Kültür Sanat 1.sayfa | Kültür Sanat 2.sayfa

Concertmania
BON JOVI, WHITESNAKE, IRON MAIDEN, DEEP PURPLE, JUDAST PRIEST, IAN ANDERSON, JETHRO TULL,
OZZY OSBOURNE, METALLICA, SLAYER, MEGADETH, ANTHRAX, MANOWAR, ACCEPT, RAMMSTEIN
KONSER VİDEOLARI İÇİN TIKLAYINIZ
http://arzuozozlu.blogspot.com/


KÜLTÜR & SANAT

Ressam Kamer Batıoğlu'nun 2011 yılından bu yana sürdürdüğü ''Anadolu'ya Yolculuk Sergileri'' projesi şimdi Trump Alışveriş Merkezi'nde sanatseverlerle buluşuyor.
Sergide yer alan 54 ressam ve 13 fotoğraf sanatçısının 100 den fazla eseri 5 Aralık'a kadar Trump Art Gallery'de ziyaret edilebilecek.

'Anadolu'ya Yolculuk Sergileri' projesinde Türkiye'nin çeşitli illerindeki üniversitelerde dekan, anabilim dalı başkanı ve öğretim görevlisi olarak görev yapan 24 akademisyenin yanı sıra İbrahim Balaban, Remzi İren, Zeki Serbest, Ara Güler, İbrahim Zaman gibi sanatçıların eserleri yer alıyor.
Küratörlüğünü yine Kamer Batıoğlu'nun üstlendiği sergi, Anadolu'dan yola çıkmış, sanatın merkezi olan büyük şehirlerimizde yol almış ama asla doğduğu toprakları unutmamış olan sanatçıların, doğdukları topraklarla ve o topraklarda bıraktıkları insanlarla 'buluşma' yolculuğunu ifade etmeyi amaçlıyor.
Trump Art Gallery'de açılışı yapılan "Anadolu'ya Yolculuk Sergileri", 5 Aralık 2017 tarihine kadar Trump Alışveriş Merkezi B3 Katında bulunan Trump Art Gallery'de ziyaret edilebilir.

Dünyanın en büyük ve en kapsamlı Leonardo Da Vinci sergisi 'Leonardo Da Vinci Expo: Dahi İstanbul'da',
14 Aralık'ta UNIQ İstanbul'daki UNIQ Müze'de açılıyor...




UNIQ İstanbul, Rönesans döneminin en büyük dahisini keşfetmeye davet ediyor.
Leonardo Da Vinci'ye adanmış en önemli sergi olarak tasarlanan uluslararası bu sergi, prömiyerini yaptığı Brugge'ün (Belçika) ardından dünya turuna ilk olarak İstanbul'da başlıyor. Da Vinci'nin orijinal eskizlerinden yola çıkılarak oluşturulan 100 replikasıyla birlikte; orijinal el yazması, tablo ve çizimlerin de dahil olduğu 200'e yakın eseri sanatseverlerle buluşturacak olan 'Leonardo Da Vinci Expo: Dahi İstanbul'da' sergisi, 14 Aralık'ta UNIQ Müze'de kapılarını açacak ve 7 Nisan 2018'e kadar devam edecek.
10 YILLIK TİTİZ BİR ÇALIŞMA
Belçika ve Lüksemburg'dan mühendis, tarihçi, grafik sanatçıları ve zanaatkarlardan oluşan 22 kişilik bir ekip, 10 yıllık titiz bir çalışmanın ardından bu benzersiz koleksiyona imza attı. Leonardo Da Vinci'nin hayatı boyunca yaklaşık 6.000 adet icat, icat geliştirme ile tablo eskizi yaptığı ve bunların çok az bir kısmını hayata geçirdiği tespit edilmiştir. Daha önce keşfedilmemiş birtakım konuları örnekleyerek Da Vinci hakkındaki bilgileri artırmak isteyen sergide, Da Vinci'nin orijinal eskizlerinden yola çıkılarak oluşturulan 100 replikasıyla birlikte; orijinal el yazması, tablo ve çizimlerin de dahil olduğu 200'e yakın eser bulunuyor. Serginin dünya turuna ilk olarak Türkiye'den başlamasına vesile olan ve organizasyonunu üstlenen TurkMall Yönetim Kurulu üyesi Alper Eyüboğlu; Dünyanın en kapsamlı Leonardo Da Vinci koleksiyonu ünvanı ile ziyaretçilerin huzuruna çıkan bu serginin, 7'den 77'ye herkese hitap ettiğini vurguluyor.
BU SERGİDE TEK BİR VİDA YOK
Dünyanın en büyük 'Leonardo Da Vinci Makineleri Koleksiyonu'nun en önemli özelliği; sergide yer alan replikaların orijinal tasarımlara bağlı kalarak ahşap ve metalden yapılmış olması. Sanayi tipi hiçbir birleştirici unsurun kullanılmadığı replikalarda tek bir vida kullanılmadı. Da Vinci'nin orijinal eskizlerinden yola çıkılarak hayata geçirilmiş olan bu çalışmaların bazıları orijinal boyutlarında olup, kalan çalışmaların ise ebatları 60 cm ile 5 metre arasında değişen replikalardan oluşmakta.
DA VINCI'NİN HALİÇ KÖPRÜSÜ REPLİKASI BU SERGİDE
'Leonardo Da Vinci Expo: Dahi İstanbul'da' sergisinin en önemli ve 7 metre boyutuyla en büyük parçası; Da Vinci'nin Sultan II. Beyazıt döneminde inşa etmek istediği Haliç Köprüsü'nün replikası. 1502'de dünyanın en büyük, en güzel köprüsünü inşa etmek isteyen Da Vinci, Sultan II. Beyazıt'a bu talebiyle ilgili bir mektup göndermiş ancak köprü inşa edilememiştir. 2001'de, Norveç'te üstgeçit olarak inşa edilen köprü, küresel ısınmaya dikkat çekmek amaçlı buz maketleriyle de dünyanın çeşitli yerlerinde sergilenmektedir.
ÇOCUKLAR, DA VINCI'Yİ KEŞFEDECEK
Sergi, sanat ve tarihi keşfetme misyonu ile çocuklarla ve okullarla paylaşma konusunda yararlı bir öğretim yardımı görevi yürütecek. Koleksiyonda yer alan birkaç eseri ve makineyi çocuklar kendi başlarına inceleyebilecek.
30 ORİJİNAL BELGE BU SERGİDE
Sergi; Michelangelo, Albrecht Dürer, Giorgio Vasari, Donatello, Verrocchio, Giambologna, Raphael, Francesco Guardi ve Canaletto gibi Rönesans'ın diğer önemli sanatçıları ile Da Vinci'nin çağdaşlarının Da Vinci eserlerinden ilham alarak sunduğu örneklere ve orijinal belgelere de ışık tutuyor.

