GEZİYORUM
BULUTLARIN
ÜZERİNDEKİ KAR CENNETİ “ULUDAĞ”
Bursa’nın tepesinde 2543 metre yükselen volkanik bir dağ’a
tırmanıyor, amacı karlı tepelerin, eğlencenin, temiz havanın
zevkini doyasıya çıkarmak isteyen mutlu insanların bir araya
geldiği tatil ve eğlence merkezine uzanıyoruz.
Uludağ, Marmara Bölgesi’nin geniş düzlüklerine yayılmış,
Bursa ili sınırları içinde yer alıp, ülkemizin en çok rağbet
gören kış ve kayak merkezi konumunda. Dağın 12.732 hektarlık
bölümü, 1961 yılında Milli Park olarak ayrılmış. Milli Park
statüsü uygulamalı Uludağ da ziyaretçiler yıl boyu konaklama
tesislerinden
ve Kirazlıyayla, Sarıalan, Çobankaya’da düzenlenmiş olan
günübirlik
alanlardan da yararlanabiliyorlar.
Aralık ayından başlayıp Nisan ayına kadar karla kaplı alanlarında
kayak yapmaya elverişli sahalar ve yüksek kar kalitesi ile
kış sporları için makbul sayılan pistler bulunuyor.
Uludağ
yaşamına geçmeden önce doğal yapısına bakacak olursak
dağın çeşitli yüksekliklerinde dünya ormancılık literatüründe
bilimsel ve görsel bakımdan bir çok özellik dikkat çekiyor.
İlkbaharda yemyeşil uzanan orman denizi, sonbaharda
sarı, turuncu, kahverengi, koyu yeşil gibi renklere bürünürken,
sert kayalar anıtsal güzellikler sergiliyor. Bakacak Tepesi
Bursa’nın seyir zevkine görkem katarken bu zenginliklere
Uludağ’ın mitolojik öyküsü de ilave oluyor. Antik çağda
Olympos Misios olarak bilinen dağ, insanları yüksek yerlerden
izleyen efsanevi tanrıların yaşadığı yer olarak anılmış,
Bizans devrinde keşişlerin barındığı bir yer olarak dağa
“Keşiş Dağı” denilmiş, 1920 li yıllardan sonra dağ bugünkü
adını almış.
Flora ve Fauna
Batı
Anadolu’nun en yüksek dağı olan Uludağ’ın 11.338 Hektarlık
alanında % 81’i ormanlarla kaplı. Bu bölümlerde Bursa
Ovasından 2543 metreye yükselirken beş orman kuşağını
gözlemek mümkün oluyor.300-350 metre yükseklikler tipik
maki florası ile geçilirken Çalı Meşesi, Koca Yemiş, Defne,
Katır Tırnağı gibi bitkiler canlı renk dünyaları ile pastoral
bir ziyafet çekiyorlar. 700-750 metrelere çıkıldığında
Kestane, Karaağaç, Ceviz, Fındık ağaçlarında, diğer çeşitlerle
beraber karışık bir yaşam tarzı gözleniyor. 1000 metrede
Kayın ağaçları Karaçam korulukları egemenliğine tanık
olanlar, 1000-2000 metrelerde Göknar ağaçların yurduna
misafir oluyorlar. Tamamen Uludağ’a özgü olan Uludağ Göknar’ı
700-2050 metrelere kadar yaşamlarını Kayın ağaçları, Titrek
Kavak ve Çamlar arasında nefes kesen güzelliklerini karışık
ormanın gizemiyle beraber sürdürürlerken, bu yüksekliklerden
itibaren zirveye kadar bodur alp bitki örnekleri ardıçlar,
küçük kır çiçekleri mevsimsel değişimlerle coşkulu bir
peysaj sergiliyorlar. Uludağ’ın doruklarına tırmananlar
980 metrede yaban hayatı üretme istasyonun da geyik ve
karacalar üretimine şahit oluyorlar. Milli Park sınırları
içinde kurt, yaban domuzu, tilki, çakal ve sansarlar doğal
yaşam koşullarını sürdürüyorlar.
Uludağ’ın bir başka sürprizi akarsuları, ve gölleri,
sportif amaçlı olanlar için bünyesinde olta balıkçılığı
potansiyeline de cevap veriyor.
Uludağ’da neler yapılır
Uludağ’a kayak sporu için çıkanlar becerilerine göre farklı
özellikteki 10 ayrı pistte kayabiliyorlar. Otellerin kar
kıyafeti satan mağazalarından kayak kıyafeti kiralanabilen
veya satın alınabilen kayak kıyafetleri kayak takımları
ile ilgili bürolarından kayak öğretmenleri nezaretinde
5 ila 10 saat süreli derslerle kayak öğrenilebiliyor.
Çeşitli yerlerde kullanıma sunulan kar motorları, atv,
kızak gibi tekerlek
ve paletli araçlarla kar gezileri yapılıyor. Kayak yapmayacak
olanlar öncelikle oteller bölgesinin 3 km lik gezi parkurunda,
temiz havada zindelik kazandıran yürüyüşler yapabiliyor.
Konakladıkları otellerin dışında diğer tesisleri, otelleri
geziyor iç bünyelerde sunulan aktivitelere katılabiliyor,
havuz, sauna, spor salonu, disko, bar gibi ünitelerden
yararlanabiliyorlar. 550 İla 1700 metre uzunluktaki 8
ayrı telesyejlerle çeşitli noktalara çıkıyor bu çıkış
sırasında fotoğraf,
film çekerken çevreyi seyredebiliyor farklı noktalara
ulaşınca buradaki tepe-cafe, bar, restoranlarda oturup
dinlenebiliyorlar. Oteller Bölgesinde ziyaretçilerin kullanımını
sunulan teraslar ve cafelerde açık havada yemek yiyerek
piknik yapılıyor. Havanın elverdiği ölçüde güneşleniyorlar.
Bir çok yerde sıcak şarap ve sucuk ekmek yeniyor. Çeşitli
alış veriş mağazaları gezilip dağda duyulan
ihtiyaçlar karşılanabiliyor. Havanın kararmasıyla şölen
gibi geçen akşam yemeğini takip eden saatlerde
hızlı yaşanan gece hayatı başlıyor!. Canlı müzik yapan
mekanlar dolmaya başlıyor. Tüketilen içkinin de etkisiyle
eğlence kasabası haline dönen Uludağ’ın bar ve otel diskolarında
sabahın ilk ışıklarına kadar dans edenler, bu defa karlı
tepelerden sonra eğlencenin doruklarına çıkıyorlar. Otellerin
sağlık ekipleri ve Uludağ Sabancı İlk Yardım Sağlık Merkezi,
yükseklik, havadaki oksijen oranı gibi nedenler veya kırık,
çıkık, burkulma gibi problem yaşayanlara dahiliyeci ve
ortopetistlerle sağlık hizmeti veriyor.
|