Sayfa 1 2 3 4 5 6

ATAKÖY - GELİK RESTORAN
sihirlitur'un lezzet yolunda bu defa Bakırköy’den bir alternatif kaşarlı köfte, mantarlı pilav zevki ile yemek sonrası veya öncesi İstanbul’un ilk büyük alış veriş merkezlerinden biri olan Galerya gezisi ve marina manzaralı kafeler var.
Bakırköy sahil yolu üzerinde yer alan Ataköy Gelik Restoran 80 li yılların başına kadar denize kıyısı olan bir restorandı. Bahçesinde ahşap bir kayık, bir de üzerinde can yeleği ve flama asılı müstakil direk vardı. Sonraki yıllarda o alanın önüne kazıklar çakıldı, deniz ötelendi, üzerine toprak doldurup Galerya inşa edildi, Ataköy Marina yapıldı. İlk yıllarda Fame City, Regetta ile bir anda popular yerlerden biri oldu. Gelik Restoran denizden uzaklaştı ama kocaman bahçe ve fast food bölümüyle genişledi, masa sayısı arttı.
Gelik denince akıllarda iz bırakan ağız tatları aynı kaldı. Güveçte verilen dereotlu, mantarlı Gelik pilav, Gelik kaşarlı Köfte, toz hardaldan kendi yaptığı rakipsiz süper acı hardalı. Bu kadar mı derseniz değil tabii. Gelik Restoranda kuzu tandır, döner, bıldırcın ızgara, şiş, pirzola gibi ızgaralar da yiyebilirsiniz. Hatta sahanda tereyağlı mantar, taze ve dinç mevsim salataları, köpüklü ayranı, fırından yeni çıkmış küçük, kabarık puf ekmekleri hepsi güzel ve yemek üstüne henüz yapılmış kaymaklı künefe. Hatta bu kadar çeşit arasında bazen kararsız kalıp, hepsinden tatmak için aynı porsiyona kaşarlı köfte, dönerden yarımşar porsiyon da isteyebilirsiniz.
Gelelim detaylara Gelik Restoranın sürekli tüten bacası iştah açıcı, davetkâr bir koku yayıyor. Restoranın yanında 30 arabalık bir otopark bulunuyor, ne kadar isterseniz o kadar ödüyorsunuz. Galerya katlı otoparkı ise biraz yürümeyi göze alanlar için bir başka seçenek.
Restoran girişinin sağ tarafı fast food bölümüne ayrılmış, isterseniz siparişlerinizi tepsinize koyup masalardan birine oturup yiyorsunuz, isterseniz paket yaptırıp alıp götürüyorsunuz.
Restoran girişinden ilerleyenler sağ tarafta yer alan yemeklerin hazırlandığı mutfak bölümü ve vitrinin önünden geçiyorlar. Salonun solundaki ve sağa dönüp genişleyen her iki bölümünde çok seçenekli masalar bulunuyor.
Turlarla gelen turistlerin yoğunluğunda ve kalabalık günlerde alt kat devreye giriyor. Bir başka seçenek ise açık bahçe kısmı. Bu bölümde kademeli taraçalardan oluşuyor, özellikle yaz aylarında ağaç altı kuytu masalarda yemek yemenin zevkine doyum olmuyor.
Gelik Restoran’da gün boyu servis yapılıyor. Öğlen kalabalığı geçsin, saat 14.00 gibi giderim derseniz, nispeten restoran tenhalaşıyor, bu biraz da servis elemanlarının değişim saatine rastlıyor, bunun sakıncası öğle servisinde çalışan elemanların, mesai devir saatlerine rastladığı için siparişleri getirdikleri müşterilerin hesaplarını, bahşişlerini akşamcı arkadaşlarına bırakmaları endişelerinden kaynaklanıyor.