‘Özdilek Vakfı Yılmaz Büyükerşen Ünlüler Balmumu Heykel Müzesi’ artık İstanbul’da

Türkiye’nin en büyük balmumu heykel müzesi olarak nitelendirilen ‘Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’ artık İstanbul’da. Özdilek Vakfı tarafından ÖzdilekPark İstanbul AVM’de sanatseverlerle buluşan müze, 100’ü aşkın heykele ev sahipliği yapıyor.

Eskişehir’de açıldığı günden bu yana 1 milyonu aşkın kişinin ziyaret ettiği Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi, farklı bir konseptle İstanbul’da kapılarını sanatseverlere açtı. Eskişehir’de açıldığı günden bu yana 1 milyonu aşkın kişinin ziyaret ettiği Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi, farklı bir konseptle İstanbul’da kapılarını sanatseverlere açtı. Özdilek Vakfı tarafından 22 Eylül Cuma Günü ÖzdilekPark İstanbul AVM’de kapılarını açan müzenin açılışında, Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün yanı sıra Metin Akpınar, Bedri Baykam, Berna Laçin, Prof. Dr. Bingür Sönmez, Güneri Civaoğlu, Tuluhan Tekelioğlu, Pınar Türenç gibi eserleri sergilenen birçok isim katıldı.
Balmumu heykeller arasında Atatürk ve silah arkadaşları, Berna Laçin, Beyazıt Öztürk, Tuluhan Tekelioğlu, Süleyman Seba, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Aşık Veysel, Bedri Baykam, Cüneyt Arkın, Müjdat Gezen, Şener Şen, Çüneyt Arkın, Kemal Sunal, Bedri Baykam, Suna Kan, Fazıl Say, Zeki Müren, Nukhet Duru, Nurgül Yeşilçay, Yaşar Kemal, Barış Manço, Adile Naşit, Turhan Selçuk, Siyasiler, İş adamları, sinema ve tiyatro dünyasının ünlüleri ile usta kalemler var.

Dünyaca Ünlü Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi’nin Türkiye’deki Adresi Beyoğlu İstiklal Caddesi oldu
2016 sonbaharında kapılarını açan Madame Tussauds İstanbul, her yaştan ziyaretçiye keyifli bir deneyim sunuyor.
250 yaşındaki markanın İstanbul’daki adresi, ziyaretçilere en sevdikleri ünlü isimleri görüp, hissedip, fotoğraflayabildikleri, eğlenceli, interaktif ve eşsiz bir deneyim sağlayan, tüm aileye yönelik bir cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor.
Grand Pera'da ki Madame Tussauds İstanbul Müzesinde, tarihi, kültürel kahramanlar ve geçmişten bugüne sanat, spor ve siyaset dünyasının 55 üstü ünlü isim yer alıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde tarihi bir gezintinin yapıldığı müzede, Türkiye’den birçok ismin yanı sıra uluslararası müzik, spor ve film yıldızları da görülüyor.

Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi'nde yeni katılan ünlü karakter, sinema, tiyatro sanatçısı komedyen Tolga Çevik yerini aldı.



Heykeli ile gerçeğini ayırt etmek mümkün değil
Sinema filmleri, dizi filmler ve televizyon programlarıyla Türkiye'nin en sevilen komedyenleri arasında yer alan Tolga Çevik'in figürü, Madame Tussauds İstanbul'da kendisinin de katılımıyla düzenlenen lansmanla yerini aldı.
Mütevazi hali ve esprileri ile hazır cevaplığını açılışta da sürdüren sanatçı oldukça heyecanlı göründü.
"Artık bir dublörüm var"
Lansmanda neşeli, mutlu olduğu gözlenen ve esprileriyle davetlilere renkli anlar yaşatan Çevik, "Burada figürümün bulunması benim için heyecan verici. Bunun bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Sanki ünlülerden oluşan kocaman bir ailenin en yeni üyesi gibi hissediyorum. Ayrıca insanın kendini böyle dışardan görmesi çok farklı bir duygu. Daha önce yurt dışında Madame Tussauds'yu ziyaret etmiştim. Fakat insanın kendi figürünün olması çok farklı bir deneyimmiş" dedi. Çocuklarının da figürü çok merak ettiğini, sınavlar nedeniyle ailece gelemediklerini üzülerek belirten ünlü komedyen, "En kısa sürede "beni" ailece ziyaret edeceğiz" dedi ve telefonunu çıkararak figürüyle birlikte selfie çeken ilk kişi oldu.
Figürün yapımı 8 ay sürdü!

Tolga Çevik figürünün yapım sürecinin başlangıcında Londra'da bulunan Madame Tussauds Stüdyo'sunun kreatif ekibi sanatçıyla İstanbul'da bir araya geldi ve detaylı ölçü alımı, fotoğrafların çekilmesi, saç ve göz rengi referanslarının belirlenmesi için ön çalışma gerçekleştirdi. Yaklaşık 3 saat süren bu çalışmanın ardından sanatçının figürü için kendisinin seçtiği bir poz belirlendi ve bu poz referans alınarak figürün duruş şekli tasarlandı. Saç, kaş ve kirpikleri gerçek saçların tek tek ekilmesi ile oluşturulan figürün yapımı 8 ay sürdü ve Çevik'in de onayıyla figür son halini aldı. Tolga Çevik Madame Tussauds İstanbul'da sergilenecek figürü için orijinal sahne kostümünü hediye ett.
Sevilen sanatçı isteyenleri kırmadı her biri ile ve basın toplantısına katılanla birlikte grup fotoğrafı da çektirdi. 2.6.2017

Madame Tussauds Müzesi'nde sergilenecek karakterler arasında Mustafa Kemal Atatürk, Mevlana, Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan, Barış Manço, Angelina Jolie, Brat Pitt, Lady Gaga, Messi, Ronaldo, Einstein, ET, Adile Naşit, Rihanna, Marilyn Monroe, Muhammed Ali ve birçok sürpriz toplamda 55 isim yer alıyor.
Balmumu heykeller serisine 2017 yılında yedi tanesi Türk yıldızlardan olmak üzere sekiz heykel daha ilave olacak.

İstiklal Caddesi üzerindeki Grand Pera binasının ilk iki katında kapılarını ziyaretçilere açan Madame Tussauds İstanbul için merkezde figürleri yer alan ünlülerin ve yakınlarının katılımıyla bir açılış resepsiyonu düzenlendi. Lale, Doğukan ve Batıkan Manço, Barış Manço’nun figürüyle ilk defa bir araya geldi. Fuat Güner ve Özkan Uğur, Madamme Tussauds İstanbul’u baştan sona gezerek başta kendi figürleri olmak üzere tüm figürlere yakın ilgi gösterdiler.
Öte yandan Eylül ayı itibariyle sevilen pop yıldızı Murat Boz'un balmumu heykeli çalışmaları da başladı.
MADAME TUSSAUDS BALMUMU HEYKEL MÜZESİNİ GEZMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Türk karikatürünün efsane ismi Oğuz Aral ve kahramanı Avanak Avni artık Kadıköy'de. Kadıköy Belediyesi tarafından yaptırılan iki heykel karşılıklı durarak Kadıköy'e gelenleri karşılıyor

