Maziye karışan kibrit kokusu ve resimli kibrit kutuları...
 
 
Hazırlayan: Haluk Özözlü
 
 

Günlük hayatın bir parçası, her an elimizin altında olan kibritler kah oyun kah koleksiyon konusuydu
Kibrit herkese her eve lazımdı, bir para değeri vardı, bakkal, büfe geri para üstü verirken yeterli olmazsa kibrit devreye girerdi, eksik kuruşlar kibrit kutusu ile tamamlanırdı.
Kibrit kutu kutu veya 10'luk paketler halinde bakkaldan satın alınır, mutfakta önceleri gaz ocağı yanına sonraları havagazı ocağı yakınına konurdu. Nemlenince, ıslanınca, eczalı kısma sürtülürken kırılınca, bir de eczalı kısım aşınınca kibrit çöpleri bir defa da yanmazdı.
Anneler evden çıkarken çocuklarına sakın kibritle oynama diye sıkı sıkı tembih ederlerdi, birçok ev çocuklar kibritle oynarken çıkan yangınlarda kül olmuştu.
Kutu kibritler haricinde bir de ince yassı karton çöplü otel kibritleri vardı. Özel sektör reklam promosyon, eşantiyon amaçlı bu tip olanları dağıtırdı, bunlar satılan kibritler değildi, kibrit çöpleri kürdan gibi de kullanılan ağaçtan yapılma değil, yerine zımbalanmış kalın karton şeritlerden yapılmıştı, koparılarak kullanılırdı. En büyük faydası ise kutu kibritler gibi yer kaplamaz, gömlek cebine bile rahatça konabilirdi.
Kibrit kutularının güzel resimli olanlar biriktirilirdi, Türk büyükleri, spor dalları, saat kuleleri, antik kentler, köprüler, kaleler, çiçekler, kuş çeşitleri, çeşitli hayvanlar, motif, desen, otomobil,ağaç, folklorik kıyafetler, kadın başları, abideler, çeşmeler, burç amblemleri, çizgi roman kahramanları, tarihi eserler, ören yerleri, kamu spotu taşıyan çizimli olanları gibi tematik konular, fuarlar, sektörel resimli olanlarla aslında çok şeyi daha çocuk yaşta öğretirdi.

İlk cep telefonunu 1950'li yıllarda kendim yapmıştım!.
Bu iş için iki kibrit kutusunun boş çekmecesi ve biraz da Sümerbank makara ipliği yeterliydi.
Çekmecenin ortasını toplu iğne ile deler, delikten geçirilen ipliğin çıkmaması için birkaç kez düğüm atılır, ucu düğümlü ipliği delikten geçirir diğer kutu çekmecesinde de ilk yapılanın aynısı uygulanırdı.
10-15 metre gergin hale getirilen iplik telefon hattıydı, biri avuç içinde kibrit kutusunun içine konuşur, diğeri kibrit kutusu çekmecesini kulak kepçesine koyar dinlerdi! İki kişilik bir oyundu ama çevredeki arkadaşlardan konuşmanın duyulduğuna inanmayan olursa, kulaklık bölümününden sesi dinlemesi için kendisine verilirdi.
Hattı 30-50 metrede yaptığımız olurdu ama bu defa çekmezdi, baz istasyonu da yoktu, konuşma oyunumuz bitince de ipini kutu etrafında dolar, cebimize koyardık.!

Vasati 40 Çöp
Kibrit kutuları üzerinde vasati 40 çöp diye bir ibare bulunurdu. Kaç kez üşenmeden saymışlığım vardır, çoğunda 33, 35, 37 tane kibrit çöpü çıkardı. Hatta bir keresinde yeni satın alınmış 10 luk paketin bir kutusundan 30 kibrit çöpü çıktığına hayretlerle vakıf olmuştum vasatinin böylesi doğrusu ağrıma gitmişti.

Kibritli Oyunlar
Kibritle oynanan oyunlar vardı, mesela kibrit çöplü kura çekmece.
Üç beş çöp ilaçlı başları görünecek şekilde tutulur, kibritlerden biri kırıktır, kırık gösterilmez kırığı çeken kaybeder veya kırık kibriti avuç içinde saklama hangisinde diye karşı tarafa sormaydı.

Bir başkasında iki kibrit çöpü kibrit kutusunun iki yanına ilaçlı kibrit başları eczalı kısımlara değecek şekilde sadece işaret ve baş parmakla tutulur, masada bulunan birbirine yakın ve paralel iki kibrit çöpü arasından çöplere değmeden geçirilme oyunuydu. Rakip oyuncu kibrit çöplerine değecek mi diye iyice yaklaşır, tam o sırada kibrit tutan ele yukardan vurur, ateş alan kibrit çöplerine yapışan parmakları yakardı. Bu adi bir merkep şakasına bir taraf kahkahalarla gülerken, iki parmak ucu yanan diğer çocuğun yanık açısı yüreğine dökülürdü.

