| |
2000
yılını geride bıraktığımız şu dönemde geriye dönüp baktığımızda ne olaylar görmüş
neler yaşamışız... Günlük hayatımıza neler girip çıkmış; ne izler, ne anılar bırakmış...
Her yılın sonunda ''neler in, neler out olmuş'' deyip, yılın bilançosu çıkarılır
ya; bizde öyle yapıyor, son elli yılda geçen zamana birlikte göz atıyoruz. Nereden,
nasıl başlasak derken görüyoruz ki değişime uğramayan pekte birşey kalmamış...
|
Beyoğlu'nun
60'lı yıllarda ki geçmişine uzanıyor o dönemin modası, ruhu, yaşantısı ve lezzetleriyle
Taksimden Galatasaray'a doğru gezimize başlıyor, zaman zaman son 50 yılını da
hatırlıyoruz...
|
Gençliklerini
1960'lı, yani o 'pembe yıllar'da yaşayanlar hemen hatırlıyacaklardır; rock salgını,
müzik ve modayla beraber gelmişti. Saçlar uzatılmaya başlamış, etekler diz üstüne
çıkmış, tepeden tırnağa her şey değişime uğramıştı. Bu bir tür devrimdi; sosyal
sorunlar yüksek volümlü rock müziği ile aşılıyordu. O yıllarda Beatles ile patlayan
ve tüm dünyayı kasıp kavuran rock fırtınası esintilerini günümüzde de hissettiriyor.

|
Önce
karanlık sonra duman, yavaş yavaş gitarına bakarak ilerleyen adımlarla sahne önüne
gelen Keith Richards. Üzerinde uzun bir perdesü, siyah gözlükler saçının her iki
yanına bağladığı kordonlarla tüm dikkatleri üzerinde toplarken kapalı tribün,
açık tribünle sözleşmiş gibi herkes aynı anda ayağa kalktı. Sahne görünür aydınlığa
kavuşurken bu defa giriş parçası Satisfaction'ın fuzz box'lu ilk akorları kulaklarda
patladı...
|
| |
1980-81
yılları İstanbul'da sıkıyönetim var, Ömer Albay zamanı. Haftasonu İnönü stadında
bir lig maçı Galatasaray, Eskişehirsporu konuk ediyor. Stad dolu, seyircide endişeli
ve gergin bir bekleyiş, çıkış tüneli ağızında takım göründü. Saha kenarında kurban
kesildi, oyuncular kurbanın üzerinden atladılar, alınlarına kan sürüldü... Çok
kritik bir hafta ligin sonu görünmüş Galatasaray futbol takımı puan cetveli sıralamasında
sondan dördüncü!. Bu maçıda kaybederse... 
|  |
Neredeee
o eski sokak satıcıları... Zerzavatçısı, yorgancısı, hallacı, macuncusu,
yoğurtçusu ve kalaycısı ile seslenip dillenen sokaklarımız, o eski sakinleriyle
"maziye gömülen" pek çok değer gibi nostaljik yazıların konusu oluverdi... |
| |
16.
yüzyılın ilk yarısında Çırağan Sarayı'nın yerinde Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşanın
yalısı bulunuyormuş. 18.yy da IV. Murat burayı kızı Kaya Sultana hediye etmiş.
III. Ahmet döneminin sadrazamı
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa,
yalının arsasını satın alarak eşi Fatma Sultan için
ahşap bir yalı yaptırmış. Eğlenceye düşkün olan İbrahim Paşa yalının bahçesinde
gece boyunca...

| | |
Aynı
yöne giden dört kişinin bir otomobile binmesiyle başlamış dolmuşçuluk. 1930'lu
yıllarda dolmuşla ilk tanışan İstanbul'dan sonra Türkiye geneline yayılmış. Geçmişi
70 yıla dayanan bu Türk buluşu, zamanımızda da devam ediyor ama, kahramanları
yok artık!...
| | |
| |
Ben
o zaman 12 yaşında ortaokul talebesiydim. İzmir, Ankara sonrası 1962 yılından
itibaren yeniden doğum yerim olan Kabataş’a dönmüş, Çürüksulu Mahmut Paşa’nın
üç katlı konağının orta katında kiraladığımız yüksek tavanlı dairede ailemle oturuyordum.
Hobim maket yapımcılığıydı. Çıtalardan lastikli, pervaneli uçaklar, planörler,
evler, tekneler, yapıyordum, amacım bir de araba vapuru yapmaktı, plastikten yapılma
küçük arabaları satın almaya başlamıştım. 
|
|
YAKINDA |
| *
Nostaljik Moda Rüzgarı | |
©
2000, Bu sayfadaki tüm yazılar ve fotoğraflar Haluk
Özözlü'ye aittir, izinsiz kullanılamaz.
|
| |
çorba&zeytinyağlılar,
sebzeli,etli,yumurtalılar hamur işleri&pilavlar, balıklar, tatlılar... 
Mezeler
& Salatalar
 |
| | | | |
Şarap,
Likör Yapımı, kokteyller  |
| | |


|
Türkiye
ilginçliklerle dolu bir ülke. Yolumuza çıkan bir çok karikatür benzeri olaylarla
karşılaşıyor kimine gülüyor, kiminde dehşete düşüyor, kimisinde düşünüyoruz. Foto
Şaka sitesinde hiç biri kurgu olmayan fotoğraflarla günlük yaşamdan kesitler bulabilirsiniz...
 |
| | |
|