Usta karikatürist Oğuz Aral'ın Gırgır Dergisi'nde ofis-boy olarak çalışan Rıza Külegeç adlı çocuktan esinlenerek yarattığı bir karakter Avanak Avni Kadıköy Hasanpaşa'da hem Kadıköy'e gelenleri karşılıyor hem de Kadıköy Belediyesi Karikatür Evini gösteriyor.
Kadıköy Belediyesi usta karikatürist Oğuz Aral ve onun yarattığı Avanak Avni'nin heykellerini yaptırdı. Tipik bir gecekondu mahallesi çocuğu olan sürekli ezilen ama hiç boyun eğmeyen konuşmayı sökemediği için derdini anlatamayan, Leyla'ya sırılsıklam aşık ve sürekli Deve Dilaver'den dayak yiyen Avanak Avni parmağıyla Kadıköy Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıl hizmete açılan Karikatür Evi'ni gösteriyor.
Oğuz Aral'ın 1973 yılında çizmeye başladığı çizdiği Avanak Avni'nin maceraları Türkiye sınırlarını aşıp Güney Afrika'daki ırkçı olaylara karşı, Meksika'da ise ABD karşıtı gurupların sembolü olmuştu. Oğuz Aral Gırgır Dergisi'nin el değiştirmesinden sonra 1990 yılında çıkarmaya başladığı dergiye Avni adını vermişti.
Avni dergisi 1996'ya kadar yayınını sürdürmüştü. Oğuz Aral'ın 2004'te hayata veda edişinin ardından, Penguen dergisi çizerleri Oğuz Aral'ın anısına Avni'nin karikatürlerini kendi kalemlerinden çizmişlerdi. Oğuz Aral, bir karikatüründe Avanak Avni'ye konuk olmuş ve Avni'den bir taş da o yemişti.
Kadıköy Belediyesi daha önce Turhan Selçuk'un Abdülcanbaz,Tuncay Akgün'ün Bezgin Bekir ve Uğur Gürsoy'un Fırat karakterlerinin heykellerini yaptırmıştı. Abdülcanbaz, Bezgin Bekir ve Fırat Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi'nde gelenleri karşılıyor.
Heykeltraş Yunus Tonkuş tarafından yapılan Avanak Avni ve Turhan Selçuk heykelleri ise hem Kadıköy'ün Hasanpaşa girişinde gelenleri karşılıyor hem de Karikatür Evi'ne davet ediyor.

Burhan Doğançay’ın ‘From Walls No 5’ isimli eseri
750 Bin TL’ye satıldı!

Kolektif Karma Tasarım Pazarı 09. Nisan Pazar günü
Türk Çağdaş Sanatı ustalarından modern sanatın dünyaca ünlü temsilcilerine kadar 129 sanatçının birbirinden değerli 275 eserinin yer aldığı 39. Beyaz Müzayede, 9 Nisan Pazar günü Orjin Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Müzayede başlangıç saati geldiğinde bile bayrak masasında kayıt sırası fazla olduğundan, sırada bekleyen kişilerin salona geçmesini beklemek için müzayede 20 dakika geç başlatıldı. Müzayedede koltukların tamamı dolarken yoğun ilgiden dolayı yer bulamayan sanatseverlerin büyük bir kısmı tüm müzayedeyi ayakta takip etti.
Müzayedede Mübin Orhon’un merakla beklenen 1950’li yıllara ait ‘Abstrait Blanc et Rose’ isimli yapıtı 475 bin TL’lik fiyatıyla en yüksek fiyata alıcı bulan ikinci eser oldu.
En yüksek fiyata alıcı bulan 3.cü eser ise 410 bin TL’lik fiyatıyla Fahrelnissa Zeid’in 1950’li yıllara ait soyut yapıtı ‘Abstrait Jaune’ oldu. Türk Çağdaş Sanatı’nın orta ve genç kuşağından Kemal Önsoy’un 2011 yılına ait eseri 315 bin TL’lik fiyatı ile büyük ilgi görürken bu eser Kemal Önsoy’un bugüne kadar satılmış en pahalı eseri olarak kayıtlara geçti.
Jiri Georg Dokoupil’in ‘Brazil Bubbles Series’ isimli yapıtı müzayedenin en çekişmeli eseri olarak 315 bin TL’lik fiyat ile alıcı buldu. Yeni İngiliz heykel akımının önemli sanatçılarından Julian Opie’nin ‘Ann Dancing In Sequined Dress-I’ isimli tablosu eserin yurt dışındaki galeri fiyatının da üstüne çıkarak 285 bin TL’den alıcı buldu.


Aziz Karadeniz tarafından yönetilen ve yoğun ilgi ile takip edildi.

Kadıköy Belediyesi usta sanatçı Cem Karaca’nın demir heykelini
Küçük Moda’da bulunan Cem Karaca Sokağına yerleştirdi.

Kadıköy Belediyesi, Kadıköy sokaklarına sanatçıların eserlerinden tasarımlar yapmaya devam ediyor.

Daha önce Cemal Süreya, Özdemir Asaf ve Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirlerini yaşadıkları sokakların kaldırım taşlarına döşeyen belediye daha sonra İstiklal Marşımızın bestecisi Osman Zeki Üngör’ün cam kaidesini Zeki Üngör sokağına yerleştirmişti. Küçük Moda, Bomonti arkasında yer alan Cem Karaca Sokak-Nezihe Gürbüz Sokak köşesi, MODA Khalkedon'un hemen üst tarafına Cem Karaca'nın demir heykeli konuldu.
2017 yılı Mart ayında Anadolu Rock tarzı müzik yapan sanatçının heykelinin diğer heykellerden farkı parmak kalınlığında delikli metalden yapılmış olması. Bu tür transparan form heykelin içinden arka tarafının görünmesini sağlanırken, havanın nemi ile metalin okside olup çizgiyle çizilmiş gibi duran heykeli, diğerlerinden ayrıcalıklı kılıyor. Cem Karaca gitar çalmaktan ziyade şarkı söyleyen bir sanatçı olmasına rağmen heykeli, batı enstürümanlarıyla müzik yapan sanatçının müzik türünü vurgulamak için gitarla beraber tasarlanmış.
Heykelin daha yüksek yerde durması gerekirken, sanatçının ismi yazılı kaidesi zemin hizasında olduğu için etrafı park eden araçlarla dolu oluyor ve heykeli görüş açısının kesintiye uğramasına, kaybolmasına neden oluyor.