Gelik Restoranda oturduğunuz anda sipariş alınıyor ve hepsi birden masanıza geliyor. Yemek yeme hızınıza dikkat edilmiyor, örneğin tereyağlı mantarınızı, gelik pilavınızı, salatanızı yerken, ızgaranızın da aynı anda masaya gelmesi gereksiz yere soğumadan hızlı yemenize sebep oluyor. Dolaysıyla siparişi verirken ana yemeğinizi daha sonra söylemek gerekiyor. Gelik Restoranda yaprak döner kıymadan hazırlanıyor, yemek sonrası hararet yapıyor. Bıldırcın her gün bulunmuyor. Yemek bitiminde çay kahve ikramı yapılıyor. Hesap kolonyalı mendil beraberiyle geliyor.
Ataköy Gelik Restoran: Tel. 0212. 560 72 82

HAMDİ RESTORAN - Eminönü Meydanı
Eminönü turu sonrası nerede yemek yiyelim diye kararsızsanız işte size manzarası ve damak zevkine hitap eden çeşitleriyle Panoramik manzaralı Hamdi Restoran.
Yeni Cami yanında ki meydanda bulunan Hamdi Restoran'a girip asansörle beşinci kata çıkıyorsunuz. Kapalı alan 320 kişiyi ağarlayacak sayıda otu
rma kapasitesine sahip.
Ön çephe teras Haliç kıyıları, Galata
Rıhtımı, Boğaziçi Köprüsüne uzanan panoramik görüş açısına sahip. Yoğun yemek saatleri dışında ön tarafa yakın bir masaya yerleştikten sonra siparişleri vermeye başlıyorsunuz. Hamdi Restoranın en tanınmış kebablarının başında fıstıklı Kebab geliyor. Bulgur pilavı, ızgara domates, pul biberli kıyılmış soğanla ve yanında sıcak pidelerle servis ediliyor.
Sebzeli Kebab, Birecik, Urfa, Domatesli, Beyti, Oruk, İskender, Döner, Yoğurtlu, Alinazik, Altı ezmeli, Patlıcan Kebabı ve Tavuk şiş, Kuzu şiş diğer seçeneklerden bazıları. Fındık lahmacun, İçli köfte, peynirli su böreği de çeşitler arasında yer alıyor. Sofranızı şakşuka, yoğurtlu semizotu, soslu mantar, patlıcan salata, yeşillik çeşitleri ile takviye edebilirsiniz. Ayrıca Baklava çeşitleri, kahve bu engin manzara seyrini tamamlayacaktır.
Yanınızda kamera getirdiyseniz ve hava net ise, öğlen saatlerinde ışığı arkanıza alıp bu güzel manzarayı çekebilirsiniz. Giriş katında ki baklavacıdan tatlı alabilirsiniz.
Hamdi Restaurant Tahmis Caddesi Kalçın Sokak No: 17 - Eminönü. Tel: 0 (212) 528 03 90

KURU FASULYE'li SÜLEYMANİYE GEZİSİ
Başlıktan da anlaşılacağı gibi bu defaki gezi seçeneği kuru Fasulye odaklı Süleymaniye’ye yapıyoruz.
Beyazıt’dan, İstanbul Üniversitesinin arkasına doğru kısa bir yürüyüşle ahşap evlerin arasından Süleymaniye Camisinin tam karşısında yer alan Meşhur Kuru Fasulyeci ALİ BABA Kanaat Lokantası 1939 tabelası taşıyan lokantaya geliyoruz. Kuru Fasulyecinin açık ve kapalı bölümleri var. Camiyi ve Süleymaniye Çeşmesini seyreden manzaraya sahip. Müşterilerin çoğu, lokantanın İstanbul Üniversitesine yakınlığı nedeniyle öğretim görevlileri ve öğrenciler.
Buna rağmen fasulyenin methini duyup gelenlerle, üniversite yıllarını anımsamaya gelenler de çoğunlukta.
Lokantanın ana yemeği kuru fasulye yapımında Erzincan getirilen iri taneli Dermason fasulye kullanılıyor, yemeğin salçalı suyu kıvamlı ve fazla, her porsiyonda bir tanede kırmızıbiber ilavesi oluyor. Lokantanın çok fazla yemek çeşidi yok, şehriyeli pilav ve de karışık turşu kuru fasulyenin olmazsa olmazlardan.
