anasayfagezisergiolaylarunlulernostaljifotosakasihirligazetebiyaografi

Abant
Adana
Adrasan
Afyon-Gazlıgöl
Ağva
Akçakoca
Akyaka
Alaçatı
Alanya
Altınoluk
Altınova
Amasra
Amasya
Anadolu Feneri
Anadolu Kavağı
Anamur Bozyazı
Ankara
Antalya
Armutlu
Assos
Avşa Adası
Ayaş
Ayvalık
Babakale
Bafa Gölü
Balıkesir
Bayramoğlu K.C
Belek-Kurşunlu
Bergama
Beynam-Köprü
Beypazarı
Bilecik-Söğüt
Bodrum
Bolu-Gölcük
Bozcaada
Bördübet
Bursa
B.Kemikli Burnu
Cumalıkızık
Cunda Patriça
Çanakkale
Çandarlı
Çıralı-Olimpos
Çiftlik-Bayır
Çiftlikköy
Çilingoz Yalıköy
Çomakdağ K.
Çökertme
Dalaman
Dalyan
Demre-Myra
Denizli
Devrek
Didim
Dikili
Dilek M.P Karine
Dim Çayı
Diyarbakır
Domuz Çukuru
Düzce
Edirne
Eğirdir
Ekincik
Enez
Erdek-Kapıdağ
Erikli
Ermenek
Eskihisar
Eskişehir
Fethiye
Finike
Foça
Garipçe Köyü
Gazipaşa
Gebekum
Gelibolu
Gerede-E.tepe
Gideros Koyu
Göcek
Gömbe Yaylası
Gölcük-Birgi
Gölyaka Kardüz

Gümüşlük
Gümüştepe
Gelibolu Güneyli
Güney Şelalesi
Güre
Hatay
Hayıt B. Knidos
Hisarönü
Hurma Sahili
Ihlara Vadisi
Ildırı - Erythrai
Ilıca-Şifne
İassos
İçel (Mersin)
İğneada
İnbükü Koyu
İstanbul
İzmir
İznik
Katrancı Koyu
Kapadokya
Kapuzbaşı
Karaburun
Karamaka
Kaş-Kekova
Kayaköy
Kaynaşlı Topuk
Kazdağı-A.Dere
Kefken-Cebeci
Kemaliye(Eğin)
Kemer-Olimpos
Kerpe
Kırkpınar S.Gölü
Kıyıköy
Kilyos
Konya
Kömür Limanı
Köprüçay
Köyceğiz.G
Kula
Kumburun
Kuşadası-Çine
Kütahya
Labranda
Maden Deresi
Mandalya Körfz.
Mardin
Marmara Ereğli
Marmaris
Maşukiye
Mazı
Milas Euromos
Mudurnu
Mürefte
Nallıhan
Nemrut Dağı
Orhaniye
Ortahisar
Oylat-İnegöl
Ölüdeniz
Patara-Kınık
Phaselis
Polonezköy
Poyrazlar Gölü
Prens Adaları
Rumeli Feneri
Safranbolu
Saitabat Şelale
Salda Gölü
Samandere Ş.
Sandras Dağı
Sarıgerme
Saros Körfezi
Selçuk-Efes
Selimiye
Sığacık
Side-Manavgat
Silifke-Y.Koyu
Silivri
Sinop-Gerze
Sivas Divriği
Soğanlı
Sokakağzı
Söğüt
Sultaniye
Suuçtu Şelalesi
Sünnet-Sülüklü
Spil Dağı M.P.
Stratonikaie
Şile
Şirince
Tahtakuşlar K.
Taraklı-Çubuk
Tarsus
Taşkale
Taşucu
Tekirdağ
Terkos Gölü
Tire
Tokat Zile
Trabzon
Trilye
Truva
Türkbükü
Turunç
Uçmakdere
Uluabat Gölü
Uludağ
Umurbey
Urfa-Harran
Urla Karaburun
Uşak
Uzunkum İbrice