Teldolap tarifleri kitap haline geliyor, geleneksel mutfak alışkanlıkları günümüze taşınıyor
2014 yılından günümüze kadar beğeni kazanan, Gizem Erman Soysaldı'nın tasarlayıp sunduğu "Teldolap" programı, tariflerini kitap haline getirdi.
Büyükannelerimizden gelen eski mutfak alışkanlıklarını günümüzün şehir yaşamında da sürdüren oyuncu Gizem Erman Soysaldı ile şef Müşerref Kartaler'in kaleme aldığı Teldolap kitabı 3 Ekim tarihinden itibaren okuyucularla buluşuyor.
LAV katkılarıyla hazırlan Teldolap, Remzi Kitabevi tarafından yayınlanıyor. Gıdaları geleneksel yöntemlerle saklama ve pişirme, mevsimine göre beslenme sağlıklı bir yaşam için düşündüğümüzden çok daha önemli.
Ayrıca daha pratik, sürdürülebilir ve ekonomik! Bu düşünceyle yola çıkarak hazırlanan Teldolap kitabının hikâyesi iki yıl önceye uzanıyor.
Geleneksel yöntemleri izleyerek mevcut alışkanlıklarını değiştiren oyuncu Gizem Erman Soysaldı ile şef Müşerref Kartaler, hayatlarında başlattıkları değişimi, yenilenmeyi ve kazandıkları deneyimleri bu kitapta paylaşıyor.
Yoğun kent yaşamında sağlıklı kalmaya çalışmak, gün geçtikçe özel bir çabayı gerektiriyor.
Teldolap'ta verilen tarifler, yöntemler ve püf noktaları şehirde doğal ve sağlıklı yaşamanın sanıldığı kadar zor olmadığını gösterirken, kitap, özellikle çalışan kadınlar için sunduğu pratik bilgilerle mutfaklara nostaljik bir lezzet ve sağlık katıyor.
Gizem Erman Soysaldı ve Müşerref Kartaler Teldolap'la mevsiminde toplanan ürünlerle konservelerin, salçaların, turşuların, tarhanaların, reçellerin, pestillerin, yoğurt ve kefirlerin hazırlandığı mutfakları, günümüzün modern şehir hayatına ve mutfaklarına taşıyor. Kitap herkesin bulabileceği malzemelerle ve pratik tariflerle, tüm kitapevlerinde.

Latin&Etnik Caz Flüt Virtüözü MİHRİBAN AVİRAL
UNUTULMAZ TÜRKÜLERİ İLK KEZ LATİN CAZ İLE BULUŞTURUYOR...


Türkiye'nin ilk ve tek Latin & Etnik Caz flüt virtüözü Mihriban Aviral, yeni albümü "CanJazzım Türküler İlk Nefes" ile müzikseverlerle buluşuyor.
Kendi topraklarının öz kültürüne ait zengin ezgileri, evrensel formda yeniden düzenleyerek dünyaya tanıtmayı amaçlayan flüt sanatçısı Mihriban Aviral, yeni albümü "CanJazzım Türküler İlk Nefes" ile sevenleriyle bir araya geliyor. Tabancamın Sapını Gülle Donatacağım ve Çayelinden Öteye isimli türküleri büyük bir özenle Latin Caz formunda düzenleyen ve flütüyle türkülere can veren Aviral, yeni albümünün orkestra ve flüte uyarlamaları için Grammy Müzik Ödüllü sanatçı Nestor Torres ile çalıştı.
Türkiye'de bu güne kadar hiç gerçekleştirilmemiş olan "Latin Caz" tarzında "solo flüt" çalan ilk ve tek sanatçı Aviral, seslendirdiği eserlerde kesintisiz ve yoğun bir performans sergiliyor.
Dünyaca ünlü otoritelerin de dikkatini çeken sanatçı, yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli festival ve organizasyonlarda Latin caz konserleri veriyor.
Uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nda görev yaptıktan sonra Latin caz müziğine yönelen Mihriban Aviral, kariyerinde yeni bir sayfa açarak "CanJazzım Türküler İlk Nefes" albümüyle müzik tutkunlarına keyifli bir deneyim yaşatıyor. Mihriban Aviral "CanJazzım Türküler İlk Nefes" ile müziğin evrensel diliyle kültürler arası bağlar kurmayı amaçladığını söylüyor.
Caz ve Latin caz müziğini toplumumuz insanlarına sevdirmeyi, bunun yanı sıra Türk kültürünü simgeleyen türkülerimizi caz ve Latin caz benzeri kalıplar kullanarak aranje edip, bu tarz müziklerle yakından ilgilenen dünya toplumlarına sunmayı hedefliyor.

ASIM CAN GÜNDÜZ BEKLENMEDİK ŞEKİLDE
VEDA ETTİ...


24 Haziran 2016 öğle saatlerinde Marmaris - İçmeler'de ki evinde kalp krizi geçiren Asım Can Gündüz, ambulansla Marmaris Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Gündüz, doktorların bütün çabasına rağmen kurtarılamadı. Asım Can Gündüz'ün iki yıl önce de kalp krizi nedeniyle Muğla Yücelen Hastanesi'ne kaldırılmış ve yapılan müdahale sonrası hayata döndürülmüştü.
Yaptığım telefon görüşmesinde kendini iyi hissettiğini bir şeyinin olmadığını gitar çalmaya devam ettiğini belirtmişti. Oğlunun web adresini vermiş yeni bir Asım geliyor diye pozitif enerjisiyle Marmaris'e davet etmişti.
Altın kalpli, kadife sesli, gitar virtüözü sanatçıya rahmetle anıyor, geride kalanlara, sevenlerine sabır ve metanet diliyorum. Seni unutmayacağız sevgili ASIM CAN GÜNDÜZ.

TÜRKİYENİN İLK TÜRKÇE GEZİ REHBERİ 25 YAŞINDA

25 yıldır alanında rakipsiz bir şekilde, emin adımlarla ilerleyen Gezi, yarım asırlık tecrübesiyle içeriğine yeni güncellemeler ekledi. Yıllardır gezginlerin rehberi olan Gezi'nin yeni baskısında, bir rehberden beklenebilecek her şey var!
25 yılda yüz binlerce okur ve gezginin, tatil ve gezi organizasyonlarına rehberlik eden Türkiye Tatil Rehberi Gezi, yeni baskısında tümüyle güncellendi.
Yeni yerler ve fotoğrafların eklendiği 800 sayfalık kitapta fotoğraf sayısı 3.000'in üzerine çıktı.
Güzel Türkiye'nin en güzel fotoğraflarını barındıran Gezi, 30 yıllık turizm yayıncısı Ekin Grubu tarafından yayımlanıyor.
Halim Bulutoğlu editörlüğünde kolektif bir çalışmanın ürünü olan Gezi'de bir rehberde bulunması gereken her şey var.
İstanbul'dan Antep'e bütün Türkiye Gezi'de Türkiye'de gezip görmeye değer her yer için ayrıntılı bilgi ve fotoğraflar, Gezi'de belirli bir sistematik içinde toplanmış.
Binden fazla yer ile ilgili bilgi ve fotoğraf bulunduran Gezi'de İstanbul ve çevresi ile başlayan sayfalar Güneydoğu Anadolu ile tamamlanıyor.
Gidilecek, görülecek yerlerle ilgili bilgilerin sıralı olması gezginin kitapta ve bulunduğu yerde kaybolmamasını sağlıyor. Gezgin ayırdığı zaman göre, neleri görebileceği konusunda da yönlendiriliyor. Sadece varış noktaları değil güzergâhlar da tanıtılıyor.
Büyük bölümü gazeteci, turizm gezi yazarı Haluk Özözlü tarafından çekilmiş fotoğraflar içeren kitapta sadece yerler ve bölgeler değil, güzergâhlar da tanıtılıyor.
Kendi araçlarıyla seyahat edecekler için, yol alacakları güzergâhlar üzerinde neleri görebilecekleri, hangi kilometrede ne tür yerleşim, antik kent ya da doğal güzellik bulunduğu aktarılıyor.
Üstelik kitabın bu bölümü, yeni açılan ya da geliştirilen yollar dikkate alınarak düzenlenmiş.
Son sayfalarında Türkiye Karayolları Haritası bulunan Gezi, yeni güncellemeleriyle gezginlerin vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Gezi kitabı fiyatı 45 TL.