Dolu dolu bir porsiyon fasulye ve fırından yeni çıkmış çıtır çıtır francala için beş TL ödeniyor. Doyurucu mu evet. Gelelim fasulyenin tadına. Fasulye gayet iyi pişmiş, taneler yumuşak, lezzetli, biraz kırmızıbiberin acılığı hissediliyor, acı sevmeseniz bile yenmeyecek gibi değil. Ne kadar pişerse pişsin bu tür bakliyat gaz yapıcı özelliğe sahip, ayrıca hararet için yemek sonrası su, soda içmeyi gerektiriyor. Demli bir çay içimiyle yemeği noktalayabilirsiniz.

Küçük bir not: Fasulyenizi tabağa büyükçe bir tencereden kepçeyle yemeğin suyu ile birlikte koyuyorlar, masaya çatal ve kaşık veriyorlar, yerken iri fasulye tanelerini çatalınızdan tabağa düşürmemeye bakınız, sos içinden sıçrayan damlalar üstünüze gelebiliyor. Bu nedenle tercihen kaşık kullanılmalı.
Yemek sonrası Süleymaniye Camii, bahçesi ve Osmanlı Padişahları ailesinin türbeleri görebilirsiniz, İsterseniz Kapalıçarşı veya Mercan ve Rıza Paşa Yokuşundaki alışveriş dükkânlarına bakabilir, Mısır Çarşısına kadar yürüyüp çarşıyı da gezebilirsiniz. İşte zevkli olduğu kadar ekonomik bir gezi.
ALİ BABA Kanaat Lokantası:
Prof Sıddık sami Onar caddesi No:7/3 Tel No: 0(212) 52076 55

Dermason Fasulye: En fazla tüketilen dermason fasulye çeşidi, Erzincan, Konya, Çumra, Niğde, Kayseri, Ankara, Malatya, Doğanşehir, Elbistan ve Tokat´ta yetiştiriliyor. Erzincan Dermason fasulyesi, toprak özelliği ve kar suyu ile beslenmesi, ince kabuklu olması, çabuk pişmesi ve lezzetli olmasından dolayı, tüketicinin en çok tercih ettiği fasulye. Uzun süre dayanma özelliğine sahip ve böceklenme riski çok az olduğu biliniyor. Erzincan fasulyesi diğer yörelerin fiyatlarından yaklaşık % 30-40 yüksek fiyatlanıyor. Erzincan fasulyesini diğerlerinden ayıran özelliklerin başında tanelerinin ucu kesik, dolgun yapıda, renkleri canlı beyaz olması geliyor.

ALİ MUHİTTİN HACI BEKİR
1977 yılından bu yana hizmet veren Hacı Bekir akide şekerleri, lokumları ile ağızları tatlandırmaya devam ediyor. Eminönü, Bahçekapı, Kadıköy, Beyoğlu, Bakırköy satış mağazaları bulunan, yılların şekercisi Hacı Bekir’in Bahçekapı’da bulunan tarihi dükkânı kadar yapının bilhassa şeker kaynatılan ocağın devasa bacası olmak üzere, şeker almaya gelenleri eskiyi yaşatıyor. Türkiye’nin en eski firması olan Hacı Bekir’e, II. Mahmut Döneminde Topkapı Sarayı’nın “Şekercibaşılık” unvanı verilmiş.
Hacı Bekir’de özellikle bayram arifesinde yoğunluk yaşanırken yılın diğer zamanlarında da mutluluk veren, ağız tatlandıran çeşitleriyle konuklarını ağırlıyor.