Kibrit çöpleriyle oynan oyunlardan birisi çok sabır gerekirirdi.
Kutu ortaya boşaltılır, Üst üste kalan kibritler, usulca tane tane karşılıklı alınırdı. Burada bütün maharet diğer kibrit çöpünün pozisyonunu bozmamak, titretmemekdi, bu uğurda nefesler tutulur, epeyce ter dökülürdü, titretenin sırası karşı tarafa geçerdi.
Kibrit çöpü titredi titremedi mızıkçılık çıkardı.

Kibrit kutusu atmaca, sıkıntıdan karşılıklı oynanan basit bir oyundu. Kibrit kutusu masa üstüne veya düz zemine yere yüksekten fırıldak gibi çevirilerek atılır, kutunun dik olarak konmasına gayret edilirdi.
Kutu uzunlamasına gelirse, dik gelen kadar makbul sayılmazdı.

Bir başka kibritli şakayı jeep safari turuna çıkan gruplara verilen çay, yemek molalarında eğlence amaçlı rehberler yapardı.
Beş altı kişi içi su dolu bir leğenin başında toplanırlar suyun yüzeyine bir kibrit çöpü konur, yarışmacılar yüzmekte olan kibrit çöpünü kendi kıyılarından uzaklaştırmak için var güçleriyle üflerler, nefesi yetersiz kalanın kıyısına kibrit çöpü yanaşınca o yarışmacı diskalifiye olurdu.
Ne var ki şampiyon olmak için nefeslenen yarışmacılar son üç, dört kişiye inince suyun yüzeyine iyice yaklaştıkları an rehber başlarından iterek kafalarını suya bastırır, bir anda neye uğradıklarına şaşırıp su içinde kalan yarışmacıların hali diğer tur katılımcılarını kahkahaya boğardı.

Kibritle fal bile bakılırdı, f
al dediysem bu metodu en çok sevgilisi olanlar uygulardı. İki adet kibrit çöpü dik duran kibrit kutusu çekmecesinin her iki yanına sıkıştırılır, sonrada yakılırdı.
Yanan kibrit çöplerinin gövdeleri yanma süresince eğilir, bükülür bir içeri veya dışarı meğil verirdi. Eğer kibrit çöpleri yanma sonunda bir birine yaklaşmışsa sevgililer birbirine kavuşacak, uzaklaşırsa ayrılık var demekti.

Yanmış kibrit kokusuna hasta olan bile vardı, sadece zevk için koklamak için birbiri ardına kibrit yakarlardı.

Kibrit yakmanın rajonu
Klasik kibrit yakmak yerine, kibrit çöpünün ilaçlı kısmını kutu kenarında ki eczalı kısmı kullanmadan, kösele ayakkabının altına sürterek yakmak kovboy işiydi, pek havalıydı.
Yine bir kibrit çöpünün başını cin pantalonun basen bölgesine hızla sürterek ısınmadan elde edilen enerjiyle de yakan olurdu.
Cin olması şart değildi otura otura arka kısmı parlamış terilen pantalonda da yakılabilirdi, mamafi bu yöntemde pantalonda çizgi halinde kibrit izi kalırdı.
Pencere camına ani bir şekilde hızla sürterek de yakan olurdu.

Bir de kibrit çöplerinden maket yapmak çok modaydı.
Kibrit çöplerinin başları yakılır yakılmaz hemen söndürülür, sonra o çöpler teker teker hazırlanan gövde isketine yapıştırılarak savaş gemisi, kadırga, yelkenli, ahşap cumbalı çeşitli modellerde ev, şato, kale maketleri yapılırdı.

Bir kibrit kutusu bizleri nerelere getirdi, hey gidi günler
Kibrit çöpü deyip geçmemek gerekir, hayatımızda çok işte yaygın olarak vardılar hala da varlar işte bir kaçı.
Lokantalarda eğer kürdan yoksa hemen bir kibrit çöpü kırılıp kürdan yerine kullanılırdı, tıkanan tuzluk delikleri kibrit çöpü ile açılırdı.
Kulak pamuğu olmayan yıllarda kibrit çöpüne pamuk sarılır kullanılırdı.
Masa örtüsünün altına küçük bir parça kibrit çöpü konur, örtü üzerinde çöpün yükseltisine kadeh veya bardak dayatılarak 45 derece açıyla durması sağlanır, masadakiler veya boş bardakları toplamaya gelen garson şaşırtılırdı.
Günümüzde kibrit önemini yaygın kullanımını kaybetti, sigara içenler, kibrit yerine çakmak kullanınca bakkallara da "Bir sigara bir kibrit" denmez oldu.
Ocaklar ise kibrit yerine elektrik enerjisi, gazlı, çakmak taşlı çakmaklar ile yakılmaya başladı.
Kibrit kutusu koleksiyonları değer kazandı, üstüne üstlük kibrit kutusu müzayedeleri bile organize edilmeye başlandı.




sihirlitur.com Ana Sayfaya dönmek için lütfen tıklayınız...


© 2000-2016
, Sihirlitur'daki tüm yazılar ve fotoğraflar
Haluk Özözlü
'ye aittir, alıntı
yapılamaz, izinsiz kullanılamaz.
sorularınız için: hozozlu@sihirlitur.com