Yalancı Boğaz
Yalıkavak
Yalova
Yedigöller
Yenişehir
Yeşilyurt
Yörük Köyü


Yazı ve Fotoğraflar: Haluk Özözlü
Tarihçesi
16. yüzyılın ilk yarısında Çırağan Sarayı'nın yerinde Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşanın yalısı bulunuyormuş. 18.yy da IV. Murat burayı kızı Kaya Sultana hediye etmiş.
III. Ahmet döneminin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, yalının arsasını satın alarak eşi Fatma Sultan için ahşap bir yalı yaptırmış. Eğlenceye düşkün olan İbrahim Paşa yalının bahçesinde gece boyunca yanan çıralarla "çıra eğlenceleri" düzenler, bu eğlencelere padişah da davet edilirmiş. Yalı bu eğlenceler nedeniyle halk arasında "Çırağan" adıyla anılmaya başlamış.
Saray, Lale Devrinden sonra hükümdar ve sadrazamlar tarafından yazlık saray olarak kullanılırmış. I.Mahmut un ilk saltanat yıllarında dönemin sadrazamları burada Fransa ve Avusturya elçilerine ziyafetler vermişler.
Saray II. Mahmut döneminde de yazlık saray olarak kullanılmış. 1836 yılında sarayın yanında bulunan "Hanımkadın Mescidi" ve bir okul yıktırılarak alan genişletilmiş Garabed Balyana ahşap yapılar inşa ettirilmiş. Hünkar Dairesi olan merkez bölümün temeli kagir olarak attırılırken, dışarıdan 40 adet mermer sütun koydurulmuş.(Ekim 1843). Bu şekilde klasik bir görünüm kazanan yapı Osmanlı İmparatorluğunun en güzel sarayı olmuş. Dolmabahçe Sarayının tamamlandığı yıl Sultan Abdülmecid, sayfiye mevsiminden itibaren Çırağanı yazlık saray olarak kullanmış ve 1860 yılında daha sonra yeniden yaptırmak üzere Çırağan Sarayını yıktırıp bugünkü sarayın temelini attırmış. Ancak parasal sıkıntılar ve "Kuleli Olayı" yüzünden saray yapımı yarım kalmış. Yeni sarayın yapımı Abdülaziz döneminde tamamlanabilmiş (1863).
Sultan Abdülaziz, Agop Balyana kendi saltanatının bir anısı olarak Arap uslubu ile yeni bir saray yapımı için emir vermiş. Agop Bey, kusursuz bir eser yapabilmek için İspanyaya ve Afrikanın kuzey ülkelerine özel ressamlar göndererek orada bulunan ünlü binaların resimlerini çizdirmiş. Eski Çırağan Sarayının tahta binası yıkırılarak yerine yenisinin taştan temelleri konmuş. Sarayın paha biçilmez işlemeli kapıların bin altın değerinde olan her biri Vortik Kemhacıyan ın elinden çıkmış. Sultan II. Abdülhamit bu kapılardan birkaç tanesini onları çok beğenen dostu Almanya İmparatoru Kayzer Wilhelm II ye armağan etmiş. Wilhelm bu kapıları Berlin Müzesine yerleştirmiş. Dünyanın her yanından nadide mermer, porfir,sedef gibi maddeler getirtilerek sarayın yapımı için kullanılmış. Yalnız sahil inşaasında 400.000 Osmanlı lirası harcanmış.
Yapımına 1864 de başlanan Çırağan Sarayı 1870/71 de bitirilirken 5 milyon altın harcanmış. Son kez 1876 yılının Mart ayında buraya gelerek bir süre dinlenen Sultan Abdülaziz halk arasında mevlevihane'nin yıktırılarak saray arsasına katılmasını uğursuzluk getireceği gibi dedikodular çıkması üzerine Çırağanı terk ederek Dolmabahçe Sarayına yerleşmiş. Saray. 1876-1904 yılları arasında V. Murat ve ailesinin konutu olmuş. 1876 da deli olduğu ileri sürülen V. Murat bu sarayda tam 28 yıl hapis hayatı yaşamış.
14 Kasım 1909 da sarayın Milli Meclis binası olarak kullanılması için gerekli düzenlemeler yapılmış, ayrıca Yıldız Sarayının en değ
erli eşyaları ile II. Abdülhamidin Rembrandt, Ayvazovski gibi ressamların eserlerinden oluşan tablo kolleksiyonu da buraya taşınmış. Ancak çok parlak bir biçimde ikinci toplantı devresine giren Milli Meclis, daha sonraki toplantılarına burada devam edememiş. 20 Ocak 1910 günü, Milli Meclis salonunun üst bölümünde ve muhasebe dairesinin üstüne bakan bahçeye nazır çatı katındaki kalorifer bacasından çıkan bir yangınla, saray beş saat içinde kül olmuş. Bu sırada Mesudiye Zırhlısı, Römorkör kumpanyası nın itfaiye ekipleri ve Amerikan, Rus sefaretine ait yatlar yangını haber alır almaz sarayın önüne geldilerse de şiddetli esen lodosun da körüklediği alevler karşısında çaresiz kalmışlar. Yangında paha biçilmez değerdeki antika eşyalar, II. Abdülhamidin özel tablo kolleksiyonu, V. Murat ın özel kütüphanesi ve gizli belgeler, ilk Milli Meclis tutanakları kurtarılamayarak yanmış. Bu büyük yangından yalnızca bazı ufak taşınabilir eşyalar ve gümüş takımların bir kısmı alınabilmiş. Yukarıdaki metin Pars Tuğlacının "Osmanlı Mimarlığında Batılaşma Dönemi ve Balyan ailesi" adlı kitabından alınarak basın mensuplarının Çırağan Sarayı ile ilgili çalışmalarına ışık tutmak yardımcı olmak amacıyla. Yıllar sonra aynı yerde kurulan "Çırağan Palace Hotel Kempinski İstanbul" tarafından hazırlanmış.