Şekerci dükkânına girişte ilk göze çarpan renk renk kristal görünümlü akide şekerleri oluyor, cam gibi parlayan sarı bakır kapaklı cam kavanozlar içindeki akideler avuç içi küreklerle beyaz kesekâğıtlarına doldurulurulurken ağızlar sulanmaya başlıyor. Çeşitler derseniz hayli fazla, limonlu, tarçınlı, güllü, sakızlı, naneli, portakallı, çilekli, ananaslı, bergamotlu, susamlı, fındıklı, kakaolu, kahveli hepsi ayrı ayrı tadılmayı hak ediyor. Çekmecelerde pudra şekerlerine bulanmış lokumlar, dolaplarda hazır ambalajlar, en az yurt içinde olduğu kadar yurt dışına da gönderilen veya yolcu beraberinde götürülen itibarlı hediyelikler yerine geçiyor. Hacı Bekir’e hemen hemen herkesin bir şekilde yolu düşüyor. Kimi günlük tüketimi için akide, lokum çeşitlerinden alıyor, kimi unutulan ya da çok sık karşılaşmadığımız içeceklerden olan demirhindi, turunç şerbeti içiyor. Bazısı mevlit şekeri siparişi için geliyor, bazısı doğum yapan annelere sütünün artması ve gelen konuklara ikram için loğusa şekeri alıp şerbetini evinde kendisi kaynatıyor.
Çeşitler bir hayli fazla nane şekeri de var, kişniş şekeri de, helvada, yine de en çok satılanlar, lokum, akide, lokum üzerine karışık şekerler oluyor.
Lokumlar
15. YY dan beri Anadolu’da yapılan lokumda önceleri tatlandırıcı olarak kullanılan bal, pekmez ve su bağlayıcı dokunun yerine sonraları kelle şekeri, şekerpancarı şekeri ve nişastanın 1811 de keşfedilmesiyle Hacı Bekir tarafından lokum imalinde şeker, mısır nişastası kullanılarak bugünkü lokum üretilmiş. Lokumlar arasında sade, güllü, fıstıklı, ekstra fıstıklı (çifte kavrulmuş), fındıklı, cevizli, Hindistan cevizli bademli, bademli, kaymaklı (kış sezonunda), tarçınlı kaymaklı, naneli, sakızlı, meyve aromalı (vişneli, çilekli, portakallı, kayısılı, limonlu), hurmalı, tarçınlı, zencefilli, karanfilli, kahveli seçenekler bulunuyor.
Ezmeler
Klasik Badem Ezmesinin yanı sıra, kakaolu badem ezme, kakao özlü badem ezme, portakal özlü badem ezme, sakızlı badem ezme, Antep fıstıklı açma, kakaolu açma, çocuk badem ezme, ekstra badem ezme, Antep fıstıklı ezme ve Sultan ezme çeşitleri var.
Helvalar
Ünlü helvalar şeker şurubunu susam tahini ile karıştırıp yoğurarak, sade, fıstıklı ve kakaolu olarak hazırlanan tahin helvaları istenilen miktar kesilerek ambalajlanıp sunuluyor.
Drajeler
Badem şekeri, Antep fıstık şekeri, fındık şekeri, Kişniş şekeri ve kurutulmuş meyvelerden hazırlanan Marmara çakılı gibi çeşitler mevcut.
Demirhindi
Osmanlı'dan günümüze özel şerbetimiz Arapça ismi "Temrihind" olan Hint Hurması meyvesinden yapılan bu mayhoş şerbet de Hacı Bekir'in vazgeçilmez tatlarından birisi olarak 12 ay boyunca Hacı Bekir mağazalarında sunuluyor.
Çikolata çeşitleri, pişmaniye, reçeller, sakızlı çevirme, loğusa ve nöbet şekerleri, çevirme fondan, jöle, baklavalar, pastalar, kurabiyeler, kekler, şerbetler ve ünlü Acıbadem Kurabiyesi diğer ürünlerden bazıları olurken, talep doğrultusunda yeni ürünlerle çeşit zenginliği yaratılıyor. Bunlar arasında Kahveli Lokum, Hurmalı Karışık Lokum, Elma Aromalı Lokum, Antep Fıstıklı Hindistan Cevizli Lokum, Baharatlı Lokumlar, Karanfilli Lokum, Zencefilli Lokum, Tarçınlı Lokum, İkisi Bir arada Gül & Limon, Nane & Limon, Zencefil & Limon çeşitleri bulunuyor. Geleneksel Türk şekerleri ve tüm mamuller Pendik’te bulunan fabrikada üretilerek satışa sunuluyor.