İSTANBUL MODERN'İN YENİ SERGİ VE ETKİNLİK PROGRAMI


İstanbul Modern'de 6. kez Biz de Varız!
İstanbul Modern Sinema, Türkiye'den yeni filmleri bir araya getirdiği, yönetmen ve oyuncuların katılımıyla festivale dönüşen Biz de Varız! programının altıncısını düzenliyor.
2-16 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek programda aralarında Blue, Göçebe, Kaygı, Kırık Kalpler Bankası, Kedi, Koca Dünya, Benim varoş hikayem, Körfez, Taş, Tereddüt ve Genco'nun yer aldığı 11 film izleyiciyle buluşuyor

İstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg A. Ş.'nin katkılarıyla festival tadında bir program daha hazırladı. Türkiye sinemasından içerik ve form adına taze fikirler, yeni bakışlar sunan filmlerin bir araya getirildiği Biz de Varız! programı 2-16 Kasım 2017'de sinemaseverlerin beğenisine sunuluyor. Gösterimlere filmlerin yönetmen ve oyuncularının da katılımıyla tam bir festival havasında geçen programın bu yılki seçkisinde dünya prömiyerini Berlin Film Festivali'nde yapan Ceylan Özgün Özçelik'in Kaygı'sı ve bu yılki Venedik Film Festivali'nde Geleceğin Aslanı Ödülü'ne aday gösterilen Emre Yeksan'ın Körfez'i gibi ilk uzun metrajlı filmler yer alıyor. Ustalar yeni filmleriyle Biz de Varız! programına geçtiğimiz nisan ayında İstanbul Film Festivali'nde "En İyi Yönetmen", "En İyi Kadın Oyuncu" gibi çeşitli ödülleri toplayan Tereddüt ile Yeşim Ustaoğlu katılırken Türkiye sinemasının auteur'lerinden Reha Erdem de dokuzuncu filmi Koca Dünya ile yer alıyor.

Liman tasarımları İstanbul Modern Mağaza'da
İ
stanbul Modern Mağaza, LİMAN sergisine özel olarak hazırlanan tasarım ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunuyor Türkiye modern ve çağdaş sanatında liman kavramını mercek altına alan İstanbul Modern'in yeni sergisi "LİMAN"a özel bir tasarım seçkisi hazırladı.
Sergiye katılan sanatçıların çalışmalarından esinlenilerek hazırlanan seçkide, Avni Arbaş'ın "Tekne" adlı yapıtının yer aldığı mumluk, taş bardak altı, Fausto Zonaro'nun "Eminönü'nde Yelkenler"in yer aldığı sürahi, bardak ve taş bardak altlıkları dikkat çekiyor. Seçkide sergi için hazırlanan kataloğun yanı sıra Mıgırdiç Givanian, Özer Kabaş'ın çalışmalarının yanı sıra, Sébah & Joaillier'in "Süleymaniye Camisi ve İstanbul Manzarası" yapıtının kartpostal, poster ve reprodüksiyonları yer alıyor. Mumluk – Avni Arbaş "Tekne": 37,50 TL Taş Bardak Altı – Avni Arbaş "Tekne": 12 TL Bardak – Fausto Zonaro "Eminönü'nde Yelkenler": 12 TL Sürahi – Fausto Zonaro "Eminönü'nde Yelkenler": 45 TL Taş Bardak Altı – Fausto Zonaro "Eminönü'nde Yelkenler": 12 TL Katalog "LİMAN": 118 TL Kartpostal – Mıgırdiç Givanian "İstanbul": 3 TL Poster – Özer Kabaş "Palamut Üçleme": 20 TL Çerçeveli Reprodüksiyon – Sébah & Joaillier "Süleymaniye Camisi ve İstanbul Manzarası": 64,50 TL


İstanbul Modern Kütüphane

İstanbul Modern Kütüphane kolleksiyonunda bulunan 7000 kitap, 35 yerli ve yabancı dergi aboneliği ile müze ziyaretcilerine ve araştırmacılara hizmet veriyor. Tarihi yarımada ve boğaz manzaralı kafesi ise bir başka seçenek. İstanbul Modern, “Sizin Perşembeniz Ücretsiz Müze Günleri”ni Tepe İnşaat’ın Narkule projesi sponsorluğunda gerçekleştiriyor. Sanatı her kesimden ziyaretçinin yaşamının bir parçası yapmak amacıyla İstanbul Modern, her Perşembe saat 10.00-20.00 arasında, özelprogramlarla ve ücretsiz olarak kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.


İstanbul Sanat Müzesi

Adres: Meclis-i Mebusan Caddesi Liman İşletmeleri Sahası Antrepo No: 4 Karaköy - İstanbul
Tel: 0(212) 334 73 00 Ziyaret saatleri Salı-Pazar 10.00-18.00 - Perşembe 10.00-20.00-Müze Pazartesi günleri kapalı.

OSMAN HAMDİ BEY’İN BAŞYAPITI ANTİK A.Ş. MÜZAYEDESİNDE
Türk müzecilik tarihinde ve resim sanatında önemli izler bırakmış olan Osman Hamdi Bey’in “Yeşil Cami Önü” isimli görkemli tablosu 14 Mayıs 2016 tarihinde Antik A.Ş. müzayede evinde satışa sunuldu.

Osmanlı mimarisinin süslemelerini ve ince işçiliğindeki detaylarını 16 insan figürü ile tuvalde betimleyen Türk resminin öncü ressamlarından Osman Hamdi Bey, eski Osmanlı günlük yaşamının ruhunu etkileyici bir kompozisyonla günümüze taşıyor.
Tuval üzerine yağlıboya olan “Yeşil Cami Önü”, 185 x 100 cm ebatları ile “Kaplumbağa Terbiyecisi’ adlı tablosundan sonra bilinen en büyük Osman Hamdi Bey eserlerinden biri. Sanat tarihçileri, müze direktörleri ve sanat uzmanları tarafından “başyapıt” olarak nitelendirilen muhteşem tablo, 10 milyon lira açılış fiyatı ile satışa sunuluyor.
Osman Hamdi Bey’in Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane’yi, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni kurduğu yıl olan 1882’de tamamladığı eser eski Türkçe imzalı.
Müzayedede ayrıca Türk resim sanatının usta sanatçılarından Halil Paşa, Hoca Ali Rıza, Halife Abdülmecid, İbrahim Çallı, Naci Kalmukoğlu, Şevket Dağ, Hikmet Onat ve Feyhaman Duran’a ait birbirinden değerli tablolar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Osmanlı ailelerine ait tuğralı gümüşler, Beykoz camları, tombaklar ve hat sanatının önemli örneklerini satışa sunuldu. 0(212) 236 24 60 numaralı telefondan Gülşen Işık’tan müzayede hakkında bilgi alabilirsiniz.