Şimdi de sizleri yangından 76 yıl sonra 1986 yılında restorasyonuna başlanarak otel olan ve günümüzde bir çok devlet başkanını, ünlüyü ağılayıp, salonlarında uluslar arası konukların toplantılara ev sahipliği yapan sarayın yakın geçmişine gidecek, kapalı olduğu dönemini gözler önüne sererken nostaljik bir yolculuk yapacağız.
Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız
Yine sonu 6 ile biten bir yıl ama bu defa 1976 yılındayız. Çırağan Sarayı 100 yıla yakın bir süre unutulmuşluğun, ihmalin, ilgisizliğin bedelini öder gibi etrafı ve en çokcası kendisi harap, virane, dökülür durumda. İçeri girmek istemiyorsunuz, hem yürüyecek yer yok, hem de tehlikeli. Ayakta kalan sütunlar yılların tahribatıyla kararmış, üstelik zarar verilmiş, parçalanmış, duvarlar desteksiz yıkılacak gibi. Yangın geçiren binada Büyütmek için tıklayınızolagelen çökmeler neticesinde merdiven hatta kat araları yok olmuş, nereye güveneceksiniz, nereye tutunacaksınız. Kalan ikinci katlara düğümlü halatla tırmanan bir takım sarhoşlar geceliyor, içiyorlar, saklanıyorlar falan filan, birde bunların tehlikeli köpekleri çevrede dolaşıyor. Bu şartlarda sarayın üst katlarına tırmanmış özellikle inanılmaz güzellikteki Türk Hamamının parçalanmış süslü mermerlerini gördüğümde hayretler içinde kalmış, içim acıyarak fotoğraflamıştım. (Gazetecilik içimde doğuştan var olsa gerek, niye çekmişim bilmiyorum, ama çekmişim işte). Sarayın içi ve deniz tarafı böyle. Sarayın yan tarafında yine deniz kenarında olup bugünkü Çırağan Otele ait yüzme havuzununBüyütmek için tıklayınız bulunduğu yerde, 100 üncü kuruluş yılını kutlayan Beşiktaş Futbol takımının antreman sahası var ki, bu toprak, kel saha yıllarca Beşiktaş'ın çalıştığı, aynı zamanda çok çekişmeli geçen yükselme grubu ve Türkiye ikinci lig maçlarının oynandığı stat olarak da hizmet vermiş. Bu sahada Hürriyet Gazetesi spor servisi adına en az 3-4 yıl hafta sonları ikinci lig maçlarını takip etmiştim Çırağan Sarayının stat ile cadde arasında kalan ve saray duvarına bitişik olan birde yüzme havuzu var. Belki de dünyada eşi benzeri bulunmayan bu havuz Çarşamba günleri sadece hanımların girişine serbest oluyor ve içeri erkek alınmıyor. Orkestra üyeleri arkadaşlarım, gişe görevlisi, büfeci, birde ben gazeteci sıfatıyla bulunuyoruz.
Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız
Büyütmek için tıklayınız
Beşiktaş Kadınlar Havuzu Eğlenceleri
Sabah erken saatlerde bir telaş başlıyor. İstanbul'un nemli sıcak yaz günleri
Büyütmek için tıklayınızBeşiktaş başta olmak üzere Ortaköy boğaz çevresinde oturan hanımlar, genç kızlar tüm gün sürecek havuz sefası için sökün etmeye başlıyorlar, çocuk sesleri,ağaçlara asılı hoparlörlerden yayılan seslere karışıyor, aralara genç kızların su şakalı tiz çığlıkları had safhaya ulaşıyor. Öğlene doğru tam kapasite dolan havuz sahnesine Beşiktaş Kadınlar Havuzu eğlencelerini düzenleyen ve sunan kendi lakabıyla "Bahriyeli Hasan" çıkıyor. Hoş geldiniz anonsu devamında "ses yarışması", "güzellik yarışması", "dans yarışması" gibi bir çok yarışmanın program anonsunu sunuyor ve şenlik başlıyor. 16-18 yy Çırağan Büyütmek için tıklayınızeğlencelerine nispet yaparcasına hanımlar coşuyor, kimi sahne önünde kimi olduğu yerde, kimi çocuğunla kimi yeni tanıştığı havuz arkadaşıyla kurtlarını dökmeye, döktürmeye başlıyorlar. Saatlerce dans ediliyor, yorulmak nedir bilinmiyor, ne figürler, zaten mayolu, bikinili olan hanımlar sıcak basınca kendilerini havuza bırakıyorlar. Dereceye girecek olanlar havuz sakinlerinin alkışlarıyla belli oluyor, en çok alkışı alan ilk üçe Bahriyeli Hasan sürekli havuza bedava giriş, bir kasa kola vs gibi armağanlar veriyor. Bu defa havuz güzeli