KARAKÖY GÜLLÜOĞLU
Tatlı konusunda ilk akla gelen baklava, baklava denince Güllüoğlu oluyor. 1976 yılından bu yana Karaköy Kat otoparkı altında yenilenip genişletilen salonunda hizmet veren Güllüoğlu tatlı çeşitlerini de yine Karaköy’de bulunan tatlı imalathanesinde gerçekleştiriyor. Yemek bitiminde tatlı yemek nasıl yerleşmiş vazgeçilmez adetlerden biriyse, tatlı aynı zamanda bayramların, mutlu günlerin, hediyeliklerin, ikramların da ilk sırasında yer alıyor.
İstanbul’da yaptığımız en iyilerle lezzet turunda baklava ve tatlı çeşitlerinde haklı şöhrete sahip olan Güllüoğlu geleneksel tatlılarda İstanbul’un ilk baklava dükkânı olma özelliğini günümüzde lezzet durağı olarak koruyor. 1871 yılında Gaziantep’de Güllü Çelebi’nin kurduğu baklava imalathanesinin uzantısı olan Güllüoğlu 4.kuşaktan hacı Mustafa Güllü 1949 yılında Karaköy Güllüoğlu olarak dükkânı açmış, 1990 yılında M. Nadir ve Ömer Güllü şirketleştirmiş. 3000 m2 kapalı alanda günde 2 ton civarında baklava üretilen tesislerde baklavanın yanı sıra su böreği, ezme, lokum çeşitleri de yapılıyor. Güllüoğlu baklavalarını farklı kılan unsurların başında ustaların becerisi ve kullanılan malzeme geliyor.
Baklava yapımında Konya ve Harran ovalarında yetişen buğdayların harmanından elde edilen özel baklavalık un, Orta Anadolu’nun kıraç bölgelerinde yetişen pancarlardan baklavaya şerbet olacak şeker, Şanlı Urfa yaylalarının rayihalı otlarıyla beslenen koyunların sütünden halis tereyağı tedarik ediliyor. Gaziantep’in Barak yöresinden henüz olgunlaşmadan toplanan rayihalı Antep fıstığı, Şebinkarahisar’dan ceviz, sütlü Nuriye ve güllaç için Giresun’dan meşhur tombul fındığı, Ayvalık zeytinyağı, Afyon’un cilasız mermerlerinden yapılma hamur açma tezgâhlarında buluşarak usta baklavacıların maharetli ellerinde tatlıya dönüşüyor.
İmalathane ve Kat otoparkı dışında başka yerde şubesi olmayan Güllüoğlu’na gelenler ödeme sonrası siparişlerini hazırlatıyorlar. Arzu edenler kapalı bölümdeki masalarda veya ayakta iç ve dış bölümde porsiyon olarak tatlı, börek yiyebiliyorlar. Özellikle deniz yoluyla gelen yabancı gemilerin gümrük kapısında bulunan Güllüoğlu’nun yabancı müşteri sayısı da oldukça fazla oluyor. Ruslar, Yunanlılar son yıllarda ülkelerine dönerken şerbeti sızdırmayan özel paketlerde baklava alıp beraberlerinde götürmeyi ihmal etmiyorlar. Tatlı alanlar ve orada yiyenlerin yüzlerinde beliren tebessümden mutluluklarına, tatlı yiyip tatlı sohbetlerine tanık olunuyor.
Çeşitler arasında sade baklava, Fıstıklı baklava, Cevizli baklava, fıstıklı kuru baklava, fıstıklı burma kadayıf, çikolatalı baklava, fıstıklı dürüm, fıstıklı nadir dolama, fıstıklı şöbiyet, ceviz burma, fıstıklı tel kadayıf, fıstık ezmesi, fıstıklı gelin bohçası gibi çeşitler bulunuyor. Ayrıca fonksiyonel ürünler başlığı altında diabak light baklavanın fıstıklı ve cevizli çeşidi ile Medibak zeytinyağlı fıstıklı ve cevizli baklava türleri bulunuyor. Su böreği, dürüm, şöbiyet, saray sarması, tel kadayıf, ekmek kadayıfı, tulumba tatlısı, şekerpare, fıstık ezmesi, rulo kaymak, lokum çeşitlerinden alabiliyor, çay, limonata beraberinde ayaküstü kendinizi bir porsiyon tatlı ile ödüllendirebiliyorsunuz.