18. Yüzyılda Bir Kontes Olmayı Kim İstemez? Pera Müzesi’nde Ziyaretçiler Tablolara Dönüşüyor! 1 Nisan 2016’dan itibaren...

Pera Müzesi yepyeni bir interaktif dijital platform ile “Artırılmış Gerçeklik” deneyimini koleksiyonlarına taşıyor. Bir “Artırılmış Gerçeklik ve Görsel Arama ” uygulaması olan Blippar, Türkiye’de ilk defa bir müzede, Pera Müzesi’nde deneyimleniyor. Uygulama müze koleksiyonundaki dört farklı tablodaki karakterlerin yüzünü izleyicinin yüzüyle değiştirerek sanatseverleri beğendikleri sanat eserine dönüştürüyor. Pera Müzesi’ndeki bu keyifli oyuna 1 Nisan Dünya Şaka Günü’nden itibaren dahil olabilirsiniz!

Pera Müzesi, Blippar işbirliğiyle Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndaki dört farklı tabloda gerçek dünya ile dijital dünyayı bir araya getiriyor ve ziyaretçilere benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Sanatseverler, ücretsiz indirdikleri uygulama ile akıllı telefonlarının kameralarını sanat eserine tutarak, ekranlarında tablodaki karakterin yüzüyle yer değiştiriyor.
Pera Müzesi ziyaretçilerini Dünya Şaka Günü’nde uygulamayı kullanarak çektikleri fotoğrafları #müzedeselfie ve #perahatırası hashtag’leriyle paylaşmaya davet ediyor.
iOS, Android ya da Windows mobil cihazlar üzerinden indirilebilen Blippar, artırılmış gerçeklik, yapay zeka, görsel ama, derin makine öğrenimi ve programlama teknolojileriyle çalışıyor.
“Artırılmış Gerçeklik ve Görsel Arama” mobil platformu olarak tanımlanan Blippar, fiziksel dünyamızda yer alan her türlü materyali ve objeyi tarayarak, çarpıcı interaktif dijital içerik deneyimleri yaratıyor, gerçek dünyayla dijital dünyayı bir araya getiriyor.
Blippar uygulamasının Türkiye’de ilk defa müzelere taşınmasını sağlayan “Oryantalist Resim Koleksiyonu” ise ülkemizin en zengin koleksiyonlarından birini oluşturuyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın koleksiyonu, 17. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına uzanan bir dönemde, Avrupalı ressamların özellikle Osmanlı dünyasını ve Türkiye coğrafyasını betimleyen eserlerinin yanı sıra, Osmanlı sanatçılarının bu dönemdeki karşılıklı etkileşimini yansıtan eserlerini de barındırıyor.
1 Nisan’dan itibaren tüm sanatseverler bu kapsamlı koleksiyonun bir seçkisiyle oluşturulan “Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar” sergisini, bu kez dışarıdan seyrederek değil, tabloların içinden bakarak deneyimleme fırsatı buluyor.

Osmanlı'ya Bakmak
Tarihçi-yazar İlber Ortaylı’nın İnkılâp Kitabevi’nden çıkan yeni kitabı Osmanlı’ya Bakmak raflardaki yerini aldı.
Sözünü sakınmadan gerçekleri dobra dobra anlatan Prof. Dr. İlber Ortaylı yeni kitabı Osmanlı’ya Bakmak’ta Osmanlı tarihinin tartışmalı pek çok olay, kavram ve kurumunu akıcı bir şekilde anlatıyor. İmparatorlukların genel durumu.


Türkiye’nin son altı asırlık tarihinin imparatorluklar tarihi, imparatorluklara has bir sosyolojiyle ele alınması gerektiğini düşünen İlber Ortaylı Osmanlı’ya Bakmak’ta Osmanlı İmparatorluğu dışında diğer imparatorlukları da ele alıyor. O yüzden kitapta Rusya mukayeseli bir tarih ele alınıyor.
Türk tarihini yazarken kesinlikle Rusya ve İran’ı, bilhassa Rusya’yı ele almak gerektiğini de düşünen Ortaylı, Balkanlar’ı da anlamak için Orta Avrupa’yı, Avusturya’yı da kitabına ilave ediyor.
İlber Ortaylı, Osmanlı’ya Bakmak, İnkılâp Kitabevi, İstanbul 2016
Kitabın Ebadı: 13,7x21,5
Sayfa Sayısı: 320
Fiyatı: 23 TL

Gülse Birsel, yeni kitabının ilk imza gününde D&R Kanyon’da
Başarılı oyuncu ve senarist Gülse Birsel, yeni kitabı “Memleketi Ben Kurtaracağım”ın imza gününde
28 Kasım Cumartesi günü 15.30’da D&R Kanyon’da okuyucuları ile oldu.
Gülse Birsel, yayınlandığı hafta “en çok satanlar” listesinde birinci sıraya yükselen kitabı “Memleketi Ben Kurtaracağım” ile D&R Kanyon’da sevenleriyle buluşacak. Yeni kitabın 28 Kasım Cumartesi günü 15.30’da D&R Kanyon’da düzenlenecek ilk imza gününde hem kitabınızı imzalatabilir hem de keyifli bir sohbete eşlik edebilirsiniz.
Gülse Birsel düşündürürken eğlendirmeyi başaran kitabı için şöyle diyor:
“Bu kitapta, hem ülkeyi yönetmeye talip olduğum bazı siyasi yazılar, hem de politikayla hiiiç ilgisi olmayan makaleler
bulacaksınız.
Misal ilk bölümde otobiyografimi kaleme aldım. Henüz genç bir kız olduğum için 7 yazıda bitti. Gülecek bir şey yok, daha bir espri yapmadım! Kitapta ayrıca, diyetten antidepresanlara, astrolojiden sosyal medyayı nasıl kullanmanız gerektiğine, pek çok anekdot ve tavsiyem var. O bölüme bir kişisel gelişim kitabı muamelesi yapabilirsiniz.
Yazıları dikkatle okuyup, benim yaptıklarımı asla yapmazsanız, kişisel olarak gelişeceğinize inanıyorum.
Ama çok da fazla gelişmeyin. Madonna vücut geliştireyim dedi, kolları ne oldu gördünüz...
Yani ismine aldanıp sadece siyaset okumak için kitabı alan ve şu an iade etmeye karar verenler, paranızı geri vermeyeceğiz! Yedim bile ben o parayı! Simitle üçgen peynir aldım, yedim.
"Paranızı değil, ama ülkenin hali yüzünden kaybettiğiniz kahkahanızı geri verebilirim belki. Ümidim o”.
Yeni yılda yeni komedi filmi üzerine çalışmalar yapan senarist oyuncu, imza gününde buluştuğu hayran ve takipçileri ile bol bol imza verip, hatıra fotoğrafları çektirdi.