için genç kızlar isimlerini yazdırıp bikinilerine jürinin verdiği numaraları takıp sahnede bir aşağı bir yukarı dolaşıyor sonrada havuzun çevresinde dolaşıp oylamayı bekliyorlar. Havuzu ünlülerde ziyaret ediyor. Mesela bir zamanlar tiyatro sanatçısı olup eşi ile beraber Büyütmek için tıklayınızgelen Kayhan ve Suna Yıldızoğlu çifti havuzda jüri oluyor. Yine alkışlar, yine armağanlar, yine o haftanın havuz güzeli seçiliyor ve tabii fotoğraflar çekiliyor, haliyle Hürriyet veya ilavesi Kelebek gazetesinde tam sayfa haberleri oluyor, fotoğrafları basılıyor. Havuzda tempo düşmüyor ve bir başka yarışmaya geçiliyor. Ses yarışmasında medeni cesareti olanlar sahneye gelip Bahriyeli Hasan'ın kendilerini takdimiyle mikrofonu ellerine alıyorlar. İnanamıyorsunuz daha önce orkestra ile hiçbir provası olmadan orijinallerini aratmayacak güzellikte şarkılarını söylüyorlar. Hatta kıskanç padişahın dışardan görünmesin diye yaptırdığı Büyütmek için tıklayınızyüksek saray duvarlarının arkasında şarkı söyleyen genç kızların seslerini caddeden geçerken duyanlar içerde Ajda Pekkan, Sezen Aksu nun şarkı söylediğini bile sanabiliyorlar. Bu arada hanımlar evlerinden getirdikleri yiyecekleri iştah ve neşe içinde yiyorlar. Yine arzu edenler yarışma olmasa da Bahriyeli Hasana müracaat edip ne yapmak istediklerini söylüyorlar, marifetlerini sahnede sergiliyorlar moral alkışı alıyorlar. Yüzme, atlama yarışmalara ile akşama kadar eğlenen hanımlar bronzlaşmış olarak evlerinin yolunu tutuyorlar.
Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız
Restorasyon Çalışmaları
Saray harabesinin onarımına verilen kararla havuz kapanıyor, Çırağan sessizliğe bürünüyor plan projeler hayata geçirilmesiyle bu defa grayder ve kazma sesleri başlıyor. Elde kalan orijinal motiflerden alınan örneklerle yeni sütunlar yapılıyor, mermer süsler hazırlanıyor, bu el işi taş kafesler, işlemler için usta mermerciler aralıksız çalışıyor ve mermerler teknelerle Marmara Adası mermer
ocaklarından getiriliyor. (Sarayın yapımında eski zamanda da mermerler aynı amaçla adı geçen adadan getirilmiş olduğu söyleniyor). Tonlarca toprak kepçelerle alınıp, sarayın içine yepyeni müstakil olarak betonerme bir saray daha yapılıyor. Döşeniyor, Japonların desteği ile süren, Arap ve Müslüman kökenli bir ailenin çocuğu olan Dr Remzi Sanbarın mimarlığında yedi yıl süren çalışma sonunda hizmete açılıyor. Günümüzde Sarayın yanına Çırağan Palace Hotel Kempinski adıyla hizmet veren 22 bin metrekarelik alana yayılmış olan otel binasında 312 oda ve 9 u junior olmak üzere 14 suit bulunuyor. Türk ve Dünya mutfağının seçkin örnekleri sunulurken Boğaz manzaralı Çırağan Restoran Akdeniz yemeklerinden oluşan mönüsüyle beğeni topluyor. Otelin bar lobi ve toplantı salonları ile olduğu kadar boğaza bitişik yüzme havuzu da ilginç konumu ile dikkat çekiyor.
Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız
Çırağan Otel bir çok ünlüyü ağırlarken bunlar arasında devlet büyükleri baş sırayı alıyor. Fakat Otel çeşitli kongre ve sinema, ses, dünya güzellerinin, futbol takımlarının, uğrak yeri olurken şaşalı düğünlere de ev sahipliği yapıyor. Çırağanın konukları arasında ABD Başkanı Bush, Fransa Cumhur Başkanı François Mitterrand, BM eski genel sekreteri Perez de Cuellar, İran Devlet Başkanı Rafsancani, İtalyan Tenör Pavoretti bulunuyor.
İngiltere güzeli ve aynı zamanda Dünya 3.sü Kirsty Roper ve Türkiye güzeli Hülya Avşar da Çırağan Sarayı'nın ağırladığı konukları arasında yer alıyor...
Saygıdeğer sihirlitur okuyucuları için Çırağan Sarayı Baş aşçısı Erich P. Ruppen tarafından hazırlanan İstakoz tarifiyle Çırağan Sarayının dünü ve bugününü anlatmaya çalıştığım yazımı tamamlıyorum.

