Salıpazarı liman sahasında, 12 yıldır faaliyetlerini sürdüren İstanbul Modern'in Antrepo 4 binasını uluslararası standartlarda modern bir sanat müzesine kavuşturmadan önceki son sergisi "LİMAN" adını taşıyor. Farklı dönem ve disiplinlerden 34 sanatçı ve kolektifin resim, heykel, model, gravür, çizim, fotoğraf, video ve yerleştirmelerinden bir seçki sunan serginin küratörlüğünü Çelenk Bafra ve Levent Çalıkoğlu üstleniyor. "Liman" kavramının sembolik ve metaforik açılımlarına yer veren sergi, coğrafi bir konum olmanın ötesinde, toplumsal ve ekonomik bir etkileşim alanı olarak liman bölgelerini görsel sanatlardaki yansımalarıyla araştırıyor. İstanbul kentinin deniz ve limanlarla ilişkisini vurgulayan "LİMAN", 19. yüzyıldan günümüze Türkiye sanatında deniz kenarında ve liman çevrelerinde gelişen kültürel ve toplumsal hayatı sanatçıların gözünden anlatıyor.




Adını 1941'den ödünç alan sergi "LİMAN" sergisi adını toplumsal gerçekçi anlayışla bir araya gelen bir grup akademili sanatçının 1941 yılında açtığı bir sergiden de ödünç alıyor.
Halkın arasına karışarak sanat üretmeyi seçen ve sonradan "Liman Ressamları" ya da "Yeniler" olarak anılan grubun, çevresi, çalışanları ve toplumsal meseleleriyle "liman" konusuna eğildikleri sergi sanat tarihine "Liman sergisi" olarak geçer. İstanbul Modern süreli sergiler salonundaki "LİMAN" sergisi ise Türkiye'den farklı dönem ve disiplinlerden 34 sanatçı ve kolektifin iki yüze yakın çalışmasına yer veriyo
r.

Liman tasarımları İstanbul Modern Mağaza'da

İstanbul Modern Mağaza, LİMAN sergisine özel olarak hazırlanan tasarım ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunuyor Türkiye modern ve çağdaş sanatında liman kavramını mercek altına alan İstanbul Modern'in yeni sergisi "LİMAN"a özel bir tasarım seçkisi hazırladı.
Sergiye katılan sanatçıların çalışmalarından esinlenilerek hazırlanan seçkide, Avni Arbaş'ın "Tekne" adlı yapıtının yer aldığı mumluk, taş bardak altı, Fausto Zonaro'nun "Eminönü'nde Yelkenler"in yer aldığı sürahi, bardak ve taş bardak altlıkları dikkat çekiyor. Seçkide sergi için hazırlanan kataloğun yanı sıra Mıgırdiç Givanian, Özer Kabaş'ın çalışmalarının yanı sıra, Sébah & Joaillier'in "Süleymaniye Camisi ve İstanbul Manzarası" yapıtının kartpostal, poster ve reprodüksiyonları yer alıyor. Mumluk – Avni Arbaş "Tekne": 37,50 TL Taş Bardak Altı – Avni Arbaş "Tekne": 12 TL Bardak – Fausto Zonaro "Eminönü'nde Yelkenler": 12 TL Sürahi – Fausto Zonaro "Eminönü'nde Yelkenler": 45 TL Taş Bardak Altı – Fausto Zonaro "Eminönü'nde Yelkenler": 12 TL Katalog "LİMAN": 118 TL Kartpostal – Mıgırdiç Givanian "İstanbul": 3 TL Poster – Özer Kabaş "Palamut Üçleme": 20 TL Çerçeveli Reprodüksiyon – Sébah & Joaillier "Süleymaniye Camisi ve İstanbul Manzarası": 64,50 TL


İstanbul Modern Kütüphane

İstanbul Modern Kütüphane kolleksiyonunda bulunan 7000 kitap, 35 yerli ve yabancı dergi aboneliği ile müze ziyaretcilerine ve araştırmacılara hizmet veriyor. Tarihi yarımada ve boğaz manzaralı kafesi ise bir başka seçenek. İstanbul Modern, “Sizin Perşembeniz Ücretsiz Müze Günleri”ni Tepe İnşaat’ın Narkule projesi sponsorluğunda gerçekleştiriyor. Sanatı her kesimden ziyaretçinin yaşamının bir parçası yapmak amacıyla İstanbul Modern, her Perşembe saat 10.00-20.00 arasında, özelprogramlarla ve ücretsiz olarak kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.


İstanbul Sanat Müzesi
Adres: Meclis-i Mebusan Caddesi Liman İşletmeleri Sahası Antrepo No: 4 Karaköy - İstanbul
Tel: 0(212) 334 73 00 Ziyaret saatleri Salı-Pazar 10.00-18.00 - Perşembe 10.00-20.00-Müze Pazartesi günleri kapalı.

OSMAN HAMDİ BEY’İN BAŞYAPITI ANTİK A.Ş. MÜZAYEDESİNDE
Türk müzecilik tarihinde ve resim sanatında önemli izler bırakmış olan Osman Hamdi Bey’in “Yeşil Cami Önü” isimli görkemli tablosu 14 Mayıs 2016 tarihinde Antik A.Ş. müzayede evinde satışa sunuldu.