ÇATALHÖYÜK KAZILARINDA YENİ BULGULAR ORTAYA ÇIKTI

Yapı Kredi ana sponsorluğunda 19 yıldır devam eden Çatalhöyük kazıları geçmişin sırlarını aralamaya devam ediyor. Çatalhöyük Araştırma Projesi’nde arazi çalışmalarının son yıllarına yaklaşılırken, çapı genişletilen kazı araştırmalarında, neolitik dönem ile ilgili en eski miras alanlarından birinin tümüyle ortaya çıkarılması hedefleniyor.
2014 yılının, hız kazanan çalışmalarla birlikte, 9000 yıllık binaların yapısının ve tarihçesinin anlaşılması açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Çatalhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr Ian Hodder, “Geçmiş kazılardaki veril­erin etkisiyle, geç dönem binaların bir önceki binanın hemen üzerine yapıldığı düşüncesi hakimdi. Ancak, Bina 77 olarak adlandırılan bu yıl bulduğumuz yapıda yeni bir bilgiye ulaştık. Bu da Bina 77’den önce gel­en yapının, aynı büyüklükte ya da şekilde olmamasıydı. Bunun yerine Bina 77’nin 2 katı genişliğinde ve benzeri görülmemiş kalınlıkta duvarları olan bir bina bulduk. 2015 kazı sezonunda binanın büyüklüğünün özel bir amaç gösterip göstermediğini anlamak için yapının tamamını ortaya çıkartmayı planlıyoruz.”dedi.

TÜRK HALKI JOAN MİRO'nun KADINLAR, KUŞLAR, YILDIZLAR" SERGİSİNİ SEVDİ
Barselona doğumlu Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miro’nun eserleri arasında bulunan resim, baskı, heykel ve seramik örnekler sanatseverlerle buluştu.
Sanatçının kadın, yıldız ve kuşlar temasının yoğun olarak işlendiği sergisinde yağlı boya, akrilik tablolar,
taş baskı ve aside yedirme baskılardan oluşan 125 eser büyük ilgi gördü.
Sergide ayrıca halılar, okumalar, seramik ve şiir kitapları gibi Joan Miro’nun farklı çalışmalarına ve
sanatçıya ait bazı kişisel eşyalar da sergilendi.
Sabancı Holding’in katkılarıyla, 23 Eylül 2014 – 8 Mart 2015 tarihleri arasında S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM)’de düzenlenen “Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar” adlı sergi, beş buçuk ayda 150 bini aşkın sanatseverle buluştu.
Sanatçının Akdeniz coğrafyası ve insanına dair gözlemlerinden ilham alarak, kadın, kuş ve yıldız temalarına odaklanan sergi, resim, baskı, heykel ve seramiklerin bulunduğu zengin bir seçkiyle sanatçının sembolik dilini anlama olanağı sunmasıyla sanatseverlerden büyük ilgi gördü Güler Sabancı, Miro sergisiyle ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi. "Sanatseverler, sergi kapsamında Miro’nun ilk defa sergilenen eserlerini görme ayrıcalığına sahip oldular. Ayrıca sergi süresince düzenlenen sohbet, konferans gibi etkinliklere de katılarak çok yönlü bir sanat deneyimi yaşadılar. Yine sergi çerçevesinde 10 bin 871 çocuğun katıldığı 481 çocuk atölyesi düzenlendi. Biz Sabancı Holding olarak, özellikle çocukların ve gençlerin çağdaş bir sanat anlayışıyla yetişmesinin ülkemizin geleceği için hayati önem taşıdığına inanıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, Sakıp Sabancı Müzesi’nde dünyaca ünlü büyük ustaların halkımızla buluşmasının destekçisi olmaya devam edeceğiz”. Geçtiğimiz yıllarda da SSM tarafından düzenlenen “Picasso İstanbul’da”, “Rembrandt ve Çağdaşları” ve “Monet’nin Bahçesi” gibi diğer önemli sergiler de Sabancı Holding’in katkılarıyla gerçekleştirilmişti.
Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Caddesi No: 42 Emirgan-İstanbul Tel: 0(212) 277 20 00


Cülus Armağanları Sergisi" Yıldız Sarayı Kaskat Köşkü'nde
Yıldız Sarayı Vakfı ve Yıldız Sarayı Müzesi tarafından hazırlanan "Cülus Armağanları Sergisi", 17 Eylül’de kapılarını açtı. Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. senesinin kutlandığı 1901 yılına ışık tutan sergide, sultana yurt içi ve yurt dışından gönderilen 18 parça değerli hediye ilk kez bir arada tarih severlerin ilgisine sunuluyor.

"Gümüş Tuvalet Aynası"

"III. Ahmet Çeşmesi maketi"

"Gümüş Bakım Seti"

İstanbul'a yepyeni bir müze, "Hisart Canlı Tarih Ve Diorama Müzesi"
Çuhadaroğlu Şirketler Grubu’nun İstanbul Çağlayan’daki Hürriyet Mahallesi’nde bulunan binasının restore edilmesiyle kurulan Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’nde “Daha önce denenmemiş bir müzecilik anlayışı ile Hisart’a gelen ziyaretçiler farklı ölçeklerdeki dioramalar (üç boyutlu modelleme) ve gerçek boyutlardaki mankenlerin yanı sıra hem tarihi olayları anlatan tablo, gravür, fotoğraf gibi görselleri, hem dönem kıyafetlerini, hem de askeri ekipmanları bir arada görecek, tarihi olayları her açıdan görme ve inceleme imkânı bulacak.

Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi 1.500 metrekarelik, 6 kata yayılan bir sergi alanından oluşuyor. Müzede, Roma İmparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı, I. ve II. Dünya Savaşları, Körfez Savaşı gibi dünya tarihinin oluşumuna etki eden pek çok medeniyet ve olaya ait askeri ve etnografik eserler yer alıyor. Sergilenen eserler, savaşlarda kullanılan askeri malzemelerin teknolojik gelişimlerini gösterdiği gibi, savaşlarla birlikte yaşanan sosyolojik, ekonomik ve kültürel etkileşimler ile savaşın görmek istemeyeceğimiz acı yüzüne de ışık tutuyor.
Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi, Roma İmparatorluğu döneminden 1990-1991 Körfez Savaşı’na kadar olan geniş kapsamlı bir süreci destansı bir anlatımla sergiliyor. 25 milyon dolar gibi ciddi bir bütçe ile kurulan müzede sergilenen askeri ekipmanların hepsi orijinal eserlerden oluşuyor. Müzede yüzlerce diorama ve giydirilmiş manken bulunuyor. “Dünyanın en kapsamlı diorama koleksiyonuna sahip müzesi” özelliğini taşıyan Hisart’ta yer alan dioramalar ve mankenlerin yüzlerindeki ifade detayları Nejat Çuhadaroğlu tarafından yapılmış.
Müzede yer alan dioramaların konuları, tarihi kişi ya da olaylarla da sınırlı değil. Fantastik dünyanın en sevilen kahramanlarının yanı sıra Vikingler, Kızılderililer, Indiana Jones ve korsanlar gibi ilgi çekecek pek çok diorama da müzede sergileniyor.
Kat Planı
Müzenin zemin katında, Osmanlı’nın dönemler boyunca geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik değişimleri gösteren birçok özel aksesuar bulunuyor.
Büyük Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu’na ait eserlerle başlayan katta, Anadolu Selçuklu Devleti ve III. Selim’e kadarki Osmanlı Devleti dönemine ait eserler sergileniyor. Eşi benzeri olmayan Anadolu Selçuklu dönemi kılıcı, giyen padişahı koruduğuna inanılan tılsım gömlek, Osmanlı dönemi cellat palası, Avrupa ve Anadolu topraklarında kullanılan tabancalar, gürz ve baltalar zemin katta bulunan eserler arasında yer alıyor. Ayrıca İstanbul’un fethini tasvir eden diorama ile Osmanlı Ordusunun “Deli” akıncıları, Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı’nda yapılan kaplan sergilemesinin canlandırması yine zemin katta görülebiliyor.
Müzenin 1. katında ağırlıklı olarak Osmanlı eserleri bulunuyor. III. Selim döneminden başlayan eserler 1900’lerin başına kadar geliyor. Bu kısımda dönemi kronolojik olarak yansıtan oldukça değerli kılıç, tabanca, sancak ve kıyafetler yer almaktadır. Nadir bulunan 18’inci yüzyıl Zülfikâr ağızlı Türk palası da yine bu katta sergileniyor.
2. katta, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine ait eserler, Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve bu savaşa bağlı olarak Çanakkale ile Doğu cepheleri (Sarıkamış) konuları görülüyor. Bu kısımda Atatürk’ün üç ayrı savaştaki kıyafetlerini birebir yapılmış Atatürk modelleri üzerinde görmek mümkün. Ayrıca önemli savaş sahnelerini tasvir eden dioramalar, silahlar ve kostümler ziyaretçilerin ilgisini çekecek diğer kısımlar.
3. katta I. Dünya Savaşı’nın son dönemlerini ve Kurtuluş Savaşı mücadelesini konu edilmiş. Ayrıca II. Dünya Savaşı’nın ilk dönemlerine ait pek çok eser ve diorama de yine bu katta sergileniyor.
4. katta II. Dünya Savaşı’na ışık tutan eserler ile Kore Savaşı, Vietnam Savaşı, Kıbrıs Barış Harekatı, Körfez Savaşları gibi yakın sayılabilecek önemli savaşlara ait eserler de bulunuyor.
5. Kat müzenin yönetim departmanları ve Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’nin kurucusu Nejat Çuhadaroğlu’nun atölyesine ayrılmış.
Müzenin son katında kafeterya yer alıyor. Farklı bir tasarım anlayışıyla hazırlanan bu kat, kafeterya özelliğinin yanı sıra bir sergileme alanı olarak da kullanılmış. Gladyatörler, Vikingler, korsanlar gibi tarihin ilgi çekici unsurları ve Indiana Jones, Yüzüklerin Efendisi, Yıldız Savaşları gibi ses getiren Hollywood yapımlarından sahnelerin canlandırıldığı diorama ve figürler bu katta sergileniyor.

HİTLER ORDUSUNUN EFSANE SAVAŞ UÇAĞI İSTANBUL'DA
2. Dünya Savaşı'nda Alman Kuvvetlerinin en önemli avcı uçağı Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 'Gustav' ilk kez Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi'nde sergileniyor. 2. Dünya savaşına damgasını vuran, dönemin hava harpleriyle tarihe not düşüren Alman hava saldırılarının efsane uçağı Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 'Gustav' Türkiye'de ilk kez Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi'nde görkemli bir tanıtım eşliğinde sergilenmeye başlandı.
1 Eylül 1939 tarihinde Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesiyle başlayan 1939- 1945 yılları arasında yaşanan 2.Dünya Savaşı, 1942 yılında Amerika ve Japonya'nın da savaşa katılmasıyla, gerçek bir dünya savaşına dönüşmüştü.
Karadan olduğu kadar havadan da tüm şiddetiyle devam eden savaş, Dünya tarihinin en büyük ve en kanlı savaşı olarak tarihe geçti. Alman Hava Ordusu'nun en güçlü silahı olarak tüm cephelerde görev yapan ve tek başına 300'den fazla uçak düşüren Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 'Gustav' model uçak bu savaşta efsaneye dönüştü.
Dünyada sadece 3 adet bulunan bu eşsiz uçak ilk Kez Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi'nde tarih meraklıları ile buluşuyor.



Ziyaret gün ve saatler, giriş ücreti.
Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma: 10.00–17.00 Cumartesi: 10.00–18.00 Pazar: 12.00–18.00 Pazartesi müze kapalı.
Tam Bilet: 20 TL Grup Biletleri: 15 TL İndirimli Bilet: 10 TL Ücretsiz Giriş: 14 yaş altı çocuklar, engelli vatandaşlar ve refakatçileri, harp malülleri
.

İstanbul’da ilk elektrikli tramvay 100 yıl önce Şubat 1914'de hizmete girdi! İstanbul’un mimarı atlı ve elektrikli tramvaylar Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor….

Demir yolları ve tramvaylar Osmanlı’da 19. yüzyılın ikinci yarısında batılılaşmanın ve dış dünyaya açılmanın sembolü oldu. Özellikle Sultan Abdülaziz döneminde (1861-76) kamu taşımacılığının altyapısı daha da geliştirildi. Bu dönemde kentin birbirinden uzak merkezlerini birleştiren tramvay hatları, “bildiğimiz” İstanbul’un gelişmesinde çok önemli bir rol oynadı. Kentin mimarı sayılabilecek bu tramvayların ilk örneklerinden bir atlı tramvay ve 30 yıl İstanbullulara hizmet vermiş Moda Tramvayı restore edilmiş orijinal halleriyle Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor.

Ulaşım tarihe ilişkin benzersiz bir koleksiyonu bünyesinde barındıran Rahmi M. Koç Müzesi; sergilediği araçlarla, misafirlerini bir tarih ve kültür yolculuğuna çıkarıyor. Müze, İstanbul’da elektrikli tramvaylarının hizmete girmesinin 100. yıldönümünde koleksiyonunun en özel parçalarından olan ve en son 1914 yılında kullanılan Atlı Tramvay ve 1934’ten 1966’ya kadar İstanbullulara hizmet vermiş Moda Tramvayı ile kentin beşeri, iktisadi tarihi ve kültür mirasına yaptığı katkının vakur gururuyla ziyaretçilerini selamlıyor.

Kentin” mimarı tramvaylar