İstakoz Yahni (Hardal ile lezzetlendirilmiş) 4 kişilik
Malzemesi:
4 Adet haşlanmış istakoz
1 adet ince doğranmış soğan
50 gr dilimlenmiş mantar
1 çay kaşığı İngiliz hardalı
50 gr rendelenmiş parmesan peyniri
1 dl Hollandaise sos
1 dl taze krema
0.5 dl sek beyaz şarap
Yapılışı:
İstakozun kıskaçlarını çıkarıp gövdeyi uzunlamasına ikiye bölün. Kuyruk etini ayırın ve yuvarlak dilimler halinde kesin Kıskaç etini kabuğundan ayırıp temizleyin, tereyağında soğan ve mantar ile sote edin, beyaz şarap ile nemlendirdikten sonra taze kremayı da bu oluşan sosa ekleyin. 1-2 taşım kaynadıktan sonra istakoz etini ve hardalı ilave edin. Eti ve sosu istakoz kabuğuna tekrar yerleştirin. Hollandaise sosu ve parmesan peyniri ile üzerini örtün. Salamanderin altında 1-2 dakika hafif bronzlaşıncaya kadar gratine edin.Pilav garnitürü ile servis yapın.
Aşçı Ruppen bir de zeytinyağı ve ahududu sosu ile 4 kişilik İstakoz Carpaccio tarifi verdi. Malzemesi
2 adet haşlanmış istakoz
1 dl zeytinyağı
1 salatalık
1 adet ince doğranmış soğan