Karaköy Güllüoğlu: Rıhtım Caddesi, Katlı Otopark altı, İstanbul
Tel no: 0(212) 293 09 10


ÜÇ YILDIZ ŞEKERLEME Beyoğlu - Balık Pazarı
İstanbul'un tarihi Balık Pazarı'nda, tarihi bir şekerci Üç Yıldız Şekerleme. Balık Pazarının en eski dükkanı olan şekerci 1926 yılından bu yana aynı yerde, aynı dekorda, değişmeyen tatlarıyla aynı sahiplerince hizmet veriyor.
Geleneksel tatlar için vazgeçilmez bir adres olan Üç Yıldız Şekercisi Beyoğlu'nda Hacı Bekir ile iki şekerciden biri.
Baba mesleğini devam ettiren Feridun Dörtler, kendilerine has lezzetlerin başında kendi imalatları olan çilek, vişne, gül, ayva, portakal, ağaç çileği, yabani incir ve elmacık reçellieri olduğunu belirtiyor. Bilhassa elmacık reçeli için elma bahçelerinin ortasına dikilen ve normal elma ağaçlarının oluşmasını sağlayan damızlık elma ağacının, Napolyon Kirazı büyüklüğünde olan elmalardan yapıldığını, bilhassa çekirdeğinin de yendiği zaman tam bir elma lezzeti alındığını vurguluyor. Şekerci dükkanında kap getirenlere 87 yıldır aynı yerde duran metal reçel kaplarından açık reçel satışı da yapıyor, kavanoza da koyup veriyor. Beş yıldızlı otellerin bazıları kahvaltılarında bu reçelleri tercih ediyorlar. Ayrıca ceviz, karpuz, mandalin, patlıcan, zeytin, domates, begamut, greyfurt reçelleri de bulunuyor. Reçel fiyatlarınının yarım kiloluk kavanoz fiyatları 8,5 ila 10.00 TL arasında değişiyor.
Yüzde 65 badem, yüzde 35 şeker ile yapılan Badem Ezmesi, Fıstık Ezmesinin katkısız saf oluşu, lokum çelitlerinin, çifte kavrulmuş fındıklısı, sakızlısı, güllüsü ile Üç Yıldız mamüllerinin çok beğenildiğini ekliyor. Akide şekerleri çeşitleri içinde seçim yapmakta zorlanan müşteriler, alaturka tatlılardan yassı kadayıf, tel kadayıfı, ekmek kadayıfı, yufka da alıyorlar. Şekerlemeler, İnembolu'dan getirtilen marmelatlar, çocukluğumuzun çikolatalarından muz çikolata, şemsiye çikolata, drajelere varıncaya kadar her tür şeker, çikolata çeşidi bulunan şekerci, Pazar günleri de açık, on-line siparisler Aras Kargo ile adreslere teslim ediliyor.
Üç Yıldız Şekercisinin müşterilerinin çoğunu seçici olanlar, yabancılar ve buram buram nostalji yaşamak isteyenler oluştururuyor. Siparişler bir İstanbul beyefendisi olan Galatasaray mezunu Feridun Bey tarafından kefeli terazi de dirhemlerle tartılıyor, özenle sarılıyor, arzuya göre hediye paketi yapılıyor. Akidelerin ilk günkü gibi kristal görünüşünü kaybetmemesi ve birbirine yapışmaması için nemsiz ortamda, hatta buzdolabında saklanması bile tavsiye ediliyor.
87 yıllık şekerci, yurt dışında daha fazla tanınıyor.
Üç Yıldız Şekerleme: Duduodaları Sokak No: 7 - Tel no: 0(212) 293 81 70
on line satış için www.ucyildizsekerleme.com.

Sayfa 1 2 3 4 5 6
.