Osmanlı mimarisinin süslemelerini ve ince işçiliğindeki detaylarını 16 insan figürü ile tuvalde betimleyen Türk resminin öncü ressamlarından Osman Hamdi Bey, eski Osmanlı günlük yaşamının ruhunu etkileyici bir kompozisyonla günümüze taşıyor.
Tuval üzerine yağlıboya olan “Yeşil Cami Önü”, 185 x 100 cm ebatları ile “Kaplumbağa Terbiyecisi’ adlı tablosundan sonra bilinen en büyük Osman Hamdi Bey eserlerinden biri. Sanat tarihçileri, müze direktörleri ve sanat uzmanları tarafından “başyapıt” olarak nitelendirilen muhteşem tablo, 10 milyon lira açılış fiyatı ile satışa sunuluyor.
Osman Hamdi Bey’in Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane’yi, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni kurduğu yıl olan 1882’de tamamladığı eser eski Türkçe imzalı.
Müzayedede ayrıca Türk resim sanatının usta sanatçılarından Halil Paşa, Hoca Ali Rıza, Halife Abdülmecid, İbrahim Çallı, Naci Kalmukoğlu, Şevket Dağ, Hikmet Onat ve Feyhaman Duran’a ait birbirinden değerli tablolar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Osmanlı ailelerine ait tuğralı gümüşler, Beykoz camları, tombaklar ve hat sanatının önemli örneklerini satışa sunuldu. 0(212) 236 24 60 numaralı telefondan Gülşen Işık’tan müzayede hakkında bilgi alabilirsiniz.

18. Yüzyılda Bir Kontes Olmayı Kim İstemez? Pera Müzesi’nde Ziyaretçiler Tablolara Dönüşüyor! 1 Nisan 2016’dan itibaren...

Pera Müzesi yepyeni bir interaktif dijital platform ile “Artırılmış Gerçeklik” deneyimini koleksiyonlarına taşıyor. Bir “Artırılmış Gerçeklik ve Görsel Arama ” uygulaması olan Blippar, Türkiye’de ilk defa bir müzede, Pera Müzesi’nde deneyimleniyor. Uygulama müze koleksiyonundaki dört farklı tablodaki karakterlerin yüzünü izleyicinin yüzüyle değiştirerek sanatseverleri beğendikleri sanat eserine dönüştürüyor. Pera Müzesi’ndeki bu keyifli oyuna 1 Nisan Dünya Şaka Günü’nden itibaren dahil olabilirsiniz!

Pera Müzesi, Blippar işbirliğiyle Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndaki dört farklı tabloda gerçek dünya ile dijital dünyayı bir araya getiriyor ve ziyaretçilere benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Sanatseverler, ücretsiz indirdikleri uygulama ile akıllı telefonlarının kameralarını sanat eserine tutarak, ekranlarında tablodaki karakterin yüzüyle yer değiştiriyor.
Pera Müzesi ziyaretçilerini Dünya Şaka Günü’nde uygulamayı kullanarak çektikleri fotoğrafları #müzedeselfie ve #perahatırası hashtag’leriyle paylaşmaya davet ediyor.
iOS, Android ya da Windows mobil cihazlar üzerinden indirilebilen Blippar, artırılmış gerçeklik, yapay zeka, görsel ama, derin makine öğrenimi ve programlama teknolojileriyle çalışıyor.
“Artırılmış Gerçeklik ve Görsel Arama” mobil platformu olarak tanımlanan Blippar, fiziksel dünyamızda yer alan her türlü materyali ve objeyi tarayarak, çarpıcı interaktif dijital içerik deneyimleri yaratıyor, gerçek dünyayla dijital dünyayı bir araya getiriyor.
Blippar uygulamasının Türkiye’de ilk defa müzelere taşınmasını sağlayan “Oryantalist Resim Koleksiyonu” ise ülkemizin en zengin koleksiyonlarından birini oluşturuyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın koleksiyonu, 17. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına uzanan bir dönemde, Avrupalı ressamların özellikle Osmanlı dünyasını ve Türkiye coğrafyasını betimleyen eserlerinin yanı sıra, Osmanlı sanatçılarının bu dönemdeki karşılıklı etkileşimini yansıtan eserlerini de barındırıyor.
1 Nisan’dan itibaren tüm sanatseverler bu kapsamlı koleksiyonun bir seçkisiyle oluşturulan “Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar” sergisini, bu kez dışarıdan seyrederek değil, tabloların içinden bakarak deneyimleme fırsatı buluyor.

"AHDE VEFA"
Türk sanat müziğinin kendisindeki yerinin hep çok özel ve ayrıcalıklı olduğunu, müziğe olan yeteneğini keşfetmesindeki ve geliştirmesindeki önemini her zaman vurgulayan Tarkan’ın, Türk sanat müziği albümü, “Ahde Vefa”, 11 Mart'ta tüm müzik market ve dijital müzik platformlarında dinleyicisiyle buluşuyor.