karışık yeşil salata yaprakları
İstakozu kaynatın, kuyruğunu başından ayırın, etli kısmını kabuğundan çıkarın. Eti ince madolyonlar halinde dilimleyin. Salatalığı da ince dilimler halinde kesip 1 dakika haşlayın. Önceden hazırlanan sos ile istakoz madalyonlarını marine edip salata yaprakları üzerinde servis yapın.
Sosu: ahududu sosu, zeytinyağı, soğan, tuz ve biberi karıştırınız.

İstakoz Spesyaliteleri

Soğuk Başlangıçlar
İstakoz "carpaccio". zeytinyağı ve ahududu sosu ile
İstakoz Madalyonları. yeşil salata yaprakları ve portakal özü üzerinde
Çorbalar
İstakoz Çorbası. Armanyak ile lezzetlendirilmiş trüf ile
Taze fasulye konseme. İstakoz lokmaları ile
Sıcaklar
Izgara istakoz kuyruğu ve sığır fileminyon mantar ve sos "bearnaise" ile
İstakoz yahni. Hardal ile lezzetlendirilmiş gratine peynir sosunda
İstakoz ve kazciğerli "strudel" moskado şarabı sosunda.
Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız Büyütmek için tıklayınız
 

© OCAK 2003, Bu sayfadaki tüm yazılar ve fotoğraflar Haluk Özözlü'ye aittir,
izinsiz kullanılamaz.

Sorularınız için: editor@sihirlitur.com

Ayasofya Mz.
Altınoluk

Bördübet
Cunda Adası
Cunda Adası Pazarı
Cunda'da Taverna

Alaçatı
Gökçeada
Kerpe
Pembe Kayalar
Rumeli Feneri
Garipçe Köyü
Vatozlar
Çayağzı Köyü
Suuçtu Şelalesi
Uluabat Gölü
Ortaköy
Sultanahmet Myd.
Kapalı Çarşı
Mısır Çarşısı
Çiçek Pazarı
Hayvanat Bahçesi
Pamukkale
Pamukkale Eğlence
Karaca Arboretum
Sarıyer Börekçisi
Turşucu Hacı Salih
Pulculuk
Filateli'de Sanat
Asım Can Gündüz
Tanker Yangını
Dondurma Show

 
Saat Kuleleri
Kuş Cennetleri
Antikalar
Fotoğrafçılık
Halılarla Türkiye

Yol Boyu lezzet

Kartpostallar
Köprüler
Deve Güreşi
Kuş Sarayları
Kaleler
Bacalar
Deniz Fenerleri
Zil Dünyası
Hediyelikler
Sembollerle Anadolu

 
Sağlık
Denizin Sırları
Mangal Kömürü
Patchwork
Yumurta Şapkası
Çerez Haritası
Turşu
A La Minute
Yel Değirmenleri
Bal
Dilimizdekiler
İstanbul Boğaz Geçişi
Kum Midyesi
Dekorlar
Yapılacak İşler
Hırka-i Şerif
Kutsal Emanetler
Sigortalı Hayat
Türk Hamamı
BlueJean Çanta
Cephe Kaplama
Kumaş Klasiği
Pat Pat
Sebastian Bach Konseri
Çarpıcı Resimler
Korkuluklar
Mavi Yolculuk

Kamp - Karavan
Damla Sakızı
Mısır Çarşısı
Pulculuk (Filateli)

 
çorba&zeytinyağlılar, sebzeli,etli,yumurtalılar hamur işleri&pilavlar, balıklar, tatlılar...
Mezeler&Salatalar
Balık Yemekleri
Köfteler&Köfteciler
Ekmekler&Fırınlar

 
Şarap, Likör Yapımı,
kokteyller
 

Kitaplık >>
Atatürk Evleri

büyütmek için TIKLAYINGezi yazarı fotoğraf sanatçısı ve gazeteci Haluk Özözlü'nün 18.200 km. yol katederek fotoğrafladığı çok geniş kapsamlı bir çalışma. Kitabı seçkin kitapçılarda bulabilirsiniz.

Anıtkabir Müzesi
Anadolu Med.Mz.
Topkapı Sarayı
Ayasofya Müzesi
Mevlana Müzesi
Sağlık Müzesi
Kariye'nin Gizemi

Lokomotif Müzesi
Sadberk Hn. Mz.
Rahmi M.Koç Mz.
Pera Müzesi
T.D.İ. Merkezi

Gülse Birsel
Hülya Koçyiğit
Tülin Şahin
Vatan Şaşmaz
Çağla Şikel
Aysun Kayacı
Tan Sağtürk
Gülşen
Doğkan
Nil Karaibrahimgil

Bu sayfalarda günlük yaşamdan komik kesitler bulabilirsiniz.

büyütmek için TIKLAYINTürkiye'nin, tarihi, doğa ve turistik folklorik özellikli dia arşivi.
anasayfaya dönmek için TIKLAYIN